Milyar dolarlık taahhütler hayata geçiriliyor...
Milyar dolarlık taahhütler hayata geçiriliyor...
Selma Savcı
Türkiye’nin ev sahipliğinde 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öyle bir iz bıraktı ki tüm dünyada özellikle Siyonistlerin kuyruğuna basılmışçasına etrafa saldırmaları ne denli büyük bir organizasyona imza attığımızın en büyük işareti oldu... Elbette zirve sonrası yayınlanan bildiride müttefikler, 50 milyar doları aşan yeni tedarik anlaşmasını duyururken, kolektif üretim kapasitelerini artırma ve inovasyonu hızlandırmak için sanayiyle birlikte çalışma taahhüdünde bulunarak ülkemizden ayrıldılar.
Tam bu bilgiler sonrası NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ankara Zirvesi’nin “son derece başarılı” geçtiğini belirterek “Cumhurbaşkanı (Recep Tayyip) Erdoğan’ın mükemmel ev sahipliği yaptığı Ankara’da, (1 yıl önce Lahey’de verilen) taahhütler artık hayata geçiriliyor.” açıklamasını yapması ve tüm dünyanın gözü önünde büyük bir başarıyla gerçekleştirilen organizasyonla içimizdeki İrlandalılara da gereken cevabı vermiş olduk.
Özellikle böylesi dev bir mehter marşları geçit törenine dönüşen ve tüm dünyaya mesajlar vererek tamamladığımız NATO zirvesine İsrail basınının yaklaşımları ve açıklamaları da ne denli doğru yolda olduğumuzun göstergesi olmuştur. Israel Hayom gazetesine konuşan Dr. Assa Ophir’in şu yaptığı tespitlere kulak verelim şimdi: “Türkiye’nin politika yapıcıları, diplomatik hedeflerin askeri güçle desteklenmesi gerektiğini anlıyorlar. Türkiye, sadece bölgesel statükoyu değil, küresel güç dengesini de reddeden; oyunun kurallarını yeniden yazmayı hedefleyen daha bağımsız ve kararlı bir tutum takındı” açıklaması ve yine İsrail basının etekleri zil çalarcasına yaptığı şu açıklama da ne denli tutuştuklarının en büyük belirtisi... Ne diyor katillerin basını; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Türkiye’yi bölgesel bir süper güce dönüştürdü...
Bu olayın partisi olamaz, bu olay Türkiye’nin işte olması gereken noktası, yıllardır üstüne ölü toprağı atılan ve bir zamanlar ABD Başkanları önünde el pençe duran devlet büyüklerimiz sonrası bugün gelinen noktada ABD Devlet Başkanı’nın sayısız övgülerine ve sıcak görüntülerine sebebiyet veren bir zirveyi geride bıraktık...
Özellikle Trump’ın, (Cumhurbaşkanı Erdoğan) Çok iyi bir müttefik oldu. Türkiye, çok büyük bir ülke. Askeri olarak çok güçlü. NATO’daki en güçlü ikinci ülke sözlerinin etkisini umarız içimizdeki bazı geri kafalılar da iyice idrak etmiş oldu.
Savunma sanayiye yapılan destekleri küçümsemeyi marifet sayan ve bazılarının kuklası olmuş sözde gazetecilere de NATO zirvesinden çok anlamlı dersler çıkmıştır.
Türkiye artık eski Türkiye değil gerçeğinin artık sadece söylemlerde değil, NATO zirvesi sonrası daha da belirginleşen bir mantalite olduğunun farkına varılır.
Hala bu güzel ülkemizi itibarsızlaştırmak için NATO zirvesinden bile kendilerine malzeme umanların özellikle İsrail’in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’in, F-35 savaş uçaklarının Türkiye’ye verilmemesi için hem açıktan hem perde arkasında girişimlerde bulunduklarını itiraf etmesine kulak kabartmalarını istiyorum.
Bakınız eğer Türkiye’yi İsrail savunma sanayii konusunda eleştiriyorsa hakikaten çok iyi yoldayız demektir.
Yedioth Ahronoth gazetesine konuşan Maliye Bakanı Smotrich, F-35’lerin Türkiye’ye verilmesine karşı olduklarını ve bunu engellemek için çaba gösterdiklerini tüm dünyaya ilan etmesi aslında durumun ne denli ciddiyetinin ortada olduğunu göstermektedir.
Uzman isimlerin de AA’ya konuşmalarına da tam bu esnada yer vermek istiyorum...
Atlantik Konseyi’nin (Atlantic Council) Londra merkezli kıdemli savunma uzmanı Elisabeth Braw: “Türkiye askeri açıdan giderek daha önemli bir rol üstlenmeye başladı. Ancak bence daha da önemlisi, savunma sanayi üreticisi bir ülke olarak öne çıkıyor.”
Ve yine Brüksel merkezli düşünce kuruluşu Wilfried Martens Avrupa Çalışmaları Merkezinin Transatlantik İlişkiler Analisti Ionela Ciolan: “Türkiye, NATO’nun ikinci büyük ordusuna sahip, hızla büyüyen ve giderek daha sofistike hale gelen bir savunma sanayisine sahip ve Avrupa, Karadeniz, Orta Doğu ve Kafkasya’nın kesişim noktasında benzersiz bir coğrafi konuma sahip”
Bu sözleri bizler söylesek, yandaş medyanın neferi olarak ilan ediliriz ama ortada işlerinin ehli analistler söyleyince gerçekler daha da anlaşılır hale geliyor.
Başkan Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında ABD Başkanı Trump, Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Finlandiya Cumhurbaşkanı Stubb, Slovakya Cumhurbaşkanı Pellegrini ve Almanya Başbakanı Merz’in de aralarında bulunduğu liderlerle ikili görüşmeler yapması ve yine yapılan toplantıların ardından Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Antonio Costa ve AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile çalışma yemeğinde bir araya gelerek birçok uzlaşma noktasında buluşulması NATO zirvesinin en dikkat çekici özellikleri olarak ortaya çıktı.
NATO zirvesinde tam not olarak çıkmamız ve ülkemizin itibarının yine tüm dünyada haftalarca konuşulacak olması, Türkiye’mizin iyi bir seviyede olması göğsümüzü kabartmıştır. Tabii ki göğsünün kabarmaması için uğraşan zevatlar mutlaka olacaktır kuşkusuz ama hakikaten müthiş bir organizasyona imza atan tüm devlet yetkililerimizi bir vatandaş olarak tebrik ediyorum...
Türkiye’mizin yolu hep açık olsun inşallah...