Hayat futbolsuz da olur!
Hayat futbolsuz da olur!
YAŞAR DEĞİRMENCİ
Müslümanın Hicreti ve Hicret Şuuru yazımın devamını yazacaktım. Şu sıcak yaz günlerinin en sıcak gündemi Dünya Futbol Şampiyonası resmi adı ile FIFA Dünya Kupası. Dünyanın en büyük futbol organizasyonu olunca bu hususa Müslümanca nasıl bakalım?
2026 Dünya Kupası ilk kez üç ülkenin ev sahipliğinde; ABD, Kanada ve Meksika tarafından düzenlenmektedir. Malum Dünya Kupası başladı, bu defa biz de varız. Kimileri diyebilir ki, bu gündemin bizim ile ilgisi nedir? Cevabı “farklı bir futbol yazısı” ile vereyim duygusu içinde üç yazarımızın (Gökhan Özcan, Ramazan Kayan ve merhum Zeki Önal Ahmet Selim) yazıları ilgimi çekti sizlerle paylaşıyorum.
Bütün sektörleri kıskandıracak kadar cazip bir ‘mal’ haline geldi futbol. Top orta noktaya konduğunda, dünya üzerindeki o kadar çok göz o noktaya çevriliyor ki; başka hiçbir şey bunu sağlayamıyor. Çok uluslu savaş gösterilerinin bile Dünya Kupası kadar izleyeni yok. Buna üstten bakıldığında futbol sahasını, yeşil kocaman bir pastaya benzetiyor. Herkesin iştahını kabartan bir pasta. Eğer insanlık, gelecekte futbolun kramponunu dama atacak yeni bir oyun bulamazsa, bu böyle devam edip gidecek. Kim milyarlara varan sayıda insanın gözünü diktiği bir gösteriye reklam vermek istemez? Kim milyonlarca hazır müşterisi olan bir mala yatırım yapmaz? Kim milyon dolarların söz konusu olduğu bir beceri arenasının ayak oyunlarına katılmaz? Cevap belli! Eğer insanlık, gelecekte futbolun kramponunu dama atacak yeni bir oyun bulamazsa, bu böyle devam edip gidecek. Batı’nın cins adamları da “Oyun, oyuncusu az, izleyeni çok bir gösteriye dönüştü. Bu artık seyirlik bir futbol. Bu, günümüzün en kârlı gösterilerinden biri ve artık oynanması için değil, oynanmasının engellenmesi için düzenleniyor. Profesyonel sporun teknokratları, futbolu sırf sürate ve güce dayalı, mutluluğa boş vermiş, fantezinin gelişemediği, cüretin yasaklandığı bir spor dalı haline getirdiler” diyorlar.
…Yurtdışından gelen muhtedi, aktif bir davetçi Abdurrahim Mc Carthy’yi ağırladık. Üniversiteli gençlerimize bir sunumda bulundu. Kendi hidayet öyküsünü ve güncel davet konusunu paylaştı. İrlanda kökenli Amerikalı, 1994 yılında İslam ile şeref buluyor. Cahiliye dönemi oldukça hareketli, çete ve mafyanın karanlık dünyalarında enteresan bir yaşam sürüyor. Gangsterlikten sonra gün geliyor İslâm’ın gerçekleri ile yüzleşiyor, hidayet yolunu seçiyor. Eski yaşamından ve çevresinden tamamen kopmak için Sudan’a yerleşiyor, orada İslami ilimlerde ve dil konusunda ciddi mesafeler alıyor, davet ve irşad alanında yoğunlaşıyor, oradan Suudi Arabistan’a geçip “Davet ve Usulü’d-Din Fakültesi”nden mezun oluyor. Eğitimde belli bir seviye kazandıktan sonra gayri-müslimlere davet konusunda saha çalışmalarına katılıyor. Küresel ölçekte davet açılımları konusunda ilginç pratikler geliştiriyorlar. 