--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Suriyeliler ne yapsın?

Sefa Saygılı
Sefa Saygılı
18

Mahir, ailesi ile Türkiye’ye geleli 6 yıl olmuştu. 25 yaşındaydı(*). Aslında ailesinin anlattığına göre gelmek istememişler, ancak zalim Esed’in askerleri kapıya dayanmış; can, mal ve ırz güvenliği kalmayınca tek çare olarak sığınmayı görmüşlerdi. Şöyle diyordu: “Beni de askere alacaklardı. Dindaşlarıma, kendi kardeşlerime saldırtacaklardı. Çok zor bir durumdu. Türkiye bizim için adeta kurtuluş demekti.”

Böylelikle Suriye’nin Halep şehrinden ayrılmışlardı. Mallarını, mülklerini, tarla ve bahçelerini, komşularını, akraba ve hısımlarını, hatıralarını, mesleklerini, dükkân ve işyerlerini kısaca her şeylerini orda bırakmışlardı. Artık sıradan, vasıfsız, hiçbir şeyi olmayan kişiler olarak ailece ülkemize sığınmışlardı.

Önceleri sakinlik ve güvenliğin verdiği rahatlıkla mutlu olmuşlardı. Ama sonraları gelecek endişesi ve nasıl yaşarız endişesi içlerini sarmıştı. 

Derken bir yere yerleşmişler, ailenin erkekleri iş de bulmuştu. Mahir de bir süre sonra bir tekstil atölyesinde çalışmaya başlamıştı. Hayatlarını zor şartlarda da olsa sürdürmekte idiler. Kaldıkları evde tam 9 kişi yaşıyorlardı. 

Fakat verilen ücret çok düşüktü. Aynı işi yapan Türk arkadaşlarının aldığı paranın yarısını alıyor, onlardan daha fazla ve daha zor işler yaptırılıyordu. Sesini çıkaracak olsa, ‘haline şükret, bunu da bulamayan var’ deniliyordu. Zaten bir alternatifi de görünmüyordu.

Kendisine bu para harçlık olarak yetiyordu ama evlenmek istiyordu, bu ise mümkün değildi. Daha böyle ne kadar devam edebilirdi? Memleketine de dönemezdi.

Toplumda Suriyeli düşmanlığının alevlendirilmeye çalışıldığını görüyordu. Yolda Arapça konuşsa kızgın çehrelerin kendilerine yöneldiğini, otobüste veya metroda boş yere otursa ‘biz varken niye sen?’ gibi imalı davranan oluyordu. Hele sahile, park yerlerine gittiğinde kem gözlerle bakıldığını hissediyordu. Hâlbuki asil Türk milletinin merhametine, asaletine, insafına sığınarak ölmemek için sığınmışlardı.

Ülkenin bir yerinde Suriyeli bir hemşerisi suç işlese kendilerine yönelik düşmanlık dalgasının ortalığı sardığını fark ediyordu(**). Hele Ankara Altındağ’daki olaylardan (ırkçı nefret ile Suriyelilerin iş yerleri ve evleri yağmalandı, sokakta görülenler darp edildi) bayağı panik olmuşlar ve moralleri bozulmuştu.

Bir de bazı ırkçı politikacıların televizyonda ve sosyal medyada ağızlarından salyalar akarak,  ‘Suriyeliler defol’ tarzındaki sözleri onu ve ailesini daha da yaralıyor, darlaşıyor ve hafakanlar içinde kalıyordu. Aklına TV ekranlarından gördüğü Halep’in taş üstünde taş kalmamış binaları ve zalim Esed’in masum insanlara keskin nişancılarla mermi yağdırıp bombalar atması geliyordu. Yarım milyon vatandaşı can vermiş, daha fazlası sakat kalmıştı. 10 milyona yakın insan ise ülkelerini kendi gibi terk ederek mülteci durumuna düşmüştü. Nasıl dönerdi o cehenneme?

Dünyanın yaşanmaz olduğunu düşünmeye başlamıştı. Derken birkaç gün önce şu haber tek sütuna ve birkaç cümle halinde medyaya yansıdı: “Suriyeli tekstil işçisi Mahir dördüncü kattaki işyerinden atlayarak intihar etti.”

Mevla rahmet eylesin. Onun hayatına son vermesinde hepimiz, hatta tüm insanlık suçlu…

(*) Aynen vuku bulmuş bu olay isimler değiştirilerek aktarılmıştır.

(**) İçişleri Bakanlığı’nın verilerine göre Türkiye’de suç işleme oranı genel olarak % 2.5 iken bu oran Suriyeli sığınmacılar için % 0.8’dir. Bu düşük orandaki işlenen suçun da önemli bir kısmı kendileri gibi sığınmacılara karşı işlenmiştir. 

ATİLLA ÖZDÜR ABİMİZİN ARDINDAN

1980’lerden beri tanışır ve yakın dostluk ederdik. Çileli bir hayatı olmuştu. Melek tabiatlı, merhametli ve içli biriydi. Çok sevdiği eşi vefat edince çok üzülmüş, bayağı sarsılmıştı. 

Gazetemizdeki yazıları kıvrak bir zekânın, geniş bir hayat tecrübesinin, sağlam bir imanın ve engin bir kültürün ürünüydü. Son günlerine kadar yazdı. Rabbim merhametiyle muamele buyursun…

 

Yorumlar

(18)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Bekci murti

28 Ağustos 2021 22:55

Ben esenyurtta kızımi bakkala bile yollayamiyorum yollar afgan suriyeli zenci erkeklerle dolu.

ZAHTER

28 Ağustos 2021 22:13

ÖLEN SURİYELIYE ALLAH RAHMET EYLESİN ANCAK KISA VE NET SÖYLÜYORUM CEVREMDE HERKES SURIYELİ İSTEMİYOR  

Vatandas

28 Ağustos 2021 21:09

Gidecekler onları getirenlere birlikte

Ak vatandaş.

28 Ağustos 2021 20:40

Bizim yazarlar korunaklı,güvenlikli sitelerde oturduğundan olsa gerek sade vatandaşla irtibatı kesti. 

T.C VATANDAŞI.

28 Ağustos 2021 19:34

Sayın Dinçer ve okur rumuzlu arkadaş,bizim yaptığımız ensarligin Dünyada örneği yok. 

Dertli vatandaş.

28 Ağustos 2021 18:25

Milyonlarca suriyeli yüzünden,daha yüksek kira,daha düşük ücrete razı olan yüzbinler ne yapsın.

Süleyman Sırrı Dinçer

28 Ağustos 2021 18:11

Sevgili Doktor Sefa Saygılı gerçekten üzücü bir durum.Maalesef iyi ensar olamadık son yüzyıl bize iyi hasletlerimizi unutturup narkozlu mankurtlara dönüştürdü.Aşağıdaki yorumların bazıları ise üzüntümü daha da pekiştirdi.Kaleminize sağlık. Saygılar ve sevgiler.

nurettın

28 Ağustos 2021 18:07

imtihan dünyası ahiret inancı olmayınca dinini de bilmiyor allahın resulü buyurdu iman etmedikçe cennete giremezsiniz birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olmazsınız anlaşılan şeytan cehennemi dolduracak

Okur

28 Ağustos 2021 17:58

Türkiye ve Suriye Osmanlı toprağıdır halkları akrabadır kültürel olarak birbirine çok benzerler Suriye'de yaşamak istemiyenler Türkiye'ye gelsin.  

T,C VATANDASI

28 Ağustos 2021 17:52

Bu suriyeliler konusunda çok kızgın,çok öfkeliyim.Yaşım elliyi geçti.Yok ırkçı yok faşist değilim. 

Sefa Saygılı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle