• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu
TÜM YAZILARI
19 Ekim 2020

Müsamahakârlıktan tahammülsüzlüğe

Biz eskiden hem birbirimize, hem de farklı inançlara ve milliyetlere mensup insanlara “nazar-ı müsamaha” (hoşgörü) ile yaklaşırdık. Kimse kimsenin inancına, ibadetine, kıyafetine “yan göz” bakmaz, “kem söz” etmezdi.

“Irkçılık” gibi, “Ötekine tahammülsüzlük” de “Batı hastalığı”ydı ve içimize “Batılılaşma süreci”nde girmişti. İçimizde büyüdü gelişti ve iş “kafatası ölçümü”ne kadar gitti: Acaba eski beyler ve tanınmış kişiler “katıksız Türk” müydü?

Bu işin eğitimini alması için Ayşe Afet (“Ayşe”yi hiç kullanmayan Prof. Dr. Afet İnan) Hanım, İsviçre’ye gönderiliyor.İsviçreli antropolog Prof. Dr. Eugène Pittard rehberliğinde Cenevre’de doktorasını yaparken, Türklerin “gerçek Türk” olup olmadıklarını (antropolojik özelliklerini) merak ediyor ve bu konuda Atatürk’ten yardım istiyor. 

Atatürk de “Sıhhiye Vekâleti”ne (Sağlık Bakanlığı) bir talimat geçiyor: Buna göre eski mezarlar açılacak, kafatasları toplanıpistenen adrese gönderilecektir. 

5 Ağustos 1935 günü Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınlanan “hükümet tebliği” hayli ilginçtir. Şöyle buyruluyor: “Eski Selçuklu, Danışmendli ve Osmanlı mezarları açılarak kafatasları toplanacak ve Antropoloji Müzesi’ne gönderilecektir…” (o tarihte böyle bir müze sadece tasavvur olarak vardır, sonra da kurulamamıştır). 

Mülki âmirlere emir veriliyor ve vatan sathında bir “kafatası avcılığı” başlıyor! Başta bazı Selçuklu sultanları ile Anadolu beyleri olmak üzere, binlerce mezar açılıyor. İlk plânda 40.000, ikincisinde 60.000 olmak üzere toplam yüz bin (64 bin diyenler de var) civarında kafatası, mezarlarından çıkarılıp istenen kuruma gönderiliyor. 

“Kafatası avcılığı”ndan meşhur mimarimiz Koca Sinan bile nasibini alıyor. O günlerde bazı Avrupa gazetelerinde Mimar Sinan’ın Türk olmadığına ilişkin birkaç yazı çıkması bahanesiyle 1 Ağustos 1935’te Türk Tarih Tetkik Cemiyeti (Türk Tarih Kurumu) Asbaşkanı Prof. Afet İnan, aynı kurumun üyesi Hasan Cemil Çambel ve Antropolog Şevket Aziz Kansu ile birlikte Süleymaniye Külliyesi’ne gidip Sinan’ın mezarını kırıyorlar.

Konu, “Mimar Sinan türbesinde araştırma” başlığıyla o zamanki Akşam Gazetesi’ne haber oluyor: “Mimar Sinan türbesinde araştırma… Süleymaniye’de Mimar Sinan türbesinde yeni bir araştırmaya başlanmıştır. 

“Araştırmada itfaiye de çalışmaktadır… Alâkadarlar çok ketum davranmakta ve yalnız tarihî tetkikat yapıldığını öne sürmektedirler… Bu araştırmanın zabıtayı mı, asarı atikayı (eski eserler) mı alâkadar ettiği belli değildir.” 

Diğer gazetelerde de “Dâhi San’atkâr’ın kafası mezarından çıkarıldı” başlığıyla yer alıyor.

Sinan’ın kafatası bir yerlere götürülüp Almanya’dan ithal edilen âletlerle ölçülüyor. Kafatasının azami genişliği azami uzunluğuna bölünüp 100’le çarpılarak “kafatası endeksi” çıkarılıyor. “Dorikosefal” çıkarsa Avustralyalı, Günay Afrikalı ve Aborjinyerlilerine mensup sayılacak, “Mezosefal” çıkarsa ya Avrupalı veya Çinli sayılacak, “Apotomosefal” çıktığı takdirdeErmeni olduğuna karar verilecek, ancak “Brakisefal” çıkması halinde Sinan, “Türk” ilan edilecektir!

