• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Süleyman Gülek
Süleyman Gülek
TÜM YAZILARI

Oruç ve ahlâk

03 Mart 2026
A


Süleyman Gülek İletişim:

Oruç ve ahlâk
SÜLEYMAN GÜLEK

Oruç, yalnızca aç ve susuz kalmak değildir; aynı zamanda köklü bir irade terbiyesi ve ahlâk eğitimidir. İnsanı kötü alışkanlıklardan uzaklaştırır ve güzel huylar kazandırır. Sabır, orucun öğrettiği en önemli erdemlerden biridir. Zorluklara sabırla katlanmak ve nefsin aşırı isteklerine karşı koyabilmek, kişinin ahlâkını güzelleştirir. Kur’an’da sabredenlerin müjdelendiği ve büyük ecirle ödüllendirileceği belirtilmiştir (Bakara, 2/155). 


Oruç ibadetinin hikmetleri arasında kötülüklerden sakınmak, nefsi terbiye etmek, merhamet duygularını geliştirmek ve şükretmeyi öğrenmek gibi değerli kazanımlar bulunmaktadır. Allah Teâlâ, orucun farz kılınışını şöyle bildirmektedir: “Ey iman edenler! Kötülüklerden sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı.” (Bakara, 2/185) 

Oruç, İslam’ın temel ibadetlerinden biri olarak sadece fiziksel bir açlık değil, aynı zamanda ruhî arınma, irade eğitimi ve ahlakî olgunlaşma sürecidir. Bu ibadet, insanı kötü alışkanlıklardan uzaklaştırırken erdemli davranışlar kazandırarak bireysel ve toplumsal düzeyde dönüştürücü bir rol üstlenir. Oruç, nefsin arzularına karşı direnç göstermeyi öğreten bir sabır eğitimidir. Açlık, susuzluk ve diğer dünyevî isteklerden uzak durmak, kişiye özdenetim kazandırır. 


Kur’an-ı Kerim’de, “Sabredenlere ecirleri hesapsız ödenecektir” (Zümer, 39/10) buyrulur. Bu sabır, yalnızca aç kalmakla sınırlı değildir; aynı zamanda öfke kontrolü, kötü sözden kaçınma ve tahammül gücü gibi ahlakî davranışları da içerir. Allah Teâlâ, Bakara Suresi 183. ayette orucun amacını “takvâ” (Allah’ın emirlerine uyup yasaklarından kaçınma bilinci) olarak açıklar. Oruç tutan mümin, yalnızca yeme-içmeden değil, yalan, gıybet, haset ve her türlü kötü davranıştan da uzak durarak nefsini terbiye eder. 

Hz. Peygamber (s.a.v.), “Oruç bir kalkandır. Oruçlu kimse kötü söz söylemesin, kavga etmesin…” (Buhârî, Savm, 9) hadisiyle bu ahlakî sorumluluğa dikkat çeker. Oruç, açlığın ne demek olduğunu bizzat tecrübe ederek yoksulların halini anlama fırsatı sunar. Bu durum, kişide şefkat, cömertlik ve infak duygularını geliştirir. Ramazan ayında artan sadaka ve zekât uygulamaları, orucun toplumsal dayanışmayı güçlendiren boyutunu gösterir. Oruç, nimetlerin kadrini hatırlatarak şükür bilinci aşılar. 


Oruç, bireysel olduğu kadar toplumsal ahlakı da şekillendirir. Ramazan’da artan ibadetler, yardımlaşma ve birlik ruhu, toplumda adalet, dürüstlük ve hoşgörü gibi değerleri pekiştirir. Ramazan ayı, aile bireylerini aynı sofrada buluşturan, ortak ibadet bilincini güçlendiren bir zaman dilimidir. 


Sahur ve iftar sofraları, aile içi iletişimi artırır; birlikte yapılan dualar, manevî bağı kuvvetlendirir. Çocuklar için Ramazan, dinî bilincin temellerinin atıldığı özel bir dönemdir. Oruçla tanışan çocuklar, paylaşmayı, sabrı ve şükrü yaşayarak öğrenirler. Bu yönüyle Ramazan, nesiller arası değer aktarımının en güçlü vasıtalarından biridir.

Ramazan Bilincinin Hayata Taşınması


Ramazan ayının asıl hedefi, kazanılan güzel alışkanlıkların yılın diğer aylarına da yayılmasıdır. Oruçla elde edilen sabır, Kur’ân’la kurulan bağ, infak ve merhamet bilinci Ramazan’dan sonra da devam etmelidir. Aksi hâlde Ramazan, sadece gelip geçen bir mevsim olarak kalır. Oysa ideal olan, Ramazan’ın insanın ahlâkında, ibadetlerinde ve sosyal ilişkilerinde kalıcı izler bırakmasıdır. 

Ramazan ayı, manevi kazançların artırılabileceği bir aydır. Bu sebeple, zamanı boşa harcamadan ibadetlerimizi eksiksiz yerine getirmeye gayret etmeliyiz. Kötü söz ve davranışlardan kaçınmalı, Kur’an okuyarak onun anlamı üzerinde düşünmeliyiz. Anne-baba ve büyüklerimizin dualarını almalı, akraba ve komşularımızla olan ilişkilerimizi güçlendirmeliyiz. Dini bilgilerimizi artırmak için kitap okumalı ve dinin esaslarına ters düşen kötülüklerden, hurafelerden kaçınmalıyız. Çocuklarımıza Ramazan bilincini kazandırmak adına onlarla vakit geçirmeli, onların ahlâkî gelişimlerine katkıda bulunmalıyız. 



Sonuç:İbadetler, hem kalbimizdeki imanı güçlendirir hem de iyi ahlâklı olmamızı sağlar. Mesela, beş vakit namaz bize daima Allah’ı hatırlatır, her türlü çirkin davranıştan vaz geçirir. Oruç, şefkat ve merhamet duygularını geliştirir, elimizi, gözümüzü haramdan, dilimizi yalandan korur ve güzel ahlak sahibi olmamıza sebep olur. Zekât cimrilikten kurtarır, başkalarına karşı iyilik ve yardım severlik duygularını geliştirir, topluma faydalı bir insan haline getirir. Hac dünyanın her yerinden gelen Müslümanların, bir ve beraber olmalarının sembolüdür. 


Ramazan ayının feyzinden en iyi şekilde faydalanarak, hem dünyamızı hem de ahiretimizi güzelleştirmek için bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirmeliyiz. Mü’minler, Yüce Allah’ın emirlerine itaat eder, yasaklarından kaçınır ve iyi bir Müslüman olma yolunda çaba gösterirler. Oruç ibadetiyle ahlâkımızı güzelleştirerek İslâm’a uygun yaşamayı ve Allah’ın rızasına ulaşmayı hedeflemeliyiz.  Ne mutlu, Kur’an ve sünnet rehberliğinde İslâm’a uygun yaşamaya gayret edenlere!

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23