Sahte özgürlükçüler: Öğretmenin nasıl giyineceğine kendisi karar versin!
Sahte özgürlükçüler: Öğretmenin nasıl giyineceğine kendisi karar versin!
YÜKSEL TOKUR
Milli Eğitim Bakanlığı; öğretmenler, okul yöneticileri ve eğitim çalışanlarının görev sırasında mesleğin vakarına, temsil sorumluluğuna ve kamu hizmetinin ciddiyetine uygun kıyafet giymesi ve önlük giymesi yönünde yeni uygulama 2026-2027 eğitim öğretim yılına ilişkin bir genelge yayınladı.
Önlük, aynı zamanda öğretmenlerin okul içerisinde kolayca ayırt edilebilmesini ve daha ortak bir mesleki görünüm oluşturulmasını sağlayabilecek bir uygulama olarak değerlendiriliyor.
Konu hakkında eğitim yılı başında öğretmenler kurulunda gerekli bilgilendirmelerin yapılması, uygulamanın ise Millî Eğitim Müdürlükleri tarafından takip edilmesi öngörülüyor.
Geçtiğimiz Ramazan ayında "Maarifin Kalbinde Ramazan" genelgesinden bu yana Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e diş bileyen bilumum sol eğitim sendikaları ve diğer çevreler fırsatı kaçırmadılar.
Çok acele iptal davası açmalar, genelgeye uymama kararları, protesto yürüyüşleri; yetmedi; önlük fiyatlarının yüksekliği ki, o da bin beş yüz lira…
İnanın; Bakanlık “önlükleriniz bizden” dese, yine de karşı çıkılacak sudan bir sebep bulurlardı.
Bazı bayan öğretmenlerin, “özgürlük” adı altında kilodu görünecek kadar kısa etek giyerek vücutlarını teşhir edercesine derste öğrencilerin karşısına çıkmasını normal görenler, birden önlük karşıtı oluverdiler.
Değişmeyen kafa; soyunmak çağdaşlık, kapalılık çağ dışılık ve gericilik
Bir de konuyu saptırarak, “sizin aklınız apış arasında” dersiniz ya.. Sizin aklınız ilim, bilimsel çalışmalar, ülke kalkınması, uzay ve atom çalışmalarında.. Öyle mi?..
Sizin zihniyetin yönettiği Milli Eğitim Bakanlıklarının çalışmalarını; yerelde “hizmet” değil de “heykel” belediyeciliği uygulamalarını, başkanların otel odalarında yarı çıplak şekilde belediye çalışanı bayanla yakalanmasını, rakı partilerini görmesek belki inanırdık!
Türkücü Sabahat Akkiraz bile özgürlükçü kesilerek: Öğretmenlerin nasıl giyineceğine bırakın da öğretmen karar versin. Nesil yetiştiren öğretmen nasıl giyineceğini talimatla mı belirleyecek.” paylaşımı yaparak maydanoz oldu.
Sizin özgürlük anlayışınız bölgeniz yani “dar alan”la sınırlı..
Yoksa; 28 Şubat döneminde inancından dolayı başını örten öğretmen, öğrenci ve diğer kamu çalışanlarına getirilen yasaklara da karşı çıkardınız.
Ki; kılık-kıyafet ve benzeri gerekçelerle 33.271 öğretmen soruşturma geçirdi. Bunlardan 11.890 öğretmen çeşitli disiplin cezaları aldı, 3.527 öğretmen de meslekten ihraç edilmişti.
Gördünüz mü sözde özgürlükçülerin yaptığını?!?
Maaş, ek ders ve diğer sosyal haklar yönünden geçim sıkıntısı çektiği için pazarlarda limon satan öğretmenleri hatırlıyor musunuz?..
Öğretmenler ve diğer kamu çalışanları, mali ve özgürlükler bakımından ülke şartlarına göre en iyi durumdalar..
Kıymetini bilin…
Zira; kıymeti bilenmeyen nimetler, zamanla elden alınır.