THY- Euroleague

Nuriye Gülmen ve Semih Özakça ne ayaksınız siz? / Yunanistan “Ayranı yok içmeye…”

29 Ocak 2018 Pazartesi

Açlık ve tokluk fotoğraflarına baktım…

324 gündür açlık grevinde olan insanda hiç mi bir fark olmaz canım?

Sadece açlık fotoğraflarındaki düşük görüntü kalitesi…

Açlık puslu, tokluk net ve de renkli.

Hiç mi teknik karşılaştırma yapmadınız?

Mesela tokken kaç kiloydunuz? 324 gün aç kaldıktan sonra ne kadar kilo kaybına uğradınız?

En azından Kemal Kılıçdaroğlu, VIP yürüyüşünde ayak tabanlarında oluşan yüz bin su baloncuğunu gösterip “uf oldu” demişti. Ne bileyim en azından kemer ölçüsünde bir delik gerilemiş, üç-beş tırnak kaybetmiş, üç beş günde bir çift ayakkabı eskitmişti…

Siz neyi feda ettiniz? 

Biri gizli kamera koysaydı da zulada lahmacun, dürüm falan götürdüğünüzü görseydik…

Bu açlık grevindeki amacınız KHK ile ihraç edildiğiniz görevlerinize iade edilmek değil miydi? E madem amacınıza da ulaşamadınız ne diye grevi bitirdiniz?

324 gün dayandınız madem az daha dayansaydınız!

Veya 324 gün dayandınız da şimdi niye caydınız?

*

“Ayranı yok içmeye, hücumbotla gider artistlik yapmaya…” 

Yunanistan Savunma Bakanı’nın olayı aynen bu işte…

Gel de söyleme şimdi!

Yahu Panos Kammenos! 

Gırtlağınıza kadar borç-harç içindesiniz…

O kadar ağladınız…

O kadar acındırdınız ki, Kandil’in gözünden yaş geldi…

Yoldaşlarını satan Samanlık solcusu Ertuğrul Kürkçü’yü bile galeyana getirdiniz…

Nasıl bir ajitasyon yaptıysanız artık…

HDP’li Kürkçü’yü “minik Sezercik” edasıyla diz çöktürüp “Çipras çok aç… Yunanistan’ın borcunu Türkiye ödesin Erdoğan abi…” diye avuç açacak hale getirdiniz!

E tamam da… Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu şimdi?

Öyle aç karna hücumbota binmeler… Beş parasız halde Kardak kayalıklarında artistlik etmeler…

Şimdi buna “Fakir ama gururlu” olayı deseeeek, olay Shankar Jaikishan’ın Avaramo şarkısına dönecek… (Ya hangi filmi olacak? Şu beş yüz saat süren Raj Kapoor filmi tabii ki…)

Delikanlı fakirdir… Eski püskü giysiler içindedir. Herkesin yanından kovduğu sefil bir serseridir ama niyeyse yüzsüzlüğe bağlar ve bir tımarhanelik edasıyla gülümseyerek bağıra bağıra şarkı söyler…

Yunanistan Savunma Bakanı’nın olayı da bu işte! “Ayranı yok içmeye, hücumbotla gider racon kesmeye…” 

NATO GELECEK…

İHA’lara uğrayasıca, SİHA’lara gelesice Osman Baydemir, NATO’ya “Türkiye’ye müdahale edin” diye yalvarmış… 

Sen Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nden götürdüğün malı yerine koyarsan… “Karın bir milyonluk deri ceketler giyerken, Kürtlerin çocukları neden Mardinkapı Mezarlığı’nda mezarlara su taşıyarak geçiniyor” sorumuzu yanıtlarsan… “PKK Sur’daki fakir fukaranın yollarını delik deşik ederken, senin semtine neden uğramadığını izah edersen… PKK’nın malı götüren Feridun Çelik’in topuğuna sıkıp da senin topuğuna neden torpil geçtiğini açıklarsan…

Ha şu NATO’ya yaptığın “küçük Emrah” artistliğini bir daha ağzıma almayacağım. Güler yüzüne, tatlı diline, çukurcu teröristler için döktüğün gözyaşlarına, o “pambık” gibi yüreğine vereceğim…

Yoksa her ağzını açtığında ağzına Osmanlı tokadı geçireceğim, anladın? 

 

YORUM YAZ