• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Şevki Yılmaz
Şevki Yılmaz
TÜM YAZILARI

Ben-i İsrail yoldan çıktı! Haddini aştı ve arşı titretti!(1)

13 Ekim 2023
A


Şevki Yılmaz İletişim: [email protected]

23 Kasım 2012 tarihinde kaleme aldığımız “Taş Konuştu!” başlıklı yazımızda da belirttiğimiz tespitlerle birlikte, 50 yıla dayanan; dini-siyasi-ictimai tecrübe ve okumalarımızın neticesi gözyaşlarımla yazıyorum ki; ‘’çaresizlik ve derin bir kederdir!’’

Nasıl kederlenmeyelim ve izlediklerimiz karşısında nasıl kendimizi çaresiz hissetmeyelim ki?

106 yıldır fiili işgalin, 75 yıldır da siyonist kahpe işgalcinin zulmü altında inim inim inleyen, feryat eden, aç kalan, çaresiz bırakılan ve terkedilen kardeşlerimiz, Ümmetin yüzakları Filistinli annelerimiz, bacılarımız, çocuklar, beli iki büklüm olmuş kocamış yaşlılara karşı mahçubuz, başımız önde ve utanarak onlardan helallik dileniyoruz!

Yine bombalanıyorlar!

Yine katlediliyorlar!

Yine dünya 3 maymunu oynuyor ve biz bir kez daha yaşlı gözler ve dilimizde dualarla acziyet içerisinde buna şahid oluyoruz!

Allah’a sığınıyor, O’nun kelamından ruhumuza bir serinlik arıyor ve Kelam-ı Kadim’e nazar ederek; “Biz kitapta; Sizler (hükümlerime riayet etmeyerek) yeryüzünde iki defa fesat çıkaracaksınız. Ve azgınlık derecesinde küstah, zâlim, zorba, diktatör olacaksınız’ diye İsrailoğullarına kesin hükümler halinde bildirmiştik. Bu yüzden bunlardan ilki hakkında yapılan ön uyarının günü gelip çattığında üzerinize kavgada çok çetin kullarımızdan saldık. Öyle ki bunlar (İsrailoğullarını yakalayıp öldürmek için) ülkede kıyı bucak girmedik yer bırakmadılar ve ön uyarının gereği böylece bütünüyle yerine gelmiş oldu. (Tevbekâr olduktan) sonra sizi, tekrar o istilâcılar üzerine galip getirdik, size mallarla ve oğullarla ikram ettik. 

Sayınızı da (önceki topluluğunuzdan) daha fazla yaptık… (İsrailoğullarını) diğer cezalandırma zamanı geldiğinde, onurunuzu ayaklar altına alarak sizi insanların yüzüne bakamaz hale getirsinler, daha önce girdikleri gibi yine Mescid-i Aksa’ya girsinler ve istila ettikleri her yeri, ellerine geçirdikleri her şeyi büsbütün tahrip etsinler diye, başınıza yine düşmanlarınızı musallat edeceğiz diye hükmettik” (İsra 4-6) ayet-i kerimelerinde haber verilen Siyonist Yahudilerin büyük bozguna uğrayacakları zamana doğru yaklaşıyor olamamızı gördüğümüzde, büyük bir rahmani teselliyle, sabra, cihada ve azme bileniyoruz elhamdulillah!

Ben-i İsrail yoldan çıktı!

Haddini aştı ve arşı titretti!

Çünkü azdılar.

Allah’ın kendilerine mazlum ve birçok dönem “Müslüman” olmaları sebebiyle verdiği nusret ve nimetleri unuttular. İslam Dinini tahrip ve tağyir edip Yahudileştiler! “Allah’a yürüyen! Allah ile yürüyen’’ manasına gelen İsrail; (Hz.Yakub) (a.s)’ın oğulları Şeytanın yollarında yürümeye başladıklarından beri dünyanın huzurunu bozmaya devam ediyorlar

Hz. Yusuf’u kuyuya atan kardeşlerinin neslinden gelen İsrailoğulları aynı hile ve entrika yoluyla zulümlerine devam ediyor.
Firavunların Mısır’da kendilerine dört asır boyu yaptıkları zulümleri unutarak, şimdi Filistin’deki mazlum Müslüman kardeşlerimize daha da şiddetlisini uyguluyorlar...

Önce kendilerini uyarmaya ve kurtarmaya gelen Peygamberler yoluyla efendi kılındılar.

İman ettikleri İslam nimeti sayesinde refah dolu bir hayat yaşadılar. Yeryüzüne varis oldular!

Hz. Musa (a.s) Efendimizin rehberliğinde Firavun’un zulmünden Kızıldeniz kendilerine otoban kılınarak kurtarıldılar...

Gökten özel gönderilen bıldırcın eti ve kudret helvası gibi nimetlerle doyuruldular.

Ama her varlıkta azdılar.

İmanlarının arkasından inkara saptılar.

Buzağıya tapacak kadar ahmaklaştılar.

Alçaldılar.

Hak, hukuk ve helal tanımaz oldular.

Kendilerini; başlarına gelecek belaları haber vererek uyaran akrabaları Hz. Zekeriya (a.s), Hz. Yahya (a.s) gibi Allah elçilerinin kiminin başını kopararak, kimilerini testereyle keserek ve kimilerini de (ashab-ı uhdud) gibi ateşlerde yakarak şehid ettiler. Ve Hz. İsa (a.s)’yı çarmığa çakacak kadar alçaklaştılar.

Sonra asırlar evvel (Yesrib’e) Medine-i Münevvere’ye yerleştiler.

Arap kabilelerini kavmiyetçilik tezgâhıyla yıllarca savaştırdılar. Böylece az nüfuslarıyla şehrin ticaretini ve siyasi gücünü ele geçirdiler.

Alemlere rahmet gönderilen Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a) Efendimiz’in Hz.İbrahim (a.s)’ın soyundan akrabaları olan İsrailoğullarıyla beraber Medine’yi yönetme nimetine de yapılan antlaşmalarla kavuştular. Ama; hile ve ihanetten vazgeçmediler!

Müslümanları içerden yok etmeyi planladılar.

İhanetleri sebebiyle önce Medine’den sonra Hayber’den ve sonra da tüm Arap yarımadasından sürüldüler.

Asırlarca zelil ve rezil bir sürgün hayatı yaşadılar.

Dünyanın her tarafına dağıldılar.

Yarın devam edeceğiz inşallah.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Korkut

Allah razi olsun.Sevki hocam.

Halil

Yazıda geçtiği gibi Hz. İsa (A.S.) çarmıha mı gerildi?
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23