• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mustafa Armağan
Mustafa Armağan
TÜM YAZILARI

Menderes’in Abdurrahman Gürses hocaya gönderdiği zarfın içinden kaç lira çıkmıştı?

27 Ağustos 2026
A


Mustafa Armağan İletişim: [email protected]

Menderes’in Abdurrahman Gürses hocaya gönderdiği zarfın içinden kaç lira çıkmıştı?

MUSTAFA ARMAĞAN 

Halkın ‘Ezan Şehidi’ diye andığı Başbakan Adnan Menderes’in gerek Osmanlı hanedanı üyelerine gerekse dindar hoca ve kanaat önderlerine yönelik himmet ve yardımları zaman zaman gündeme gelir. Ben de bu yazıda onlara bir halka eklemek istiyorum.

Halen sağ olan Cevat Akşit hoca Başbakan Menderes’i Yüksek İslam Enstitüsü yöneticileriyle birlikte ziyaret ettiklerini ve özel kalem müdürü Ahmet Salih Korur’u odasından çıkardıktan sonra hüngür hüngür ağladığını anlatır. ‘Mason üstadı olan özel kalem müdürümü bile ben atayamıyorum’, halimi anlayın dediğini de.

Menderes Sultan II. Abdülhamid’in zevcesi Müşfika Kadınefendi’ye maddi yardımda da bulunmuştur. Müşfika Kadınefendi 26 Ekim 1954’te bir mektup yazmış, örtülü ödenekten 200 lira maaş aldığını ancak bununla geçinemediğini belirtmiştir. “Ben merhametli milletimize tarihin emaneti gibiyim. Devletten ve milletten başka dayanağım yoktur. Âciz bir şekilde yaşamama rıza göstermeyin” diyerek zam istemiştir. Mektubu “Oğlum, hâlimi arz ettim… Sevgi ve dualarla gözlerinizden öperim” sözleriyle bitirmiştir. tr.wikipedia.orgMenderes de aylığına 50 lira zam yapılmasını sağlamış. Ayrıca İstanbul’a geldiğinde gizlice ziyaret ederek elini öpmüş ve hayır duasını almıştır. Hatta bu ziyaretler ve yardımı 27 Mayıs darbesi sonrasında soruşturma konusu olmuştur.

Kadir Mısıroğlu’na Geçmiş Günü Elerken adlı hatıratında anlattığına nazaran Menderes, bir gece yarısı Müşfika Kadınefendi ile Kızı Ayşe Sultan’ın beraberce oturduğu Beşiktaş Serencebey yokuşundaki evine gizlice gitmiş, “Siz bize velinimetlerimizin emanetlerisiniz… Çevremiz böyle tavırları hazmedemeyecek insanlarla dolu” diyerek özür dilemiş ve kimseye muhtaç olmamaları için bir zarf içinde para bırakmıştır. 

Merhum Emin Saraç hocaefendi ise Menderes’in kendi hocasına yaptığı bir jesti anlatarak parantezi kapatır:



“Abdurrahman (Gürses) Efendi gerçekten de derdini, kederini gizleyen, kimselere sıkıntısını anlatmayan son derece ketum bir şahsiyetti. Bu hususiyetini hoca ile birlikte, (Topkapı’ya) nakledildikten üç ay sonra (Adnan) Menderes’in kabrini ziyaret ettiğimiz bir sırada anlattığı bir hadiseden sonra bir kez daha anladım. 

Adnan Menderes Başvekil (Başbakan) olduktan sonra şimdi ismini hatırlayamayacağım (bir) Emniyet Genel Müdürünü Abdurrahman Efendi›ye göndermiş. 

Emniyet Müdürü, Adnan Menderes Bey’in selamlarını, hürmetlerini getirdiğini, kendisinin hocaefendi ile bizzat görüşmeyi çok arzu ettiğini, ancak ülkenin içinde bulunduğu nazik ortam nedeniyle bunun şimdilik mümkün olmadığını belirtmiş. 

Başvekil ayrıca hocaefendiden kendisi ve ülkemiz için “yüce mihraptan” dua etmesini istemiş. Ardından da Emniyet Müdürü hocaefendiye bir zarf takdim ederek “Başvekilimiz bunu kabul etmenizi istirham ediyor” demiş. Hocaefendi zarfı açıp bir bakmış, tam 500 lira. O zaman için çok kıymetli bir miktar. Bu paranın aylarca yettiğini söylerdi... 


(İşin garip tarafı) O kadar uzun süre beraber olmamıza rağmen hocaefendi bu hadiseyi bizlere anlatmamıştı. 


Bu arada Adnan Menderes Bey (Abdurrahman Gürses) hocaefendiye önemli bir mesaj daha göndermiş. 

Ezanın (16 Haziran 1950 tarihinde) aslına rücû ettirilmesinden (yani Arapça ezana dönüşmesinden) dolayı halkın büyük teveccüh (sevinç) gösterdiğini, oysa daha “Kâbe-i Muazzama’dan düşürülen yüzlerce taştan bir taneciğini yerine koyabildik, daha çok işimiz var” tarzında sözleri de iletilmiş. 

Hocaefendi bu tanımlamayı hatırlatıp “Bunu düşünmek bir mümin işidir” deyip Adnan Bey’in bu konudaki hassasiyetinden duyduğu memnuniyetini ifade ederdi.”

Kaynak: Y. Selman Tan ve Beytullah Demircioğlu (konuşanlar), “Emin Saraç Hocaefendi ile Kitab ve Sünnete sarılmak”, Altınoluk, Sayı: 164, Ekim 1999. Şurada yeniden yayınlandı: Yeni Nesilleri İnşâ Eden Âlimlerimiz 1, Erkam Neşriyat, İstanbul, 2009, s. 119-120.

Bunlar Adnan Menderes’in bilinmeyen bir cephesini aydınlatan kandiller. 


Hatıratları okudukça karşımıza daha neler çıkacak, kim bilir!

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23