Sonunda Koca Sinan “Türk” ilân ediliyor. Peki, başka bir millete mensup olsaydı, eserleri yakılıp yıkılacak mıydı? Türkiye’ye 400 civarında şaheser armağan eden Sinan, kim olduğunu yeterince ispat etmemiş miydi? 

Burada başka bir sorun da var: Türklerle birlikte Moğollar, Kızılderililer, İsviçreliler, Bavyeralı Almanlar, Fransa’nın orta bölümünde yaşayan topluluklar, Boşnaklar, Gürcüler ve bir kısım Ermeniler de “Brakisefal” kafalıdır. Şimdi ne olacak?

Kafatası kabrine iade edilmiyor. Unutulup gidiyor. Sinan o gün bugündür kabrinde kafatası olmadan ebediyeti yaşıyor. Hesaplaşma ise Mahşere kalıyor.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

ATATURKCU

OSMANLIDA TURKUN SADECE ADI VARDI ! TURKLUK BENIMSENMEDI. BUTUN ZENGINLIKLERI RUM YAGUDI ERMENILER PAYLASIYORDU. BIZ TURKLER OZGUVENIMIZI KAYBETMISTIK SON 200 YILDAKI KAYBETTIGIMIZ SAVASLAR YUZUNDEN. OSMANLI ANADOLUYU HEP IHMAL ETTI. MESELA SIZIN KOYUNUZ RIZEDE VE BUTUN KARADENIZDE 1 TANE BILE OSMANLI ESERI YOK ( OLAN ESELERDE OZELLIKLE BATI KARDENIZDE SELCUKLULARDAN DOGU KARADENIZDE RUM PONTUSDAN KALMA ).NEDEN DOGU BOLGELERIMIZ GUNEY DOGU ANADOLU 600 YIL BOYUNCA MAHRUM BAKIMSIZ BIRAKILDI ? NEDEN MUSLUMAN ANADOLU HALKI SADECE ASKERE ALINIP TARIM YAPTIRILDI ? MEDRESELERDEN POZITIF BILIMLER NEDEN KALDIRILDI ? NEDEN SON PADISAHLAR ANADOLUYU MERAK EDIP HIC GEZMEDI ? OSMANLI HANEDANII NEDEN TURKCEYI BIRAKIP FARSCA ARAPCA KARISIMI DIL KULLANDI ? PADISAHLAR NEDEN TURK KADINLARIYLA EVLENMEDILER ?
  • Yanıtla

okuyucu

ataturkcu,olayları sanki o dönemdekilerle beraber yaşamış gibi nede güzel net anlatıyorsun!!!bak kardeşim senin atan kamal in de yaptıkları ortada,benim atam osmanlılarında yaptıkları ortada,ikidebir buraya yazıp benim ceddime sövme.eğer senin atan,bizim ceddimizden üstün işler yapmış olsaydı yazma hakkın olurdu,benim ceddim çağının şartlarına göre halkını refah içinde yaşatmak için elinden geldiğini yapmıştır,sadece insanlar için hayvanlarıda azami derecede düşünmüşdür,eğer yolun düşerse eski camilerimize git kuş evlerini görürsün.senin atatan gelince ,halkının fakirlikden kırıldığı,askerinin açlıkdan at pisliklerinde samanları ayırdığı günlerde,o savaronalarda,saraylarda,balolarda,plajlarda bir elinde sigara bir elinde rakı ve viski(millet ekmek bulamıyor)gününü gün ediyordu.bir kaç proje savaş dışında katıldığı bir harbde yoktur.çoğunda albaydı.çanakkalede kendine verilen 5000 kişilik askeride şehid olmuş hiçbir başarı sağlayamamışdı.ikidebir putlaştırdığınız bir kişiyi boş boş övüp durma.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23