• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ayhan Demir
Ayhan Demir
TÜM YAZILARI

Bulgaristan’da neler oluyor?

29 Nisan 2026
A


Ayhan Demir İletişim: [email protected]

Bulgaristan’da neler oluyor?

AYHAN DEMİR

Yorgun Bulgaristan halkı, 19 Nisan’da yapılan erken genel seçimlerde, son beş yılda sekizinci kez sandık başına gitti. Neticeler oldukça dikkat çekici ve detaylı bir analizi hak ediyor.

Yaklaşık beş yıldır siyasi kriz içinde olan Bulgaristan’da siyasi rekabetin kişisel çatışmalar üzerinden yürütülmesi, seçim kampanyaları esnasında büyük vaatlerde bulunanların milletvekili olduklarında yaşadıkları hafıza kaybı, Bulgaristan halkında, siyasete ve siyasetçilere yönelik bir hayal kırıklığı meydana getirmişti.

Bulgaristan halkı, ortalama 6-8 ayda bir sandığa davet edildikçe, mevcut siyasi partilerden ve siyasetçilerden uzaklaştı. Bu süreçte istikrarlı bir hükümetin kurulamaması “Nasıl olsa yeniden seçim olacak” düşüncesini güçlendirmiş ve sandığa gitme oranı her seçimde biraz daha azaltmıştı.

Son seçimler, 2021 yılından bu yana süregelen siyasi istikrarsızlığın aşılması adına kritik bir dönemeç oldu. Siyasi sahneye yeni ve güçlü bir aktörün ortaya çıkışı, daha önce kendilerini temsil edilmemiş hisseden seçmenlerin yeniden sandığa yönelmelerine ve seçimlere katılım yüzde 51’in üzerine çıkmasına yol açtı. Buna karşılık, Türklerin yoğun olarak yaşadığı bazı bölgelerde seçime katılım yüzde 40’ın altında kaldı. 


Geçen yılın sonunda Rosen Jelyazkov hükümetinin istifasıyla sonuçlanan protestoların ardından, ülkeyi erken seçime götüren süreç, siyasi tabloda önemli bir değişime yol açtı. Seçim sonuçları, bu değişimin, en net görüldüğü ekran oldu.


Mevcut parçalı siyasi yapı ve artan güvensizlik ortamında yeni siyasi denge arayışlarının öne çıktığı bu seçim öncesinde yapılan anketler, daha öncekilerin aksine, siyasi yelpazenin yeniden şekillenmekte olduğunu ve seçimlerin net bir kazananının olacağını işaret ediyordu. Bu doğrultuda, kazananın kim olacağı değil, parlamentoya kaç partinin gireceği merak ediliyordu.

Tam da beklentiler doğrultusunda: 2016’dan 2026’ya kadar Cumhurbaşkanlığı görevinde bulunan Rumen Radev liderliğindeki İlerici Bulgaristan Koalisyonu (Progresivna Balgariya), en yakın rakibine 30 puandan fazla fark atarak, genel seçimi büyük farkla ilk sırada tamamladı. 


Eski başbakanlardan Boyko Borisov’un genel başkanı olduğu Bulgaristan’ın Avrupalı Gelişimi İçin Yurttaşlar-GERB partisi ikinci sırada yer aldı. Listesinde Türk adaylara yer veren Değişime Devam-Demokratik Bulgaristan İttifakı-PP/DB ise az bir farkla üçüncü oldu. Destekçilerinin büyük bölümü Türklerden oluşan Hak ve Özgürlükler Hareketi-HÖH/DPS ve Diriliş (Vızrajdane) partileri yüzde 4›lük seçim barajını aşan diğer partiler oldu.

Yüzde 3 civarında oy alan Bulgaristan Sosyalist Partisi-BSP, Kılıç (MECh), Görkem (Velichie) ve Işıltı (Siyanie) koalisyonu ise parlamento temsil hakkı kazanmadılar. Ayrıca eski parlamentoda temsil edilen ve bu seçimde dikkat çekici bir düşüş yaşayan Böyle Bir Halk Var-ITN (Ima Takıv Narod), bu sefer parlamento dışında kaldı. HÖH’den ayrılanların kurduğu ve bu seçimde ne yapacağı merak edilen Haklar ve Özgürlükler İttifakı-HÖİ/APS ile Mavi Bulgaristan (Sinya Bulgariya) ise yüzde 1 bandında kaldılar.



Bu sonuçlara göre Radev’in İlerici Bulgaristan Koalisyonu, meclisteki 240 sandalyeden 131’ini kazandı. İlerici Bulgaristan Koalisyonu, tek başına hükümet kurabilecek çoğunluğa sahip oldu. Bulgaristan’da en son 1997’de yapılan seçimde Ivan Kostov liderliğindeki Birleşik Demokratik Güçler 137 sandalye kazanarak tek başına hükümet kurabilmişti.

Rumen Radev’in 2 Mart’ta kurduğu İlerici Bulgaristan Koalisyonu, seçim kampanyası boyunca mevcut “oligarşik modelin” tasfiyesi ve yolsuzlukla mücadele söylemiyle geniş bir seçmen kitlesinin desteğine ulaştı. Bulgaristan Başsavcısı Borislav Sarafov’un, seçimlerden birkaç gün sonra görevinden istifa ettiğini açıklaması bu yöndeki önemli adımlardan birisidir.

Şurası bir gerçek: Rumen Radev’in seçilmesini sağlayan ana seçmen kitlesinin Rusya’ya yakın, Euro’ya geçilmesine karşı olan eski sosyalistler ve muhafazakâr Ortodoks Slavlar. Bunlar, genellikle AB, NATO ve Türkiye karşıtı düşüncelere sahipler. Ancak Radev, seçim öncesinde yaptığı açıklamalarda, elde edecekleri seçim başarısının, ülkenin geleceği adına “tarihi fırsat” olduğunu vurgulamıştı. Dolayısıyla, Radev’in öncülüğünde kurulacak hükümetin, Rusya yanlısı ve NATO karşıtı yakıştırmalara karşılık; Avrupa Birliği, Amerika ve NATO’nun yanı sıra Türkiye ve Rusya faktörlerini de dikkate alarak siyaset üretmesi muhtemeldir. 


Radev’in cumhurbaşkanlığı döneminde Türkiye ile ilişkilere verdiği önemin yanı sıra AB ve NATO karşıtı olmadığına yönelik açıklamaları, yeni Bulgaristan hükümetinin, daha merkez politikalar izleme ihtimalini hayli kuvvetli kılıyor. Bulgaristan’ın ve dünya ekonomisinin içinde bulunduğu şartlar, zaten doğrudan bir eksen kaymasına müsaade etmiyor. 

Bulgaristan halkının esas beklentisi olan uzun ömürlü, ekonomik ve iktisadı dengeleri düzeltecek bir hükümetin ciddi bir finansman ihtiyacı olacaktır. Bulgaristan, ihtiyacı olan finansmanı ancak bölgesel güçler ve Batılı kaynaklarla işbirliği yapılarak sağlayabilir. Örneğin, Türkiye ile enerji ve diğer alanlarda işbirliğini artırmak akıllıcı bir yol olacaktır. 

Bulgaristan seçimlerine dair söyleyeceklerimiz, elbette bu kadar değil. Bir sonraki yazımızda, bir aksilik olmazsa, Türk seçmenin destek verdiği/vermediği partiler ve siyasetçiler ile devam edelim.


Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23