--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Süresiz nafaka ve nafaka hapsi kaldırılmalıdır

Sefa Saygılı
Sefa Saygılı
25

Ilımlı feministlerin dahi haksızlık olarak gördüğü süresiz nafaka ve nafaka hapsini maalesef içimizdeki taklitçi feministler hararetle savunmaktadırlar. Özellikle son yirmi yılda, 3. dalga feminist ideoloji taraftarları yasaların değiştirilmesine doğrudan etki etmişlerdir. Medeni Kanun, Ceza Kanunu ve dünyada eşi ve benzeri bulunmayan 6284 sayılı yasa feminist önderlerin çıkarttırdıklarını iddia ettikleri yasalardır. Yeni devrim yasalarının uygulama sonuçları olarak aileler dağıldığını, boşanmalar ile şiddetin artarak devam ettiğini görüyoruz.

Anayasa’da ailenin korunması başlığı altında  “Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır” (m. 41) ilkesi getirilmiştir. Ancak, 2002 yılında yürürlüğe giren Yeni Medeni Kanun, 2005 yılında yürürlüğü giren Ceza Kanunu, 2010 yılında referandumla Anayasanın 10. maddesinde yapılan değişiklikle kabul edilen pozitif ayrımcılık ilkesi, yargıda “kadının beyanı esastır” anlayış ve uygulaması, 2011 yılında imzalanan İstanbul Sözleşmesi ve 2012 yılında yürürlüğü giren 6284 sayılı özel ceza yasasının ilgili bölümleri aile kurumunun insicamını bozmuş, disiplini sağlanamaz hale getirmiştir.

Yoksulluk nafakası (Medeni kanun 175. m) evli eşler arasında geçerli olan ve boşanmadan sonra karar verilen nafakadır. Yoksulluk nafakası 1988 yılından önce bir yıl olarak uygulanmasına rağmen Türk Medeni Kanun’unda 12 Mayıs 1988 yılında yapılan değişiklikle SÜRESİZ hale getirilmiştir. 2002 yılında kabul edilen yeni Türk Medeni Kanun’unda da aynı görüş kabul edilerek süresiz nafaka uygulaması devam ettirilmektedir. Yoksulluk nafakası ile birlikte boşanma aşamasında TEDBİR NAFAKASI ve müşterek çocuklar için İŞTİRAK nafakası düzenlenmiştir. Nafaka yükümlülüklerini yerine getirmeyen nafaka borçlusu hakkında nafaka alacaklısının şikâyeti üzerine İcra ve İflas kanunu 344. m. gereğince 3 aya kadar tazyik hapsine karar verilmektedir.

Süresiz yoksulluk nafakası (MK. 175. M.) ve ödenmemesi halinde 3 aya kadar tazyik hapsi cezası (İ.İ.K. 344. m.) sebepsiz zenginleşmeye, emeksiz ücrete neden olduğu gibi yoksulluk nafakası bağlanan bir kısım kadınlar süresiz nafaka haklarının ortadan kalkmaması için kayıtdışı (sigortasız) çalışmakta, mal varlıklarını ve gelirlerini gizlemektedirler. Süresiz nafaka almaya devam etmek amacıyla yeni resmi bir evlilikten kaçınarak evlilik dışı ilişkilerin yaşandığı örneklerle karşılaşmaktayız. Nafaka ödeyen eş ise gelir yetersizliğinden yeni bir evlilik imkânını kaybetmektedir. Bu uygulamalar sonuç itibariyle ahlaki çöküntüye, husumet ve şiddetin artmasına sebebiyet vermektedir. 

Yürürlükte bulunan yasa ve yerleşik yargı kararları bu şekilde devam ettiği takdirde, süresiz nafaka ile tazyik hapsi kararları karşısında ödeme güçlüğüne düşenlerin mağduriyetlerinin giderilmesi mümkün olamayacaktır. İşini kaybeden, ödeme güçlüğüne düşerek nafaka bedellerini ödeyemeyenler hapis cezası ile karşılaşmaktadırlar. Dünyada en katı ve keskin olarak ülkemizde uygulanan, adeta bir zulme dönüşmüş olan süresiz nafaka ve tazyik hapsinin kaldırılması elzemdir.

TÜİK verilerine göre, evlilikler azalmakta boşanmalar artmaktadır. Edinilmiş mallara katılma yasal rejimi, maddi ve manevi tazminat kararları, süresiz nafaka, tazyik hapsi cezaları ve özellikle 6284 sayılı yasa birlikte değerlendirildiğinde boşanma bir kısım kadınlar bakımından cazip hale gelmiştir. Pozitif ayrımcılık ve kadının istihdamı teşvik politikaları karşısında yoksulluk nafakası azami bir yıl ile sınırlandırılmalıdır.