2022 yılında Katar’da gerçekleştirilen FIFA Dünya Kupası sürecinde hayata geçirdikleri bir uygulama oldukça dikkat çekici. Katar’da etkili bir daveti futbolseverlere nasıl sunabiliriz? Katar’a gelecek seyircilerin milliyetleri, dilleri ve kültürel yapıları dikkate alınarak ilgili ülkeleri tanıyan, dillerini bilen ve davet tecrübesine sahip davet ekipleri oluşturuyorlar. İslamofobik önyargılarla Müslüman bir coğrafyaya gelen yüzbinlerce insana yönelik kapsamlı bir davet çalışması yürütüyorlar. Her maç öncesi Katar’ın da katkısı, içinde İslami tebliğ amaçlı kitapçık, broşür ve Katar kültürünü tanıtan, aynı zamanda hediyelik eşyalar bulunan paketleri seyircilerin oturduğu koltuklara birer tane bırakıyorlar. Maç sonrası stantlar kurup, birebir İslami tanıtım diyalogları gerçekleştiriyorlar. Yaklaşık 100 kişilik bir davet ekibi, günde ortalama 16 saatlik bir eforla muhteşem bir tanıtım yapmış oluyorlar. 50 bin civarında kişi ile birebir iletişim kurmuş oluyorlar. Bu hikmetli davet açılımının bereketi ile 1200 kişinin hidayetine vesile olmuşlar. Bununla birlikte on binlerce kişinin İslamofobik önyargılarla İslam hakkındaki olumsuz bakışlarını değiştirmelerini de sağlamışlar. Hidayete erenlerle sonrasında ilgi ve irtibatlarını sürdürmek için çaba sarf ediyorlar. Abdurrahim Mc Carthy yaptığı faaliyetler; İslam dünyasında davet konusundaki donukluk ve dağınıklık aşılabildi. Bu ispatlandı, gösterildi. Bu çalışmalar ufuk açıcı, umut verici. Demek ki niyet ve gayret buluşunca kapılar açılıyor. Hedef kitleye ulaşmak mümkün oluyor. Zihnimde Siyer bilgileri canlanıyor. Mekke günleri panayırlar; Peygamber Efendimiz önde Hz. Ebubekir yanında tek tek kabile ve kafileleri ziyaret ediyor, davetini sunuyor. 2026 Dünya Kupası maçları gündeme oturunca şu soruyu soruyorum: Sizce bu dünya kupasında şampiyonluk için favori kim? Kaptanı Abdurrahim Mc Carthy olan takım benim şimdiden şampiyonum. Aynı takım şu an 2026 şampiyonası için sahada yerlerini almış durumdalar.
Merhum Zeki Önal (Ahmet Selim) de Serbest Vuruş kitabında: “İfratın özünü ve hakikatini kaybettirmediği hiçbir kavram yoktur. İfratı, dinin bizzat kendisi yasaklamakta ve ‘dinde aşırı gidenler helak olur’ demekte.
Arabesk; musikiye önem vermekten değil, vermemekten doğdu. Dinî ifratlar; dine önem vermekten değil, hiç önem vermeme tavrına gösterilen tepkisellikten doğdu. Sıhhatli ilgide taassup olmaz. Düşüncesizce yok etmeye çalıştığımız ilgiler yok olmaz, azar.
Futbolu hayatla özdeş kılarak hayatı da futbolu da taca atmayın. Futbolu hayatın önüne geçirip de hayatı boşluğa, futbolu ofsayta düşürmeyin. Her sahadaki başarı, bu denge şuurunda. Hayat futbolsuz da olur. Ama hayatsız, insansız, sevgisiz, akılsız ne futbol olur ne başka bir şey. Eskiden taraftarlar ayrı bölümlere oturmazlardı. Yazarıyla çizeriyle, yöneticisiyle, ‘spor’ anlayışımızda açık bir bozulma var. Medya, futbol ve magazin; yozlaşma ve yalnızlaşma acılarının uyuşturucusu gibi.