Mehmetçik destan yazarken FETÖ neyi havlıyor

27 Ocak 2018 Cumartesi

İster diplomasi, ister bilek gücü; Türkiye, dünyayı beş görenleri dize getirdi. Bu beşten her biri PKK-PYD terör örgütüne bir şekilde destek olmuş, bir şekilde vekalet vermiş ülkelerdir. Hayır, tükürdüklerini yalamadılar, pisliklerini kendi üzerlerine boca ettiler. 

Üç asırlık şoktan sonra bizlere büyük fethin ilk fecr-i sadık ışıltılarını Afrin’de gösteren Rabbimize sonsuz hamd ü senalar olsun. Bu harekatı değil fiilen gerçekleştirmek, hayale misafir etmek bile kısa bir dönem önce büyük bir cüret kabul edilirdi. Halbuki şimdi hiç kimseden icazet almadan böylesi başarılı bir operasyona imza atıyoruz; hem de dünyayı beş sayanları hiç sayarak böylesi bir tarihi hamleyi gerçekleştiriyoruz. 

Bizim örfümüzde, topluluğa ait başarıyı bir kişiye vermek yoktur; fakat Recep Tayyip Erdoğan’ın ve diğer devlet kadrolarının bu harekattaki başarısını tarihe not düşmek de kadirşinaslık adına bir görev, bir sorumluluktur.

 Hele Mehmetçiği, hele hayatı istihkar ile düşmanla göğüs göğüse çarpışmayı göze alan aslanlarımızı destanlaştırmak elbette bizim için sadece bir vazife değil aynı zamanda namus borcudur. Aman Allah’ım, vatan ülküsünü Kızılelma hedefiyle vecizeye döken o Mehmetçik ne kadar gözü pek yiğittir. Ailesine gönderdiği mesajda “beklemesinler” deyişi vicdanımıza ürperti ile dökülen ne beliğ beyan çağlayanıdır. Hele nereye gidiyorsunuz diye soran spikere; “Düğüne” diye cevap veren Mehmetçikler.. Onları ve emsali kahramanlarımızı asla unutmayacağız; o ve emsali kahramanları asla unutmamalıyız.   

Bir de FETÖ itlerinin havlayışlarını, kuduz köpekler gibi sağa sola salya atışlarını da unutmayacağız, unutmamalıyız elbette. Karakterlerinde insanlığa ait hiçbir iz taşımaz hale gelmiş, alçaklıkta, hainlikte bir benzerlerini göstermek ihtimali kalmamış bu mahlukların neyi havladıklarının bizim nezdimizde zerre kadar kıymeti harbiyesi yoktur; fakat çok yakın bir zamanda başlarını ezecek demir yumruklar altında ciyaklarken, başkalarını kendilerine acındırmak adına söyleyecekleri her türlü mazeret referanslı yalanlarını külliyen ret adına şimdilerde milli mutabakat karşıtı aldıkları tavrı ve söyledikleri densiz sözleri o gün hatırlatmak için bugün buraya kayıt düşmemizde yarar vardır.

Dua külliyet kazandığında makbul oluşuna kesin gözüyle bakılabilir. Sadece Türkiye Müslümanlarının değil başka başka ülkelerde yaşayan milyonlarca Müslümanın Mehmetçik ve Özgür Suriye Ordusu adına yaptıkları başarı ve muvaffakiyet duaları külliyet kazanmış dualar cümlesindendir; ve inanıyoruz ki böylesine külliyet kazanmış bir duayı Rabbimiz geri çevirmeyecektir. Afrin ve ötesine yapılacak çıkarmalar hep başarılı olacak; PKK- FETÖ ve onları kullananlar bundan böyle hep yas tutacak, karalar bağlayacaklardır.

Türkiye’nin yaptığı bir “Zeytin Dalı Operasyonu”dur. Kalıcı bir güvenin temin ve tesisi için yapılmış bulunan bu operasyon tamamen insan merkezlidir. Bizim sınır güvenliğimiz kadar hatta daha da fazlasıyla Suriye halkının kendi vatanlarını istirdat etmeleri, kendi vatanlarını kurtarmaları, zedelenen vatan bütünlüğüne tekrar kavuşmaları gayesine matuftur. 

Bizim hiç kimsenin bir karış toprağında gözümüz; ve bizim hiçbir din-dil- ırk farkı gözetmeksizin, bölünmez bütünlüğü ile tüm Suriye halkının kurtuluş ve huzuruna katkıda bulunmaktan öte emelimiz yoktur. Bu insan merkezli anlayışı bizim kadar cesaretle, bizim kadar yürekten haykırabilecek bir başka ülke, bir başka güç de tanımıyoruz ; yok da ondan.. 

Bu operasyonların gerçekleşmesinde öncü rol üstlenenlerin ve özellikle Recep Tayyip Erdoğan’ın devlet bekamızla da doğrudan irtibatlı bu konuyu bir iç siyaset malzemesi yapmak arzusunda olduğu tezviratı akıllara ziyan bir bühtan ve bir iftiradan ibarettir. Elbette, üstlendikleri risk oranında, başarının onlara siyaseten de bir artı kazanç olarak döneceğinde kuşku yoktur. Fakat bu asla gaye ve maksat değil, yüklenilen riskin tabii sonucudur. Bu iki durum birbiriyle karıştırılmaması gerekir. Yerinde her risk, kaderin altın tepside sunduğu bir fırsat da olabilir. Nitekim, zahiren aleyhte gibi görünen son gelişmelerin bütünü Recep Tayyip Erdoğan için öyle olmuştur; söz konusu operasyonun da öyle olacağını söylemek hiç de yanıltıcı değildir.

Nasıl ki Cenab-ı Hak, insan mahiyetinin arındırılması ve terakkisi için şeytanı, nefsi, çeşitli bela ve musibetleri araç olarak kullanıyorsa, Amerika’yı, Rusya’yı, İsrail’i ve onların aleyhimizde kullandığı taşeronları da Türkiye’nin çok yönlü yükselişi adına araç olarak kullanıyor; ekonomik, politik ve askeri alanda büyümemize, güçlenmemize vesile yapıyor. Bu arada sonuçtan da herkes, bu mücadelede üstlendiği risk oranında istifade ediyor. Recep Tayyip Erdoğan’ın siyaseten yükseliş trendine işte bir de böyle bir perspektiften bakmak gerekir.

Hedefleri bir bir vurarak düşmana büyük zayiat verdirildi. Yüzlerce terörist öldürüldü, varılmak istenen yerlere varılarak oralar düşmandan temizlenildi. Bir tek terörist kalmayıncaya kadar da harekatı sürdürmeye azimliyiz.  

Bu arada şehitler de veriyoruz. İnsanız, içimiz yanıyor, üzülüyoruz. Ne ki dinimizin bize verdiği kati bilgiyle onların kazandıkları şehadet makamı sebebiyle sonsuz sevinçle sonsuzluğa uçup gittiklerini düşünüyor teselli buluyoruz. Bu vesile ile her bir şehidimiz için Allah’tan rahmet, yakınlarına ve tüm milletimize sabırlar niyaz ediyoruz.. 

 

YORUM YAZ

  • mfatihmfatih24 gün önce
    Rabbim Mehmetcigimizi Muzaffer eylesin. Amin.