• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Ebu Ubeyde’de Mısır, Türkiye ve Katar'a seslendi: Neredesiniz?

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:
Ebu Ubeyde’de Mısır, Türkiye ve Katar'a seslendi: Neredesiniz?

Kassam Tugayları Sözcüsü Ebu Ubeyde, 10 Ekim 2025'te Şarm eş-Şeyh'te imzalanan ateşkes anlaşmasının garantörleri olan Türkiye, Katar ve Mısır'a seslenerek soykırımcı İsrail'in anlaşma ihlallerine karşı sorumluluk almaya çağırdı.

Kassam Tugayları Sözcüsü Ebu Ubeyde, 10 Ekim 2025'te Şarm eş-Şeyh'te imzalanan ateşkes anlaşmasının garantörleri olan Türkiye, Katar ve Mısır'a seslenerek soykırımcı İsrail'in anlaşma ihlallerine karşı sorumluluk almaya çağırdı.

Ebu Ubeyde, "Garantörler nerede, verilen garantiler nerede?" diye sorarken, Gazze Sağlık Bakanlığı ateşkesin yürürlüğe girdiği tarihten bu yana 934 Filistinlinin şehit olduğunu, israil saldırılarının ise aralıksız sürdüğünü açıkladı.

Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları Sözcüsü Ebu Ubeyde, Salı günü yaptığı açıklamada, soykırımcı israil ile olan "hesap faturasının" ağır ve eksiksiz bir şekilde ödenene kadar açık kalacağını belirtti.

Ebu Ubeyde, israilin lider kadrosuna yönelik suikastlar düzenleyerek direnişi zayıflatabileceği yönünde bir yanılgı içinde olduğunu ifade etti.

Yaptığı konuşmada israili anlaşmalara uymamakla ve sahadaki durumu yanlış okumakla suçlayan Kassam Tugayları Sözcüsü, yapılan anlaşmalara rağmen Filistin halkının akan kanının durmadığını kaydetti.

Şehit liderlerin kanının direniş için bir "yakıt" olduğunu söyleyen Ebu Ubeyde, hazırlık ve mücadele alanlarında yetişmiş, savaşlarla yoğrulmuş liderlerin görev başında olduğunu aktardı.

Gazze halkına da seslenen askeri sözcü, "Şehit olan liderlerin cenazelerindeki duruşunuzu ve haykırışlarınızı takip ettik. Bu kana ihanet etmek bize haramdır" ifadelerini kullandı.

Gazze halkının mücahitleri sahiplenmesine sadık kalacaklarını belirten Ebu Ubeyde, verilen büyük kayıpların ve fedakarlıkların zaferle sonuçlanacağını dile getirdi.

Ebu Ubeyde konuşmasında, şehit olan iki üst düzey Kassam komutanının 7 Ekim saldırılarındaki rollerine de değindi. Kassam Tugayları Kurmay Başkanı İzzeddin el-Haddad'ın (Ebu Suhayb) 7 Ekim'deki sınır geçişinin planlanması, hazırlanması ve doğrudan denetlenmesinde merkezi bir rol oynadığını açıkladı.

Bir diğer komutan Muhammed Avde'nin ise askeri üretimin öncü kadrolarından biri olduğunu ve daha sonra askeri istihbarat biriminin başına geçerek 7 Ekim operasyonunun planlanmasında temel bir görev üstlendiğini belirtti.


 

GARANTÖRLERE ÇAĞRI: NEREDESİNİZ?

Uluslararası gelişmelere değinen Ebu Ubeyde, soykırımcı israilin eylemlerinin anlaşmalara garanti veren tarafları ve arabulucuları bir "hakikat anıyla" karşı karşıya bıraktığını söyledi.

Süreç karşısında sessiz kalmanın ya da tarafsız durmanın artık kabul edilemez olduğunu vurgulayan sözcü, israilin taahhütlerini yerine getirmeye zorlanması için tüm çabaların birleştirilmesi çağrısında bulundu.

Ebu Ubeyde; “Garantörler, arabulucular, siz neredesiniz? Rolünüz nerede, garantilerimiz nerede?” ifadelerini kullandı.

Lübnan'daki direniş güçlerine ve halkına övgüde bulunan Ebu Ubeyde, son olarak Arap ve İslam dünyasına seslendi.

Kassam Sözcüsü, mevcut anlaşmazlıkların bir kenara bırakılması ve mücadelenin ortak düşmana yönlendirilmesi gerektiğini belirterek konuşmasını tamamladı.


 

GAZZE’DE KATLİAM SÜRÜYOR

Bir Filistinli soykırımcı israile ait bir insansız hava aracının Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki El-Muğraka bölgesini hedef alması sonucu şehit oldu.

israilin ateşkes anlaşmasını ihlal etmeyi sürdürdüğü Gazze Şeridi'nde salı akşamı Gazze kenti ve Han Yunus'a düzenlenen iki ayrı İHA saldırısında çocukların da aralarında bulunduğu 12 Filistinli yaralandı.

Sağlık kaynakları, Gazze kentinin kuzeybatısındaki Şati bölgesinde bulunan Ebu Asi Okulu çevresindeki sivillerin hedef alındığı israil saldırısında en az 10 kişinin yaralandığını, yaralılardan birinin durumunun ağır olduğunu aktardı.

Salı akşamı daha önce gerçekleşen başka bir saldırıda ise Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'un Mevasi bölgesine düzenlenen israil hava saldırısında biri ağır olmak üzere iki kişi yaralandı.

Saldırılar, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliya Mülteci Kampı'nda bulunan Yemen es-Said Hastanesi çevresinde israil topçusunun yoğun bombardımanı ve ağır silah ateşiyle eş zamanlı gerçekleşti. Kampın doğu bölgelerinde konutların havaya uçurulması sonucu şiddetli patlama sesleri duyuldu.

israil ordusu ayrıca Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus kentinin kuzeydoğusunda yer alan Karara beldesinin doğusunda çok sayıda konutu havaya uçurdu. Aynı zamanda Gazze kentinin doğu bölgelerine yönelik yoğun ateş açıldı.

israil topçusu Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Bureyc Mülteci Kampı'nın kuzey bölgelerini ve Gazze kentinin doğusundaki Tuffah Mahallesi'nde bulunan Senafur bölgesini hedef aldı. Kentin doğusundaki Zeytun Mahallesi de ikinci kez topçu atışları ve yoğun silah ateşine maruz kaldı.

Gazze'nin güneyinde ise israil savaş gemileri Han Yunus açıklarında ateş açtı. Refah'ın güneybatısındaki Mevasi bölgesinde bulunan Hamad Hastanesi çevresinde, israil güçlerinin yoğun şekilde duman mühimmatı kullanması sonucu yangınlar çıktı.

Bu arada Gazze Sağlık Bakanlığı, Mayıs 2026'da Gazze Şeridi'nde 119 Filistinlinin şehit olduğunu açıkladı. Bu rakamın yıl başından bu yana kaydedilen en yüksek aylık şehit sayısı olduğu belirtildi.

Bakanlık verilerine göre, mayıs ayında şehit olanların yüzde 30'unu kadınlar, çocuklar ve yaşlılar oluşturdu. Şehitler arasında 19 çocuk (yüzde 16) ve 10 kadın (yüzde 8,5) bulunuyor.

Gazze Sağlık Bakanlığı'nın açıkladığı verilere göre, 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'nde şehit olanların sayısı 72 bin 943'e yükseldi. Bunlardan 934'ünün, 11 Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasından sonra şehit olduğu belirtildi.


