Neler etmediler ki! Yusuf Tekin'den 'Güvenli Okul İklimi' hamlesi
Neler etmediler ki! Yusuf Tekin'den 'Güvenli Okul İklimi' hamlesi
SELMA SAVCI
Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki elim verici olaylar sonrası iyi bir reaksiyon gösteren Milli Eğitim Bakanlığımız harekete geçti ve çok radikal hamlelerle okullarımızın çevresini ve bazı mekanizmaları 'Güvenli Okul İklimi' çalışmalarıyla tazeledi.
Yusuf Tekin'i itibarsızlaştırmak için neler etmediler ki; ancak bu süreçte geri adım atmak yerine 'Güvenli Okul İklimi' çalışmalarını tazeleyerek vizyonunu ortaya koydu.
Öncelikle Sayın Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'i itibarsızlaştırmak için yapılan Türkiye Maarif Modelinden tutun da Ramazan Ayında ilahi dinletilerine kadar fındık kabuğunu doldurmayacak absürt konularla meşgul edilmesini hepiniz hatırlarsınız.
Evet gelinen noktada ciddi bir saldırı bütünü maalesef yaşadık... Onlarca vatandaşımızı maalesef kaybetmenin derin üzüntüsü içerisindeyiz. Elbette bu üzücü hadiseden iyi dersler çıkararak gelecek adına evlatlarımızın daha güvenli ve daha vicdan sahibi olarak topluma yararlı bireyler olması da en önemli dileğimiz olacaktır.
Ben tam bu esnada ölen öğrencilerimize, öğretmenlerimize Rabbim'den tekrardan rahmet diliyorum, mekanları cennet olsun... Ailelerine başsağlığı dileklerimi iletiyorum..
Bu saatten sonra yapılacak tek şey ise Milli Eğitim Bakanlığımızın alacağı kurallar bütününe uymak ve uymayanları da bildirerek daha güvenli bir ortama zemin hazırlamak hepimizin tüm velilerimizin birincil görevi olmalıdır.
Elim hadiseler sonrası hemen bir günah keçisi bulup onun üzerine yüklenerek olayların ciddiyetini sulandırmanın şu anda kimseye bir fayda getirmeyeceği açıktır. Ben birçok konuda radikal kararlarıyla fark oluşturan MEB'in bu olaydan da gerekli dersleri çıkaracağı kanaatindeyim. Güvenli Okul İklimi çalışmalarıyla artık farklı bir seviyeye geçilmesi umarım evlatlarımız için daha da hayırlı olacaktır...
AA'nın verilerine göre Güvenli Okul İkliminin detaylarına şöyle bir bakalım istiyorum...
Bakan Tekin, "Güvenli Okul" yaklaşımıyla okul iklimini sahada somut ve kurumsal tedbirlerle güçlendirdiklerini bildirdi. İçişleri Bakanlığı ile koordineli biçimde geliştirdikleri "Okul Durum Değerlendirme Ölçeği" ile risk alanlarını daha sağlıklı tespit ettiklerini aktaran Tekin, bu ölçek sayesinde 2025-2026 eğitim öğretim yılında 1136 okulda kolluk görevlisi ve 24 bin 214 güvenli eğitim koordinasyon görevlisi görevlendirdiklerini hatırlattı.
Yaşanan okul saldırılarının ardından ilgili tüm bakanlıklarla ortak şekilde değerlendirdikleri yeni önlemleri karara bağladıklarını vurgulayan Tekin, şu bilgileri paylaştı:
"Okul güvenliğini fiziki tedbirlerle birlikte dijital risk alanlarını da kapsayacak şekilde genişleterek ele alıyoruz. Bu işbirliği çerçevesinde siber devriye faaliyetlerine daha fazla ağırlık verecek, ilgili birimlerimizin kapasitesini güçlendirecek, dijital dünyanın karanlık alanlarında çocuklarımızı hedef alan riskleri, yapay zeka destekli takip ve analiz imkanlarıyla daha yakından izleyip, izleme sonuçlarına göre önlemlerimizi güçlendireceğiz.
Bakanlıklar arası veri paylaşımını ve işbirliğini güçlendirecek, okullarımızın çevresinden giriş-çıkış düzenine, riskli durumlara erken müdahaleden kurumlar arası eşgüdüme kadar yeni çalışma modellerini ivedilikle devreye alıyoruz. Bu çerçevede İçişleri Bakanlığımız, Adalet Bakanlığımız, Sağlık Bakanlığımız ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızla yürüttüğümüz veri entegrasyonu sürecini Bakanlık Yönetim Sistemi'mizle bütünleştirerek yapay zeka destekli bir risk analiz ve erken uyarı sistemi oluşturuyoruz.
Devamsızlık eğilimleri, disiplin verileri, demografik yapı, okul riski ve suça yönelim gibi göstergeleri birlikte değerlendiren bu yapı sayesinde, tek başına sınırlı anlam taşıyan sinyalleri bütüncül biçimde okuyabilecek, ilgili birimlerimizi erken aşamada harekete geçirebileceğiz. Aile ile okul arasındaki irtibatı daha da sağlamlaştırıyoruz. İki yıl önce başlattığımız 'Veli Randevu Sistemi'ni daha etkin hale getiriyoruz. Okul-aile-rehberlik sürecinin gündelik eğitim hayatının tamamında daha canlı ve işlevsel olmasını temin etmek istiyoruz. Dijital bağımlılık gibi risklere karşı velilerimize yönelik destek ve danışma hattını kısa süre içinde farklı yazılımlarla birlikte devreye alıyoruz. Anne-babalarımızın çocuklarının maruz kaldığı dijital içerikleri daha yakından tanıması, riskleri daha erken fark etmesi ve gerektiğinde hızlı destek alabilmesi için yeni bir destek imkanı oluşturuyoruz."
Bakan Tekin, öğretmenlere ve okul yöneticilerine kriz yönetimi, sınıf içi müdahale, erken uyarı işaretlerini fark etme ve riskli durumlara doğru tepki verme konularında kapsamlı eğitimler planladıklarını, öğretmenleri okul iklimini ayakta tutan en güçlü rehber olarak desteklemeyi sürdüreceklerini belirtti.
Öğrenciler için psikososyal destek mekanizmalarını daha da güçlendireceklerini aktaran Tekin, "Halihazırda 23 ilimizde pilot olarak başlattığımız Duygu, Değer Temelli Dijital Esenlik Projemizi genişleterek ülke sathına yaygınlaştıracağız. Çocuğun iç dünyasını dikkate alan yaklaşımlarla netice alabileceğimizi biliyoruz. Bu sebeple koruyucu, önleyici ve iyileştirici bütün araçları birlikte işleteceğiz" diye konuştu.
Görüldüğü üzere, devlet olarak, bakanlık olarak şu anda herkes teyakkuz halinde... Evet bu canlarımızın başına gelen bu hadiseler hepimizi derinden sarstı ama hayatımıza daha sağlıklı bir periyotta ilerletmek için de bu kalıcı hamlelerin yapılması şarttı. Ve Bakanlığımızın yetkili isimleri tüm okullarla birlikte daha koordineli bir şekilde bu süreci de evelallah atlatacaktır.
Tek temennimiz okullarımızda evlatlarımızın güvenli bir şekilde eğitim hayatlarını sürdürmeleri ve vatana millete hayırlı insanlar olmalarıdır.
Selam ve dua ile...