--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Takıyyenin böylesi

Sefa Saygılı
Sefa Saygılı

Fetullah Terör Örgütü’ne (FETÖ) mensup bağlıların takıyye yaptıklarını yani kendilerini yalan söyleyerek gizlediklerini, bu şekilde her kuruma sızdıklarını biliyoruz. 

Şimdiki soruşturmalardan da bu takıyyeleri görülüyor. Mertçe ortaya çıkıp, “Evet, ben FETÖ’cüyüm. Bu hain terör örgütüne bağlıyım. Türkiye’yi birtakım yabancı istihbaratlarla birlikte batırmak istiyorum” diyen çıkmadı. Bylokçu, darbeci, sendikacı, Bank Asyacı binlerce kişi tespit ediliyor ve görevlerinden el çektiriliyor. Ancak aralarında FETÖ’cülüğü kabul edene, doğruyu itiraf edene maalesef rastlanmıyor.

Bu yüzden arada kaynayan ve zarar gören FETÖ’cü olmayan masum insanlarımızı FETÖ’cülerden ayırmak zor oluyor. Adam albay ve darbeye aktif olarak katılmış, elinde silâh üniformasıyla TRT’yi basmış. Suç üzerinde de yakalanmış, kamera kayıtları da var. Sorulduğunda hayali senaryolar anlatıyor ve FETÖ’cülüğü reddediyor.

Bütün rezillikleri ortaya çıktı, ancak bakıyorsunuz örgütte çözülme yok. Sanki hipnotize olmuşlar veya zombiye dönmüşler. Olan bitenden ibret almıyor, kendilerini ve FETÖ’yü özeleştiriden geçirmiyorlar.

Her şeyi sıkı tutmuşlar. Eğitim ve din konusundaki çalışmalarıyla erken yaşlardan itibaren insanlara yaklaşmış; okul, dershane ve üniversitelerle eğitimleriyle yakından ilgilenmişler.  Böylelikle FETÖ’cü dünya görüşü ile onları kendilerine bağlamışlar. Kendilerini gizleyerek, yalan ve iftira ile önemli kurum ve kuruluşlara sızmışlar.

Kadınlara başlarını açtırmışlar, namaz kılmamışlar ve içki içmişler. Amaç anlaşılmamak. Bakıyorsunuz YARSAV’ın başına geçip Kemalist sol pozlarına girmişler. Alevi dernekler konfederasyonları da var. Sol yönelimli gazeteler çıkarmışlar. Hatta sol ve ateist dergi bile yayınlamışlar. Kısacası herhalde böyle bir örgüt dünyada ilk defa bizde görüldü.

Burada bir emekli kurmay albay dostumuzun hatırasından söz etmek istiyorum. Doç. Dr. Hasip Saygılı tarih hocası. 2009 yılında Kosova Türk Temsil Heyeti başkanlığına tayin edilmiş. Uluslararası Tugayın komutan yardımcısı imiş. 4 ay sonra Kosova’daki NATO Karargahına Türkiye’den bir general tayin olmuş. Dolayısıyla en yüksek amir o olmuş.

Eylül başı ramazana denk geldiği için Prizren’deki soydaşlarımıza, Arnavut ve Boşnaklarımıza resmi makamların da katılacağı bir iftar verilmesine karar verilmiş. General mutlaka “iftarda içki servisi de olacak” diye tutturmuş. Bunun uygun olmayacağı, aksine gelen misafirler için ülkemizin prestij kaybı yaşanacağı söylenmiş. Ancak bu konuda general ısrar etmiş. İsteyen olursa içki sunumu yapılacağı söylenerek kendisini zorlukla ikna etmişler. Zaten iftara katılan gayrimüslim davetliler dahil kimse içki istememiş, kimsenin de aklına gelmemiş.

Albay hocamız o zaman bu generalin milli menfaat ve itibarımızı dikkate almayan dar görüşlü bir ulusalcı olduğunu düşünmüş. Ancak 15 Temmuz Hain Darbe Kalkışmasında tümgeneralin ihanet şebekesine mensubiyetten tutuklandığını ve Ordudan atıldığını görünce FETÖ’cü olduğunu anlamış.

Takıyyenin bu kadarına pes doğrusu…

 

Sefa Saygılı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle