• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Sefa Saygılı
Sefa Saygılı
TÜM YAZILARI

İstanbul’un Fethinin 571. Yılında: Gazi Sultan Fatih romanı ve gençliğin model arayışı

01 Haziran 2024
A


Sefa Saygılı İletişim: [email protected]

 

Gazetemizin eğitim yazarı ve romancı Ali Erkan Kavaklı, yeni romanı Çağ Açıp Çağ Kapatan Gazi Sultan Fatih’te, Osmanlı Devleti’nin cihan devleti oluş serüvenini anlatıyor. Kayı aşiretinden dünya devletine giden süreci okumak keyifli olduğu kadar öğretici de... 

Osmanlı’yı cihan devleti yapan ilk on sultanın ömrü at sırtında geçmiş, hiçbiri sarayda oturmamış. 

Osman Gazi’den itibaren atalarımız okula, ilme ve hocalara önem vermişler. Osmanlılar, özellikle Fatih döneminde askerî güç kadar bilim, sanat, adalette de zirveye ulaşmışlar. Bilgiyi, cesareti, güzel ahlakı birleştirmişler; devleti zaferleriyle taçlandırmışlar. Başarı çağı Fatih ile zirveye ulaşmış.

Fatih, çok özel bir eğitim almış; 8 dil öğrenmiş. Anadili Türkçe olmak üzere Slavca, Yunanca, Arapça, Farsça, Latince, İbranice, Keldanice ve İtalyanca bilmekteydi. 

Osmanlılar bilginlere çok önem vermişler, devletin gelişip ilerlemesinde ilmin çok önemli olduğunu biliyorlardı.

Başarı çabaya âşıktır. Fatih Sultan Mehmet Han çok gayretli bir sultandı. Hayatı boyunca dur durak bilmiyor, seferden sefere koşuyor. Zafere ulaşmak için her türlü tedbiri alıyor, aklını ve şûrayı çok iyi kullanıyordu. 

Çok büyük zorluklarla karşı karşıya kalmış Fatih. Ülkenin hem doğusunda hem batısında düşmanlarla savaşmak zorunda olduğunu gördü. Batıya seferler yaptığı zaman, doğu cephesinde Karaman Oğulları, Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan, Trabzon Rum Devleti tarafından sıkıştırılıyor. Böyle durumlarda Fatih, doğudaki düşmanlarına elçiler gönderiyor, barış istediğini söylüyor, barış görüşmeleri yapıyor, onları oyalıyor. Doğuya sefer yapacağı zaman Venediklilere, Sırplara, Arnavutlara, Macarlara elçiler gönderiyor, barış görüşmeleri sürdürüyor. 

Peygamberimizin (sav) müjdelediği fethi gerçekleştirmek için yola çıkmış, fetihten sonra İslam’ı yayma gayreti ile durmadan çalışmış. 

Fatih, çok cesur bir hükümdar, savaşlarda canını ortaya koymakta tereddüt etmemiş. Belgrad kuşatması sırada ani bir Sırp hücumu karşısında ordusu gerileyince tek başına hücuma kalkmış, yaralanıncaya kadar savaşmış. Sultanın ileri atıldığını gören vezirler ve askerler hücuma katılmışlar ve yaralanan sultanı korumaya almışlar. Böylece Fatih, “gazi” olmuş.  

Fatih, devlet işlerinde istişareye çok önem veren bir hükümdar, önemli kararları divanda görüşerek devlet adamları ile birlikte alıyor.

Ömrünü at sırtında geçirmiş. Sarayda saltanat sürmeyi hiçbir zaman düşünmemiş. 

Adalet mülkün temelidir. Fatih’in adalete çok önem verdiğini görüyoruz. İstanbul’u fethettikten sonra şehre kadı (hâkim) tayin ediyor. Hâkimin verdiği kararlara kendisi de uyuyor. 

Romanda Fatih’in adalete verdiği önemi gösteren çok önemli bir olay anlatılır:

Sultan, Ayasofya’dan daha yüksek kubbeli bir cami yaptırmak istiyor. Uzun sütunlar buluyor, mimara teslim ediyor. İnşaat sırasında Rum mimar, kıskançlıkla sütunları kestiriyor ve caminin kubbesinin Ayasofya’yı geçmesini engelliyor. 

Sütunların kısaltıldığını gören Fatih, çok kızıyor, mimarın ellerini kestiriyor. Mimar, hâkime başvuruyor; Hâkim Hızır Çelebi, Fatih’i haksız buluyor ve ellerinin kesilmesine hükmediyor. Sonuçta mimar, ellerinin diyetini istiyor ve Fatih ile anlaşma yoluna gidiyor. 

Fatih, kendi tayin ettiği bir hâkim olan Hızır Çelebi’nin kararına uyuyor. Mimara diyet ödediği gibi maaşa da bağlıyor.  Fatih’in İslam’ın emri gereği adalete önem verdiğini öğrenen Rum mimar, Müslüman oluyor. 

Devleti ayakta tutan şey adalettir. Bu sebeple Osmanlı Devleti, Türk devletleri içinde en uzun ömürlü olanıdır. 

Roman bize, Allah yolunda cihat etmenin önemini anlatıyor. Fatih, padişah olduğu 30 yıl boyunca attan inmemiş.  

Romandan Haçlı zihniyetinin her dönemde aynı olduğunu öğreniyoruz. Hıristiyanlar fetih sırasında olduğu gibi sonraki dönemde de birbirlerini destekliyorlar. Özellikle Cenevizliler, ikiyüzlü politikalar takip ediyorlar. Bir yandan Fatih’i destekler görünüyorlar öte yandan Bizans’a destek vermekten çekinmiyorlar.  

Fatih, o dönemin bütün büyük devletlerini geçmeyi hedef edinmiş. Düşmanlarından daha güçlü ordular kurmuş, silah sanayisine önem vermiş, düşmanlarından daha üstün toplar döktürmüş hatta düşmanda olmayan silahlar icat etmiş. Meselâ havan topunun mucidi Fatih’tir. 

Yazarın temiz, akıcı bir Türkçesi var, şair bir sultanı anlattığını hissettiriyor. Ali Erkan Kavaklı dostumuza bu muhteşem eserinden dolayı teşekkürlerimizi sunuyor, onu tebrik ediyoruz.

 Not: Gülhane yayınları arasında neşredilen Çağ Açıp Çağ Kapatan Gazi Sultan Fatih romanını özellikle gençlere tavsiye ederim. Gençlerimiz atalarını tanımalı, onların başardığı büyük işleri öğrenmeli ve büyük işlere imza atmayı akıllarına koymalılar. 

(Kitaba ulaşmak için 0212 – 491 19 03 ; [email protected] )

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Romancı

Tarihin roman olarak sunulması özellikle gençlerimize örnek olunacak idealist kahramanların anlatılmas her kalede önemli kavaklıyı tebrik ederim gençlerimiz gerçek kahramanları tanımazsa sahte kahramanların peşinden gidebilir aşiretten cihan devleti yapan atalarımız Osmanlıları iyi tanımlı ve tanıtmalıyız kıymetli doktor bu güzel yazı için sizi tebrik ederim

Romancı ve Tarih

Tarihi kahramanları roman kahramanı yapmak önemli gençlere tarihi kahramanlarını böyle daha kolay sevdirebiliririz Fatih Osmanlı devletini cihan devleti yapan bir hükümdar gençlerimiz onu iyi tanımalı örnek almalı doktor bu güzel yazı için teşekkür ederim tebrikler
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23