Meral Akşener’in yeni iletişim başkanı
Medyada yer alan habere göre; İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partinin iletişim danışmanlığı görevine Ali Atıf Bir’i getirmiş.
İYİ Parti kulislerinden edinilen bilgilere göre Ali Atıf Bir’in partide iletişim danışmanı olarak göreve başladığı, ilerleyen günlerde de İYİ Parti’nin tanıtım işlerini yapan Faruk Acar’ın yürüttüğü projeleri de Bir’in yapacağı öğrenilmiş. Hâlbuki Faruk Acar göreve geldiğinde de, “Ak Parti yandı, bitti” gibi söylemlerde bulunulmuştu.
Ali Atıf Bir’in sesi epeydir duyulmuyordu. O yüzden tanıtmak şart oldu. Sayın Akşener bile belki de bilmiyordur iletişim danışmanının özelliklerini.
Ali Atıf Bir FETÖ’cü Bugün gazetesinin köşe yazarı
Uzun süre FETÖ’nün Bugün gazetesinde köşe yazarlığı yapan Ali Atıf Bir, 2015 yılında İstanbul Şehir Üniversitesi rektörlüğüne atanırken paralel gazetedeki yazılarına son vermişti.
28 Şubatçı Ali Atıf Bir’in 16 Nisan 2006’da Hürriyet gazetesinde kaleme aldığı yazısında, açıkça başörtüsü düşmanlığı yapması da hafızalardaki yerini koruyordu. Şöyle diyordu bu yazıda:
“YÖK türbanla mücadelede sonuna kadar haklı. Türban üniversiteye girerse Türkiye şeriatla savaşı kaybeder, 100 yıl geriye gider. (AKP’nin ılımlı İslami yönetimi altında zaten elli yıl geri gittik de, bir yüz yıl daha demek istiyorum!)”
“İşte okulları, dershaneleri, televizyonları, gazeteleri, radyoları, marketleri, inşaat şirketleri, bankaları… AKP iktidarının verdiği “ılımlı İslam” gazı, cesareti ve göz yumması ile büyüdükçe büyüyor, iyice arsızlaşıyor.”
“Bilmem ne demek istediğimi anlatabildim mi? Tarikat, cemaat, din deyince bir tür iş adamları ellerinde avuçlarında ne varsa paraları akıtıyorlar. Din baronları bu paralarla bir eli yağda bir eli balda yaşayıp, İslami bir devletin alt yapısını içten içe hazırlıyorlar.
Gerçekten paraları aydınlığa, çağdaşlığa, bilime, yüzü batıya dönük değerlerle eğitime yatıracakların ise heveslerini kırmakta üstümüze yok. Sonra da “Vah vah ülkeyi tarikatlarla cemaatlara teslim ettik” deyip duruyoruz.
Daha durun, bunlar hiçbir şey… İran’da da yıllarca bu aymazlık devam etmişti..”
•
Stratejik derinlik uzmanı, şimdinin Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun İstanbul Şehir Üniversitesi Ali Atıf Bir’i bu durumuyla keşfetti ve rektörlüğe getirdi.
Bu atanma kararı üzerine öğretim üyelerinden bazıları istifa ettiler ve işin ilginci kız öğrenciler başörtüsü karşıtı rektörün aleyhine eylemlere başladılar. Bu yüzden rektörlüğü uzun sürmedi.
Ancak irtica avcısı Ali Atıf Bir’in yazdıkları bundan ibaret değildi. Şaşılacak bir husus da irticayı yaygınlaştırmak için yapılan ‘önemli bir icraatı’ aynı yazısında şöyle anlatıyordu:
“İş çocuklara tuvalet kâğıdının yanında taharet musluğu, tesettürlü Barbie satmaya kadar vardı. Önemli hedefleri çocuklar, gençler ve kadınlar. Yani eğitim. Beyinler yıkandıkça da Türkiye’de laiklik kurumunun işi iyice zorlaşıyor. Hem de çok.”
Evet, Ali Atıf Bir tuvaletlerdeki taharet musluklarını irticanın göstergesi sayıyor ve uyarıyordu. Yani taharet musluğu olan tuvaletlerde irtica güç kazanırmış. Bunu söyleyen de bir profesör üstelik.
Taharet musluğuna karşı çıkan ve bunu irtica ile mücadele yöntemi olarak gören bu zata şimdi soruyoruz:
*Danışmanı olduğunuz İYİ Parti’yi ve başkanı Sayın Meral Akşener’i de bu fikirlerinizden yararlandıracak mısınız? Parti seçim beyannamesine bu konuyu vaad olarak koydurmayı düşünüyor musunuz?
*Genel merkeze ilk gidişinizde hemen tuvaletlerde temizlik için bulunan suyun kaldırılması tavsiyesinde bulunacak mısınız?
*“Temizlik, rahatlık önemli değil. Tuvaletlerdeki taharet musluklarını iptal etmezseniz irtica buraya da gelir, önemli olan budur” diyecek misiniz?
*Su ve temizlikle irtica nasıl gelir, bir de bunu açıklasanız da aydınlansak?
Sayın irtica uzmanı ve İYİ Parti’nin yeni danışmanı Prof. Dr. Ali Atıf Bir’den cevap bekliyoruz.
İnanın sözün tükendiği yerdeyiz.







