FETÖ ile mücadelede, ombudsmanlık ve akil adamlık kurulmalı

05 Ekim 2017 Perşembe

Bütün yazarların pek çoğunun, darbeden önce ve darbeden sonra FETO hareketi, yani FETÖ’nün faaliyetleri, yapılanması, gizli yurt içi ve yurt dışı tehlikelerini anlattıkça, psikolojik olarak, farkında olarak veya olmayarak FETÖ’nün yenilmez ve sarsılmaz gibi olduğu manası ortaya çıkmaktadır.

Darbeden sonra uzun süren yargılamalar ve tiyatroya dönen mahkeme salonları, FETÖ mensuplarının bilerek yapmış oldukları psikolojik savaşlar, onları toplum nazarında dokunulmaz ve yenilmez gibi göstermek üzere, FETO tarafından organize edilmekte ve o şekli ile örgüt motive edilmektedir.

Cezaevlerinde bilinçli bir şekilde planını yapıp, duruşmalardan önce ne söyleyecekleri, nasıl davranacakları, onlara öğretilmekte ve dayanışma içerisinde, örgütü ayakta tutmak ve zaman kazanmaya yönlendirilmektedir.

Hâlâ kamu kuruluşlarında bulunan trollerle, uyguladıkları karşı operasyonlarla FETÖ’ye karşı yapılan operasyonlar ve çalışmalar sulandırılmakta. Hatta bazı yerlerde devlete karşı nasıl başarılı olduklarını ispat etmeye çalışmaktadırlar ve meydan okuyacak tarzda bulunabilmektedirler.

Toplum içerisinde FETÖ ile mücadele edenleri, caydırıcı şekilde değişik yollarla cezalandırarak, moral bozmak ve mücadeleden vazgeçirmek istemektedirler. 

Bu esrarengiz FETÖ yapılanması ile ilgili yeteri kadar yazılmış, çizilmiş şeyler artık bitmeli. 

Bunu bilen, bu hususta uzun zamandır takipçisi olan, uzman kişilerin bir araya gelerek, bir FETÖ karargahında; gelen bilgiler doğrultusunda, valiler, savcılar, hakimler, emniyet mensupları, istihbarat birimleri ve sivil toplum örgütleri ile bir araya gelip, ortak çalışma yapılmalıdır. Böyle bir karargahın kurulması, aslında geç kalınmış bir faaliyettir.

Yurt genelinde bütün mahalle aralarında dahi, FETÖ’ye ait bu sinsi hayalet yapının takibini yapacak personellerin çoğaltılması ve buradan gelen, en uç noktalardan mahalle arasındaki muhtarlıklardan dahi alınan bilgilerin, belli yerlerde toplanıp, en üst düzeye kadar uzun süreli takibi yapılmalı ve bu karargâhta bu bilgiler bir şekli ile devletle paylaşılmalıdır.

Artık vatandaş, sahibi olduğu bilgileri devlete ulaştırma niyetinden vazgeçme noktasına gelmiştir. 

Yaptığı müracaatlarla ve ihbarlarla başına dert aldığını ve FETÖ ile yaptığı mücadeleden pişmanlığını açıkça dile getirmektedir. FETÖ ile ilgili mücadele planlarının, teklifini ilgili yazarlardan, planlamacılardan, ilahiyatçılardan ve akademisyenlerden bekliyoruz.

Gözle görülür, elle tutulur teklifleri masaya getirmek ve ilgilileri bir araya getirmek, İçişleri Bakanlığı’nın, Adalet Bakanlığı’nın ve Milli İstihbarat Teşkilatı’nın, özellikle Cumhurbaşkanımızın görevidir. 

Cumhurbaşkanımızın daha önce, Doğu ve Güneydoğu’daki sorunların halledilmesi için, kanaat önderlerini ve akil adam heyetleri kurarak ve muhtarları bile çağırıp, köşkte muhatap aldığı, ülkenin genel manada tansiyonunu tuttuğu toplantılara, şimdi daha çok ihtiyaç var.

Bu FETÖ mücadele derneklerinin ve FETÖ ile mücadele Akil adam heyetlerinin, acilen kurulması ve desteklenmesi gerekir. Vatandaşın FETÖ ile ilgili gerek kamu kurumlarında, gerekse iş adamları arasında ve sosyal hayat içerisinde, BİMER ve CİMER vasıtası ile yapmış olduğu ihbarların, hiçbir şekilde geriye dönüşü olmamakta ve değerlendirilmemektedir.

Bazı kurumlardan gelen ihbarlar ise, kurum yetkililerine adeta ihbar edeni cezalandırılması istenirmişcesine bildirilerek, ihbar edenler mağdur edilmektedir. Bu ihbarların kurum haricindeki bağımsız denetçiler tarafından denetlenmesi doğru olan yoldur.

Bazı savcılıklara yapılan ihbarların ise, karşı tarafa yani ihbar edilen kişinin eline geçmesi ile ihbarcı vatandaşın hayatı karartılmakta ve FETÖ tarafından cezalandırılmaktadır.

Ümidini kesen vatandaş, FETÖ ile mücadele edilemeyeceğini ve devletin bu hususta umursamaz olduğunu ve kendisini koruyamadığı düşüncesi ve kanaati içerisine girme aşamasına gelmiştir. Bize gelen maillerle ve ihbarlarla bu hususta umutsuzluğa düşmüş vatandaşlarımıza, bir an evvel çare bulunmalı ve bunların belli bir merkeze yönlendirilmesi ve ihbarların devlet daireleri ile millet arasında, belli bir ombudsmanlık ve akil adam heyeti ve bilirkişilik makamı ile irtibatlandırılması lazımdır.

Halkın çekinmeden gidip ihbarda bulunacağı, görüşebileceği kapıların açık olması gerekmektedir. Bu hususta savcılarımızın önüne gelen dosyalar boylarını aşmış, kapasitelerini aşmış ve artık çalışamaz hale gelmişlerdir.

Sadece bu yükü, savcılarımıza ve emniyet personeline bırakmak, onların sivil toplum örgütlerinden yardım almadan, bu işi yapmalarını beklemek, gerçekten onları aşamayacakları ve baş edemeyecekleri, büyük bir yükün altında ezmektedir.

Bu hususta yeni bir organizasyon ve yapılanmanın, acilen planlanması gerekecektir. Binlerce, on binlerce dosyanın bir savcının eline gitmesi, hem vatandaşı hem umutsuzlandırıyor, hem de FETÖ’yü cesaretlendiriyor ve zaman kazandırıyor, bunun acilen yapılması gerekir.

Su uyur, düşman uyumaz, FETÖ’ye karşı sürekli teyakkuzda olmalıyız. 

 

  • Burhan Eyüp yilmazBurhan Eyüp yilmaz1 ay önce
    Baylockhikayeside kabak tadı verdi. .Hiç alakasız emin olduğumuz kişiler dahi tutuklandı. ..ömrü boyunca fetö düşmanlığı yapmış süleyman efendi cemaatinin 40 yıllık müntesibi antalya Aksu Atatürk mh muhtarımustafa şahin 10 gündür tutuklu. .Kaderin cilvesi mi? hakim ve savcınınişgüzarlığı mı? Doldur torbaya salla içeri ayıkla ayıklayabilirsen. .sn cm başkanımıza öperasyon bu şekilde devam ediyor. Şahitlik yapılabilmeli. Bu gibiler tutuksuz yargılanmalı. .Derin yara açılıyor. .Bu memleketin yeterince düşmanı var. .Hakiki vatanseverleride düşman safına mıitiyoralar. Siyaset buna çare bulmalı..Yoksa 2019 bizim için zemheri..