“Ulan! PKK bitecekse, onu da biz bitiririz”
“Ulan! PKK bitecekse, onu da biz bitiririz”
YÜKSEL TOKUR
Geçen hafta TBMM’de, “Millî Dayanışma Yasası” 468 oyla kabul edildi. Kırk yıldır Türkiye’nin başına belâ ettirilen, binlerce masum asker ve sivil vatandaşımızın hayatını kaybetmesine, milyarlarca lira mal kaybına neden olan PKK terör örgütü resmen ve fiilen ortadan kaldırıldı.
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki güçlü Türkiye, arkasında güçlü destek olan terör örgütüne pes dedirtti.
Yurtiçinde ve hatta yurtdışında hareket imkânı kalmayınca, örgütü finans ve silah konusunda besleyenler, güçlü irade karşında daha fazla dayanamayıp desteklerini çektiler.
Yasa metni açıkça ortada… Onların ortaya salmaya çalıştığı korku; “bölünme, Apo, örgüt yöneticileri, merkez komite başta olmak üzere, PKK’ya genel af” gibi maddeler içermiyor.
Kaldı ki; örgütün tüm bileşenleri tam anlamıyla silah bırakmadan, zaten yasa yürürlüğe girmiyor ki..
Silahların terk edilmesinin, MİT ve emniyet tarafından tam olarak tespit edilmesiyle metin hayata geçecek.
Yurt içindekilerle beraber; örgütün Irak, Suriye ve İran’daki uzantıları da, karara uyarak silahını teslim edecekler. Bunlar kayıt altına alındıktan sonra tüzük geçerli olacak.
Üstelik; örgüt yok edilirken arada; “aracı, garantör ülke/ülkeler, gözlem heyetleri” olmadan, kendi irademizle..
Eğer ülkemiz aleyhine en küçük bir falso olsaydı; PKK’yı yok etme, terörü sona erdirme, toplumsal barışı ve kardeşliği inşa etme yolunda tüm varlığını ortaya koymuş bir lider olan Sayın Erdoğan imza atar mıydı?..
Tüm zamanlarda ülkemizin birliği için; özellikle doğu/güneydoğu illerinden oy kaybetme pahasına, PKK ile mücadeleden taviz vermemiş MHP ve devletçi lider Devlet Bahçeli taşın altına elini sokar mıydı?..
RÜYALARINI KÂBUSA ÇEVİRDİK
Erdoğan ve Bahçeli gibi iki kararlı ve cesur liderin iradeleri olmasaydı, egemenlerin ülkemiz üzerindeki büyük oyunu bozulur muydu?..
Siz bakmayın felâket tellallarına.. Türkiye'mizdeki pek çok sorunun kaynağı olan bu zihniyet, elbette beslendikleri örgütü yaşatarak terörün sürmesini isterler. Vampir gibi kandan umut bekleyerek beslenmeye devam etmek isterler.
Örgütü kurduran küresel güçlerin de en büyük rüyası aynıydı. İşte biz o rüyayı kâbusa çevirdik. İnanın tüm dertleri bu.. Yoksa; ülke umurlarında bile değil.
Türkiye'de pek çok sorunun kaynağı olan zihniyet, PKK kronik sorununun çözümü için atılacak adıma son ana kadar takoz olmaya çalıştı. Ancak; tuzakları, çırpınmaları, çarpıtmaları boşuna.
Yolsuzluk, rüşvet, casusluk sanığı Sülün Ekrem’in aldatılan utanmaz eşi de, çözüm yasası Meclis’te görüşülürken, 2023’te Van’da oy uğruna PKK’nın zafer işaretini yaptığını unutarak “Yüzümüzü millete dönelim” paylaşımı yapmasaydı hatırımız kalırdı.
Şehit yakınının bacısına sinkaflı küfreden, lağım ağızlı Lütfü’yü partisinden atamayan Müsavat da yasaya karşıymış! Hoş; boş bayan da atamamıştı ya..
Terör örgütleri; 40 yıllık PKK, 50 yıllık FETÖ, 100 yıllık vesayet dönemi bitti.. Asırlık CHP bölündü de; içimizdeki “istemezükçü”ler bitmedi.
Apo asılamadı.. Ki; zaten idam cezası yok. Sivrisinekler bitmeyeceğine, göre bataklığın kurutulması daha akıllıca bir karar!
Tüm bu tarihi başarıların altına imzası olan onlardan biri değil de; sağcı lider, zalimlerin korkulu rüyası Recep Tayyip Erdoğan.. Gel de hasedinden çatlama!
Eski Türkiye olsaydı; "Şeriat gelecekse, onu da biz getiririz" sözüyle ünlü, CHP’nin tek parti dönemi Ankara Valisi Nevzat Tandoğan: “Ulan! PKK bitecekse, onu da biz bitiririz” derdi!
Uyanın artık… "Biz asılız… Dolayısıyla, bizim istemediğimiz bir şeyin bu ülkede olması mümkün değil" kafa yapısını değiştirin de, hep birlikte “asıl” olalım.