• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mehtap Yılmaz
Mehtap Yılmaz
TÜM YAZILARI

Reza Zarrap da M. Ali Ağca gibi İsa olursa şaşırmayın! Ebru Gündeş ne yapsın?

05 Aralık 2017
A


Mehtap Yılmaz İletişim: [email protected]

Mehmet Ali Ağca, Papa’ya suikast yaptıktan sonra İtalya’da cezaevine Mehmet Ali olarak girdi ve İsa Mesih olarak çıktı.

Hasan Mezarcı, cezaevinde psikolojik ve biyokimyasal işkencelere maruz kaldı. Hasan Mezarcı olarak cezaevine girdi ve İsa Mesih olarak çıktı. 

Ha şimdi Reza Zarrap da Amerika’dan İsa Mesih olarak dönerse hiç mi hiç şaşırmam!

Amerika’nın Guantanamo gibi yüz kızartıcı bir sabıkası varken, Reza Zarrap’a işkence edilmediğini, biyokimyasal sorgu yapılmadığını, mahkemede ifade vermeye güzellikle ikna edilmediğini düşünmek sadece saflık olur.

Adam bir buçuk senedir tutuklu olacak ve böyle itiraflarda bulunmayacak ama sonra birden fikrini değiştirip bülbül gibi şakıyacak... Daha da önemlisi dini imanı para olan Homo Feto’dan hiç söz etmeyecek!

Biz de bunun altında bir ABD coniliği aramayacağız öyle mi?

Bizim medyadaki “Şerefsiz Zarrap” diye tempo tutan Amerika beslemelerine hiç değinmeyeceğim… “Rüşvet yiyenler yargılansın” diye bağıran, Erdoğan kıskançlığından şaftı kaymış siyasetçilere de…

Kim ne derse desin… Açıkçası ben Reza Zarrap’ın o ifadelerinin hiçbirinin dikkate alınır bir tarafı olduğuna inanmıyorum! Kesinlikle Guantanamo sabıkalı Amerika cezaevi sistemi tarafından Telegram benzeri birçok işkenceye maruz bırakıldığını düşünüyorum çünkü!

Yoksa bu ilişkiler sarmalında yolu hiç mi John Bass ile kesişmez? Elinde bu kadar para olan, böyle bir sermayeye hükmeden bir insanın yolu neden Fuller ile kesişmez? Yolu, paranın kokusunu ta Pensilvanya’dan alan Feto şarlatanı ile neden kesişmez? 

Reza Zarrap’ın ifadelerindeki tekinsizlik o kadar aşikâr ki bana göre ABD yargı sistemi bu ifadelerle ancak kendini kandırır. Hele bu saçma tiyatro üzerinden Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yürümeye kalkışması, üstüne tüy dikmesi anlamına gelir. 

Hadi 15 Temmuz’da başarılı olabilselerdi neyse de şu konjonktürde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı bırakın itibarsızlaştırmak, millet nezdinde göklere çıkartacaktır. Çünkü sokaktaki vatandaş bile “kendi vatandaşımızı kendimiz yaparız arkadaş! ABD’ye ne?” diye çoktan isyan etmekte…

Zarrap’ın eski eşi Ebru Gündeş’e gelince…

Birdenbire uluslararası bir komplonun ortasında kaldığını düşünüyorum. İşlerin sarpa sardığı böyle komplike bir kaosun orta yerinde, ABD tasmalı medyanın Ebru Gündeş’i hedefe koymasını pek vicdanlı bulmuyorum. Neredeyse elinde avucunda olana çökme niyetiyle linç edenlerin yaptığını da insani ve ahlaki bulmuyorum açıkçası…

Sonuçta yuvası yıkılmış, çocuklu bir kadın… Ne yapmasını bekliyorlar, sokaklarda yaşamasını mı? 

Bir de kadın haklarından söz ederler… Kadını düpedüz hedef göstererek varmaya çalıştıkları nokta adalet mi olacak şimdi? Ya manyağın biri gaza gelip de çocuğuna veya ona zarar vermeye kalkışırsa? 

Neyse ne… Evliydi, boşandı… Ortada bir çocuk varken, bir şeylere zorunlu kılmak da neyin nesi şimdi?

Bu hedefe koymak da neyin nesi? Düşün yakasından! Rahat bırakın kadını! 

 

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23