Çocuklar adına hükmedilen iştirak nafakası da, nafakaya karar veren mahkeme veya Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının İl Müdürlüklerinde oluşturulacak birimler aracılığı ile her yıl alınan nafaka bedellerinin harcama dökümlerinin sunulmasının sağlanarak denetim altına alınmalıdır. Nafaka bedelini amacına aykırı kullanan hakkında cezai yaptırım uygulanarak çocukların istismarı engellenmelidir. Süresiz nafaka ve iştirak nafakasının denetimsiz bırakılması telafisi imkânsız mağduriyetler doğurmaktadır. 

Amaç; kolay boşanma ve boşanan eşler arasındaki hukuki ihtilafların bitirilerek sağlıklı evliliklerin önünü açmak suretiyle şiddetin ortadan kaldırılması olmalıdır. Siyaset, bu denli derin toplumsal yaraya çözüm üretememektedir. Teklifler, çare ve çözümler radikal feminist örgütlerin muhalefeti karşısında dinlenmemektedir. Asıl olan, ailenin dağılmaması, çocukların korunması ve şiddetin önlenmesidir.

HÜSEYİN HARPUTOĞLU HOCAMIZ

Sakarya Akyazı’nın manevi dinamiklerinden, kendini İslam’a hizmete adamış, binlerce talebe yetiştiren muhterem Hüseyin Harputoğlu hocamız Hakka yürüdü. Rabbimiz rahmetiyle muamele buyursun, bizleri de şefaatine nail eylesin…

 

Yorumlar

(25)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Muzaffer

25 Aralık 2020 21:41

Sefa bey bizleri ancak sizin gibi aydın insanların kalemi bu nafaka belasından kurtarabilirsiniz. Lütfen sesimizi kaleminizle duyurun. Milyonlarca erkek nafaka yasasını kullanan kadınlar tarafından kullanarak hayatlarımızı mahvediyor. 45 yaşındayım bir tatile gidemedim, bir yatırım yapamadım, bankada geleceğim için 500 tl bile birikmişim yok. Geleceğimiz yok. Geçen ay yine icra yolu ile geriye dönük nafaka artırım davasından 12.000 tl kredi çektim 1 yıl daha ödeyeceğim. Üzerine nafaka da ödüyorum ödeyemeyince hapise gidiyoruz katillerle hırsızlarla aynı koğuşta yatıyoruz

Mehmet

16 Aralık 2020 23:01

Bu adaletsizliğe göz yuman herkes. Alın terimizi başkalarına peşkeş çeken herkesi Allah'a havale ediyorum. 

Güven İnanç

14 Aralık 2020 14:38

20 yılda insanlar emekli oluyor hangi zihniyetle bir erkeğe evlendi diye cezalandırıp 20 yıldan fazla bir ömür boyu nafaka ödettirebiliyorsunuz. Evlenmekte boşanmakta hak. Adam öldüren 20 sene cezalandırılmıyor.  

Ekrem Akipek

13 Aralık 2020 17:35

Süresiz nafaka insanlık dışı bir ceza. Bunu savunanları bu kanunları koyanları Allah a havale ediyorum. 19 yıldır ödüyorum. Ve her yıl katlanıyor.

yazma dostum

13 Aralık 2020 16:19

Bütün bunların sorumlusu bu ülkeyi yaklaşık 20 yıldır yöneten Cumhurbaşkanı ve onun partisidir.  

Cüneyt

13 Aralık 2020 10:50

Kadın cinayetlerinin esas sorumlusu bu kanunu devam ettiren yetkilileri. Anlaşamayan Kadın erkek ayrılıp herkes kendi yoluna gidecekken devlet yetkililerinin hayır siz ayrılamazsınız nafaka ile ömür boyu birbirinize hukuğunuz olacak bağınız olacak diye ısrar etmesidir. Tabi kadında para olunca erkeğe dünyasını zehir ediyor. Erkekte sürekli icralar, nafaka artırım davaları, avukat masrafları, hapis cezaları derken delirip kendini buralara sürükleyen boşandığı kadına saldırıyor. Bu kadar basit

azmantuya karşı:

13 Aralık 2020 01:13

Süresiz nafaka kaldırılıp; süresiz falaka ihdas edilmelidir diye düşünüyorum

yaz dostum

12 Aralık 2020 23:22

Bütün bunların sorumlusu bu ülkeyi yaklaşık 20 yıldır yöneten Cumhurbaşkanı ve onun partisidir. Bu millet hiçbir kimseye nasip olmayacak bir desteği 20 sene boyunca Cumhurbaşkanına ve AKP'ye bunlar için vermemiştir. 

Dürüst adam

12 Aralık 2020 22:14

Müslüman ülkesinde kafir yasası ile yönetiliyoruz . Bir daha oy falan yok.

Mahşer

12 Aralık 2020 21:51

Aileyi böyle yıkan ve sosyal yapıyı kökünden zehirleyenler. Bu kafir yasaları yapıp uygulayanlar ilahi hesabı unutmuş olmalı.

Sefa Saygılı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle