--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Toplumun çürümesi

Sefa Saygılı
Sefa Saygılı
22

Toplumun çürümesi

SEFA SAYGILI

Maalesef medya haberleri abuk sabuk olaylardan, şaşırtıcı çürümüşlüklerden geçilmiyor. Moralimiz bozuluyor, ‘ülkemizde bu da mı oldu?’ diyoruz.

Şaşırma derseniz artık o da kalmadı. Hangi birine şaşıracak, hayret edeceksiniz ki? 

Toplum olarak alıngan ve çabuk öfkelenir olduk. Hemen sinirleniyoruz, birbirimizi kırıyoruz. Bazen sonuç kaba kuvvete dönüyor ne yazık ki. Bakıyorsunuz trafikte basit bir yol verme kavgası çıkmış, yaralananlar hatta ölümle biten problemler yaşanmış. Sonuçta mutsuz ve gergin insanlar haline geldik. Ne acı durum.


Hele öfke eşler arasında olursa, bir de şiddete dönüşürse o da ayrı bir fecaat! Her iki taraf da alttan almaya, birbirini idare etmeye gayret etmiyor. Tahammül, hoşgörü, nezaket kalmamış. Biri diğerinin sinirlenmiş olduğu hususlara dikkat etmeyince tahrikler ortaya çıkıyor ve geri dönülmesi zor kırıklıklar, kırgınlıklar ortaya çıkıyor. Geçimsizlik, mutsuzluk derken çocukların olumsuz etkilenmeleri ve yıkılan evlilikler…

Zaten rakamlar da bunu gösteriyor: Evlenenlerin sayısı hızla azalırken boşananlar belirgin şekilde artıyor. Geçimsiz ve uyumsuz aileler yaygınlaştı. Eşlerin birbirine sevgi ve saygısı zedelendi.


Medyaya göz attığınızda hep öfke ve taciz haberleri ile dolu. İnanın televizyonda haberleri izleyemez olduk. Yaralamalar, cinayetler, taciz ve kavgalar. Kafası kızan eliyle, diliyle, silahla şiddete başvuruyor. Televizyon kanalları da bu sinir bozucu haberleri uzun uzadıya veriyorlar. Dinledikçe bunalıyorsunuz. Dayanamayınca tepkiniz ya televizyonu kapatmak veya başka kanala geçmek oluyor.

Her şey toplumu karıştırabiliyor. Organize suç örgütleri ortalıkta fink atıyor. Bakıyorsunuz ortalık altüst olmuş. Her kafadan ayrı ses çıkıyor.

Tabii bu arada bazı kişilerin haram yoldan zengin olmak için ne haltlar çevirdiğini de hayretle izliyorsunuz. Sanki ölmeyecekmiş gibi, ahiret yokmuş gibi davrandıklarını görünce daha bir üzülüyorsunuz.

Sosyal medya ise insanları mesaj bombardımanına tutmuş. Neyin doğru neyin yanlış olduğunu anlamadan hemen inanıyor, sinirlerimizi bozuyoruz. Yalan mesajların çabucak yayılması insanların iletişim araçları ile rahatlıkla yönlendirilebileceğini gösteriyor.


Açık oturumlarda tartışmalar, birinin ak dediğine kara demeler ve laf atmalarla adeta seyirciler öfke doluyor, kutuplaştırılıyor.

Sadece bunlar mı? Yayınlanan diziler ve filmler de öfke, saldırganlık ve şiddet ile müstehcenlikler içeriyor. Sanki problem çıktığında kaba kuvvetle çözülür imajı veriliyor. Geleneksel değerlerimiz altüst oluyor.


Öfke çocuklara hatta bebeklere de sıçramış durumda. Anne babadan, çevreden hiddeti görüyor, öğreniyor ve tatbike başlıyorlar.

İnsanlar arasında ufak bir kıvılcım toplum kavgasına dönebiliyor. Bakıyorsunuz sopalarla bıçaklarla birbirine saldırmaya başlamışlar. Duyan, gören ne olduğunu bile tam anlayamadan sille tokat kargaşaya karışmış.

Öfkenin sebebini araştırdığınızda çoğu zaman makul bir gerekçe bile bulamıyorsunuz. Sudan bahanelerle öfkelenir olduk. Toplumda çok sayıda serseri mayın gibi patlamaya hazır bombalar var.


Mutsuzluk, doyumsuzluk bir başka problem. Antidepresan kullanımı da, psikiyatri merkezlerine müracaat oranları da rekor düzeyde artmış durumda. 2020 yılında yaklaşık 17 milyon kişi psikolojik sorunlar sebebiyle sağlık kuruluşlarına başvurmuş. Depresyon başta olmak üzere psikiyatrik rahatsızlıklardan kaynaklı ilaç kullanımı son 5 yılda yüzde 30 oranında artış göstermiş. “Hayattan zevk almıyorum. Mutsuzum” diyenlerin sayısı oldukça yüksek.


Yani endişeli, kaygılı, mutsuz, karamsar, tahammülsüz, moralsiz ve gergin bir toplum olduk. Toplum olarak depresyondayız. Kalabalık şehirler, yoğun trafik, kanaatsizlik, hırs ve tamah bizi mutsuz ediyor. 

Önceden toplumun manevi önderleri, gönül ve kanaat insanları olurdu. Bizlere nasihat eder, mütevazı olmaya ve huzura davet ederlerdi. Maalesef bu tip kanaat önderlerinin ve cemaatlerin sayısı ve etkisi azaldı.


Eskiye göre arabalarımız, evlerimiz, gelirimiz var; eskiye oranla daha refah içinde yaşıyoruz ama daha mutlu ve huzurlu kesinlikle değiliz.

Artan bu problemleri azaltmanın çarelerini aramak ve yeni yola girmek zorundayız.  

Yorumlar

(22)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Bozok

13 Aralık 2025 22:05

Tek çare güzel ahlakta. O da ancak İslam ahlakı yani imanla olur. Tekrar geçmişimiz gibi İslam'a dönmemiz şarttır. Çünkü Huzur İslam'dadır.

M. Seyfeddin Ulucak

13 Aralık 2025 20:23

Çok doğru tespitlerde bulunmuşsunuz. Ama bütün bu gerçeklerin 23 yıldır iktidarda olan "muhafazakâr" bir iktidarın zamanında olduğu tespitini yapmamışsınız. Zamane doktorlarının yaptığı gibi tahlil sonuçlarına bakıp teşhis koymuşsunuz. Ama gerçek tabipler gibi bu teşhislerin sebebine bakmamışsınız. Hatta "ilaç" bile tavsiye etmemişsiniz. Sonuç; boş bir yazı olmuş. Sizden bunu beklemezdim...

Hikmet Yılmaz

13 Aralık 2025 18:58

TRT başta olmak üzere diğer Tv.lerde proğramlarında faso fiso konuları haber diyerek sunuyorlar. Örnek: Bir haberi 2-3 defa tekrarlayarak sunan haber muhabirleri malasef Türkçeyi bile doğru dürüst bilmiyorlar. TRT - MEB ve Dinayet İstenilen performansı gösteremiyor. Dert büyük dertlenen yok !.. Kendi dili ile kendini ifade etmeyen nesil yetişiyor. Laga luga ile kendinimizi kandırıp duruyoruz....

Ersan

13 Aralık 2025 18:48

2012 den sonra bozulduk

Ahmet Faruk

13 Aralık 2025 15:45

Okullarda müthiş bir disiplinsizlik var. Bu da çok ahlaksız bir neslin habercisi.

İbrahim

13 Aralık 2025 15:30

Bir toplumu meydana getiren en mikro oluşum aile dir bu aileler işçidir çiftçidir emeklidir esnafdır asgari ücretlidir köylüdür kısaca alt gelir grubudur çoğunluk bunlardır eğer toplumu çürüteceksen bu kesimin gelir düzeyini aşağı çekeceksin dolayısı ile ahlakını yok edeceksin 

Ercan

13 Aralık 2025 14:18

Evde köpek beslemeler arttı.Köpeği alıp sokağa çıkıyor ve rastgele yere köpek pisliyor.Bulunduğum yerde (Adana/çukurova/yurt mah.) sokaklarda çok sık köpek pisliğine rastlıyoruz.Belediye,muhtarlık ve diğer sivil kurumlar bu konuda el ele verip çözüm bulmalı.

Sitem

13 Aralık 2025 16:21

Diline sağlık Ercan bey.dediginiz gibi köpek pisliginden cadde sokaklarda gezemiyiruz.

Tutu

13 Aralık 2025 14:06

Sonuçta AKP toplumu bu hale getirdi ya!... Eh boşa söylenmiyor "Yaparsa AKP yapar" diye!..

Ömer

13 Aralık 2025 12:33

Batılıların savaştan sonra en korktukları şey enflasyon . Toplumu bozan ahlakı çöküntüye sebep Olan enflasyon . Son beş altı yılda enflasyonun on onbeş hatta yirmi misli artması ne demektir . Bu savaşta olacak şeyler . Sorumlu kim ? Tabi sadece bu değil sosyal medya internet , tv ler toplumu bozdu . Ruslar bile bizim dizilerimizin ahlaklarını bozduğunu söylemiştir . Bizi dünyaya rezil ettiler . Biz böyle değildik ne oldu da böyle oldu ?

okur

13 Aralık 2025 17:05

yazsana kim yapti 23 yildir kim yönetiyor ce ha pa mi?

Güney Doğulu

13 Aralık 2025 12:26

TOPLUM DEĞİL BÜTÜN DÜNYA ÇÜRÜYOR..... ALAKASIZLARI SEÇERSEK SONUMUZUN DA NE OLACAĞI BELLİ DEĞIL Mİ?????????????? Örnek mi arıyorsunuz???? Şikayet niye ediyorsunuz????? ...... Kimleri seçiyoruz ve bizleri yönetiyorlar ve kanunlar, yasalar yapıyorlar ???? Demek ki, artist artistliğini, gazeteci gazeteciliğini, kasap kasaplığını, bakkal bakkallığını yapmalı ki, çürümüşlük olmasın...... Partilerde en az 5 yıl üyeliği olmayan, aktif görev üslenmemiş, siyasi konularda seminerlere katılmamış olanlar vekil veya belediye başkanı olmamalı...... Seçilmeden evvelde mal varlıkları açıklanmalı..... Beyni politikanın "P" 'sini bile idrak etmeyenler sırf parti başkanları ve yönetimlerinin emrinde olduğundan, katı ve radikal partici ise vekil ve ya belediye başkanı seçiliyorlar. ........ MİLLET BÖYLELERİNE OY VERMEMELİ. .......PARTİ AMAÇ DEĞİL ARAÇTIR....... Devleti ve milleti kendi sadist çıkarlarına kullananlar derhal görevden el çektirilmelidir........ TEK BIR TÜRKİYE ' MİZ VAR, HERKES BUNU BİLSİN.

Sefa Saygılı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle