Sayın Ahmet Davutoğlu’ndan müthiş tespitler!
TRT’de meslektaşımız Nasuhi Güngör’e misafir olan Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun bir husustaki mesajları özellikle dikkatimi çekti.
En önemli mevzu; “omurga meselesi”, “adamlık” meselesi, “delikanlılık” meselesi.
Sayın Başbakan’ın şu sözlerini lütfen dikkatle okuyunuz:
-Bu süreç bazılarının kişilik yapılarını net bir şekilde görebilmemiz açısından da faydalı oldu.
Benimle Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan arasında ‘hükümet kurma sürecine ilişkin görüş ayrılığı olduğu yönünde” iddialarda bulundular.
Bunu kim yapmış olursa olsun hem gerçekten uzak hem de çok kötü bir oyunun içinde.
Bazıları beni tahrik etmek veya bazı vehimleri üzerime salmak için, ‘Kongre kaygısıyla koalisyon kurmak istiyor, Cumhurbaşkanı ise seçime gitmek istiyor” gibi ifadeler kullanıyor.
Bunlar samimiyetsiz tavırlardır.
Hayatını ‘maske’ takmakla ve değişik konjonktürlerde, değişik güç çevrelerine yaranmakla geçiren insanların akıbetlerine bakın; hiçbir şey olmamışlardır ama ihtirasların ve bir takım hesapların dışında kalarak kendi doğrularıyla hareket eden ilkeli insanlar ise bir dönem ithama, töhmete maruz kalsalar da mutlaka gerçek yüzleriyle tarih sahnesinde hep hayırla anılırlar.”
Çok önemli tespitler bunlar.
Sadece bir kesimi yani “AK Parti” ruhuna kökten düşman olan kesimi işaret etmiyor Sayın Davutoğlu.
Bazı “neomuhafazakâr tiplere” de dokundurmalar var, “maskeliler” bu kesimden!
Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 14 yıl önce resmen başlattığı siyasi hamleye yaslanarak nice “dünyevi” kazanım elde edenler…
Yetenek ve gayretlerinin asla ulaştıramayacağı mevkilere tırmananlar, “Gezi Olayları”ndan bu yana ince işçilikle “saf değiştirme” hamleleri yapmaya başladılar.
Sağda solda, “fasıllarda”, “nargile âlemlerinde” filan, Sayın Erdoğan’ın topluma ve ülkeye zarar verdiğini filan söylemeye başladılar.
Ülkenin “Devlet Adamlığı” vasfı ön plâna çıkan, Türkiye’nin farklı kesimleriyle ve özellikle “İngiltere-İsrail-ABD” gibi güçlerle “ılımlı” ilişkileri bulunan bir “Muhafazakâr Lider” tarafından yönetilmesi gerektiğini işlemeye başladılar.
Doğan medyası ve TÜSİAD çevreleri ile temaslarını sıklaştırdılar.
“Merkez”lerinde, kimi “üç dönemlikleri” bir araya getirdiler, uzun uzun “Erdoğan sonrasını” konuşmaya başladılar.
Sağda solda, “Sayın Davutoğlu, Cumhurbaşkanı’nı ‘Seçimlere giderken Başkanlık meselesini gündeme getirmemesi konusunda uyardı ama dinletemedi’” filan dediler.
“Bir Kısım Medya”nın üst düzey yöneticileriyle sohbetlerinde “Sayın Davutoğlu Erdoğan’dan rahatsız!” yalanını işlediler, akılları sıra onlara “malzeme” verdiler.
Gezi olaylarından bu yana yapılanlara bakın; “üst akıl” sürekli olarak aynı hat üzerinde çalışıyor:
Recep Tayyip Erdoğan hedefe yerleştirilecek…
Sürekli olarak saldırılara maruz kalan Sayın Erdoğan, bu tavra tabii olarak keskin biçimde karşılık verecek…
Algı yönetimi devreye girecek; Sayın Erdoğan’ın toplumu “geren”, “kutuplaştıran” bir siyaset adamı olduğu iftirası, yalanı sürekli olarak işlenecek.
Toplum, “ılımlı bir lider” arayışına yönlendirilecek.
Bu arada, ekonominin kötüye gittiği söylenecek, bu söylem “Siyonist kredi derecelendirme kuruluşları”nın “dandik” raporları ile güçlendirilecek; “Kriz geliyor” endişesi “yeni lider” arayışlarına hız verecek…
•
“Omurgasız” takımının kafasındaki “LİDER” tipine Sayın Ahmet Davutoğlu gibi, “Stratejik Derinlik-İmparatorluk” vizyonu olan bir şahsiyet asla uymuyor.
Sayın Davutoğlu, “sakin güç”tür, kavga aramayan ama kaçınılmaz olduğunda da kavgadan çekinmeyen bir “cesur yürek”tir.
Şartların gereğini yapar ama şartlara mahkûm değildir; çok yönlü düşünür, yedi sekiz adım sonrasını hesaba katar…
Bununla birlikte, hayatının özellikle 28 Şubat sürecindeki bölümüne baktığınızda, “tevekkül” kavramının tavırlarına yön vermede ne denli etkili olduğunu görürsünüz.
Sayın Davutoğlu “tek dişi kalmış canavarın” büyüklüğü karşısında “diz çökenlerden” olmamıştır.
Dolayısıyla, “Sayın Erdoğan ile Sayın Davutoğlu günün birinde mutlaka kapışır!” tezviratıyla “piyasa yapanlar” için Sayın Davutoğlu “beklentileri karşılayacak” bir “Lider” değildir.
Sayın Davutoğlu’nu komplekse, vehme sürükleyip de Sayın Erdoğan ile kapıştıramazlar!..
Kafalarındaki Sayın Ahmet Davutoğlu değil, başka biri!..