Trump’ın boynundaki Epstein tasması, Mossad ve Batılı Elitlerin Kirli Pazarı
Trump’ın boynundaki Epstein tasması, Mossad ve Batılı Elitlerin Kirli Pazarı
Yücel Kaya
Reşit olmayan kızlarla kurulan kirli ilişkiler ağı yeniden gündemde. Jeffrey Epstein davası, mezarından kalktı ve bu kez Donald Trump’ı daha ciddi şekilde tehdit ediyor.
ABD basını günlerdir bu davayı konuşuyor. Ve perde arkasından gelen sızıntılar, bu defa işlerin farklı ilerleyebileceğini gösteriyor…
Küresel Şantaj İmparatorluğu – Mossad ve Batılı Elitlerin Kirli Pazarı
Epstein bir seks sapığı mıydı, yoksa hedef gözeten bir şantaj aracı mı? Bu sorunun cevabı artık yalnızca ABD'yi değil, istihbarat dünyasını ve küresel politikayı da ilgilendiriyor. Tüm işaretler, bu "seks adasının" arkasında daha büyük bir güç olduğunu gösteriyor: İsrail istihbaratı ve Mossad.
Kim bu Trump’ın başını yakan Epstein
Jeffrey Epstein… Wall Street’ten yükselmiş bir milyarder, yatırımcı, ‘hayırsever’ maskesiyle dolaşan bir pedofil. 2000'li yıllardan itibaren adı; çocuk istismarı, insan kaçakçılığı, cinsel şantaj ve elitlere hizmet eden karanlık ağlarla birlikte anıldı.
Özellikle 2008’de Florida’da çocuklarla cinsel ilişkiye girmek suçlamasıyla yargılanmasına rağmen, “özel anlaşmalar” sayesinde yalnızca 13 ay cezaevinde yattı. Ancak bu onun peşini bırakmadı.
2019 yılında, yeniden çocuk istismarı ve insan ticareti suçlamalarıyla gözaltına alındı. Fakat bu kez mahkemeye çıkamadan, hapishane hücresinde “intihar ettiği” açıklandı. O günden bu yana Epstein dosyası, kamuoyunun gözünde hiçbir zaman kapanmadı.
O Zaman Sırdaş, Şimdi Tanık: Ghislaine Maxwell
Epstein’ın sağ kolu, “kadın temin edicisi” ( Biz ona Gavat diyoruz) olarak anılan Ghislaine Maxwell, 2021 yılında tutuklandı. 2022’de çocukları seks ticaretine zorlamaktan suçlu bulundu ve 20 yıl hapis cezası aldı.
İşte Trump için esas kıyamet şimdi kopuyor…
Maxwell’in ceza indirimi karşılığı konuşmayı kabul ettiği, “isim vererek” savcılıkla iş birliği yaptığı konuşuluyor. Ve bu isimler arasında “başkanlık yapmış biri” olduğu açıkça ifade ediliyor.
Trump’ın İsmi Neden Geçiyor?
Jeffrey Epstein ile Donald Trump’ın ilişkisi, belgeli ve çok eskiye dayanıyor. Trump’ın, 2002 yılında Epstein için söylediği şu söz, adeta satır arasında itiraf gibiydi:
“Jeffrey Epstein harika bir adam. Kadınları çok sever. Hatta, benim gibi, genç olanları da sever!”
Trump, Epstein ile aynı çevrelerde dolaştı. Mar-a-Lago’daki partilerde, özel jet yolculuklarında ve New York’taki özel organizasyonlarda sıkça yan yana görüldüler. Trump, daha sonra Epstein ile yollarını ayırdığını iddia etse de, bu kamuoyunun hafızasından silinmedi.
Reşit Olmayan Kızların İfadeleri Sızdı mı?
Amerikan medyasına yansıyan yeni sızıntılarda, birden fazla kadının Trump’la cinsel ilişkiye zorlandığını iddia ettiği, olayların 2000-2006 arasında Epstein’ın mülklerinde gerçekleştiği ileri sürülüyor. Bazı ifadeler, Trump’ın bu “kadın ticareti” ağından haberdar olduğunu ve faydalandığını açıkça ima ediyor.