 

BATI ŞERİA’DA DA FİLİSTİNLİLERİN TOPRAKLARI ELLERİNDEN ALINIYOR

Soykırımcı israile bağlı "Sivil İdare" olarak adlandırılan kurum, işgal altındaki Batı Şeria'nın güneyindeki Beytüllahim'in doğusunda bulunan "Herodyum" (Cebel el-Feradis) arkeolojik alanı çevresindeki yaklaşık 320 dönümlük araziye el koymak için yeni işlemler başlattı. Söz konusu adım kapsamında Filistinlilere ait özel mülk arazilerin de kamulaştırılması öngörülüyor.

Haaretz'in aktardığı açıklamada, kamulaştırmanın amacının "miras ve arkeolojik alanların korunması" olduğu ileri sürüldü. Açıklamada ayrıca, bu adımın bölgede koruma ve araştırma çalışmalarının genişletilmesini, yeni arkeolojik ve tarihi bulguların ortaya çıkarılmasını ve alanın gelecek nesiller için geliştirilmesini sağlayacağı iddia edildi.

Öte yandan Filistin Duvar ve Yerleşim Direniş Komisyonu Başkanı Müeyyed Şaban, söz konusu kararın israil makamlarının 2026 yılı başından bu yana yayımladığı üçüncü kamulaştırma emri olduğunu belirtti. Şaban, bunun Filistin toprakları üzerinde hukuki ve idari kontrolü artırmayı ve bu toprakları yerleşim projelerinin hizmetine sunmayı amaçlayan hızlandırılmış bir politikanın parçası olduğunu söyledi.

Şaban, israilin bu yıl Batı Şeria'daki arkeolojik alanlara yönelik iki büyük kamulaştırma gerçekleştirdiğini hatırlattı. Bunlardan ilkinin Sebastiya Tepesi çevresindeki yaklaşık 1800 dönümü, ikincisinin ise işgal altındaki Kudüs'ün kuzeyindeki Nebi Samuel Türbesi kompleksi çevresindeki yaklaşık 110 dönümü kapsadığını ifade etti. Nebi Samuel alanı geçen ay Filistin Vakıflar İdaresi'nin elinden alınmıştı.

Filistin resmi haber ajansı WAFA'nın aktardığı açıklamada Şaban, Filistin'e ait tarihi ve kültürel miras alanlarının hedef alınmasının yalnızca toprak kontrolüyle ilgili olmadığını, aynı zamanda Filistin'in tarihsel ve kültürel kimliğini yeniden şekillendirme girişiminin bir parçası olduğunu belirtti.

Şaban, israilin bu alanları yerleşim projesine bağlamaya çalıştığını, Filistin çevresinden kopararak işgalcilere hizmet eden merkezlere dönüştürmeyi hedeflediğini söyledi.

Geçtiğimiz ocak ayında "Gush Etzion" Yerleşim Bölge Konseyi Başkanı Yaron Rosenthal, Herodyum'daki tarihi bir havuzun turizm amacıyla yeniden doldurulmasına yönelik bir plan açıklamıştı.


 

EZANI SUSTURMA GİRİŞİMİ

Siyonist rejimin sözde Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir, ezanı susturmaya yönelik yeni bir girişime öncülük ediyor.

Ben Gvir'in liderliğini yaptığı aşırı sağcı "Yahudi Gücü" partisi, mescitlerde hoparlörle ezan okunmasını istisnaya bağlayan, izin ve cezalarla boğan bir yasa taslağını Knesset gündemine taşımaya hazırlanıyor.

Taslağa göre, camilerde ezan okunması artık "genel yasak" kapsamına alınacak, yalnızca özel izin verilen durumlarda mümkün olacak. İzin sürecinde ses seviyesi, caminin konumu ve çevredeki yerleşimlerin "rahatsızlık iddiası" gibi muğlak kriterler esas alınacak. Polis ise herhangi bir anda müdahale ederek ezanı durdurabilecek, hoparlörlere el koyabilecek.

Yasa teklifinde 50 bin şekele varan para cezaları öngörülmesi, meselenin bir "gürültü düzenlemesi" değil, açık bir baskı ve sindirme politikası olduğunu ortaya koyuyor.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23