Ayrıca Maxwell’in de bu tanıklıkları doğrulayacak şekilde bazı ses kayıtlarını FBI’a teslim ettiği ileri sürülüyor.
Jeffrey Epstein öldü ama dosyası hâlâ canlı. Onun kurduğu kirli ağda kimlerin olduğu ve kimlerin bu kirden beslendiği sorusu, yeniden dünya gündeminde.
Bu Maxwell denilen kadın gavat etkin pişmanlık yasasından yararlanarak Trump’ın adını verirse Amerika çalkalanır.
Donald Trump için bu, sadece bir siyasi kriz değil; aynı zamanda bir hukuki hesaplaşmanın habercisi olabilir. Ve eğer iddialar doğrulanırsa, bu kez sadece seçimleri değil, özgürlüğünü de kaybedebilir.
Yukarıda Epstein davasının yalnızca ABD'yi değil, istihbarat dünyasını ve küresel politikayı da ilgilendirdiğine değinmiş, bu "seks adasının" arkasında daha büyük bir gücün, İsrail istihbaratı Mossad’ın olduğuna değinmiştik.
Şimdi sıkı durun;
Hani derler ya ‘Bana arkadaşını söyle senin kim olduğunu söyleyeyim’ diye. Bu Trump’ın arkadaşı Jeffrey Epstein denilen pedofili sapığın babası Seymour G. Epstein isimli bir Mossad ajanı.
İsrail’in eski istihbarat görevlilerinden Ari Ben-Menashe, 2020’de verdiği röportajlarda Jeffrey Epstein’in İsrail istihbaratına çalıştığını ve Ghislaine Maxwell’in babası Robert Maxwell aracılığıyla bu sisteme dahil olduğunu söyledi.
Hem Epstein hem de gavat Maxwell’in babasının Mossad ajanı olduğu biliniyor.
Kameralı Odalar, Genç Kızlar ve Elit Misafirler
Epstein’in Karayipler'deki özel adası “Little St. James”, kamuoyunda bir “seks cenneti” olarak tanıtıldı. Ancak davalara yansıyan detaylar gösteriyor ki burası sadece sapkın zevklerin değil, şantaj kasetlerinin üretildiği bir merkezdi.
Adadaki bazı odaların ve jetlerin içinde gizli kamera sistemleri olduğu, gelen konukların (aralarında eski başkanlar, prensler, yatırımcılar ve sanatçılar var) reşit olmayan kızlarla uygunsuz ilişkilere girmeye teşvik edildiği ve tüm bu anların kayıt altına alındığı iddia ediliyor.
İşte bu kayıtlar şu an Mossad’ın elinde. Tam bir FETÖ taktiği.
Kimler Epstein Dosyasına Gömülür sadece Trump’mı?
Bu soru hâlâ güncelliğini koruyor. Ghislaine Maxwell’in konuşmaya başladığına dair iddialar yeniden alevlendi. Eğer Mossad adına toplanmış bu dosyalar hâlâ İsrail’in kontrolündeyse, Batı’daki birçok liderin siyaseti sadece “şahsi hür iradeleriyle” şekillenmiyor olabilir.
Trump’tan Prens Andrew’a, Clinton’dan MIT (Massachusetts Institute of Technology) finansörlerine kadar uzanan bir zincir bu ağın kurbanı mı, yoksa ortağı mıydı? Amerika yakında bu sorulara cevap bulacak biz de gerçeği öğrenmiş olacağız.
Epstein Bir Kişi Değildi, Bir Operasyondu
Jeffrey Epstein sadece bir adam değil, bir şantaj modeli, bir istihbarat stratejisi, bir ahlak yıkımı projesiydi. Mossad’ın buna ne kadar dahil olduğu belgelerle kanıtlanmış parçalar birleştiğinde ortaya çıkan tablo korkutucu:
Batı’nın ahlaki zaafı, İsrail’in stratejik çıkarlarına dönüştürüldü.
İsrail uçkur düşkünü liderlerin boynuna Epstein tasmasını çoktan geçirmiş.
İsrail’in Gazze’deki insanlık dışı soy kırımına sessiz kalmalarının nedeni işte bu!
Sadece Trump değil,
Acaba İsrail zulmüne sesini çıkartmayan bazı Arap liderlerin boynunda da Epstein Tasması var mı?
Ona da siz karar verin.