--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İstanbul Sözleşmesi korosu

Sefa Saygılı
Sefa Saygılı
10

 

Gündemi sarsan çocuk istismarı davası, bağlamından koparılmaya çalışılmaktadır. 

Atılı suçun karşılığı olan ceza ancak bağımsız mahkemelerce; seri, adil ve doğru yargılama sonucunda verilecektir. Hatta suç sabit görüldüğünde yoğunluğu dikkate alınıp kök cezadan ayrılarak cezanın en üst sınırından verilebilir. Hukukun temel ilkesi olan suçun şahsiliği ilkesi kapsamında hareket edilmelidir. 

Atılı suçun sanıklarının yargılanmaları devam ederken kurum ve kuruluşların töhmet altında bırakılması doğru değildir. Sonuçlara odaklanırken sebepler göz ardı edilmemelidir.

Çocuk istismarı davasının ceza yargılaması kapsamı dışına taşınması suretiyle din ve dindarlar nefret aracı haline getirilmek istenmektedir. İlim vakıfları ve dernekleri ile yurtların kapatılmasını isteyenlerden tutun da, feminist ve LGBTİ bireylerinin manifestosu olan İstanbul Sözleşmesi’ni geri getirmeye çalışanlar koro halinde saldırmaktadırlar. 

Toplumumuzda ahlaki çöküntünün emareleri görülmeye başlamıştır. “İnsanlar yasalara göre davranır” gerçeğiyle, öncelikle aileyi ve toplumu tahrip eden yasalardan kurtulmalıyız. Fuhuş, yeni ceza yasasıyla suç olmaktan çıkarılmıştır. Türkiye’de 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu ve 5326 Sayılı Kabahatler Kanunu’nda fuhuş yapmak suç ve kabahat olarak düzenlenmemiştir. Fuhuş yapan kişiler (kadın ve erkek ile LGTBİ mensupları) suç faili olarak tanımlanmamaktadır.

Anayasa Mahkemesi, bir travestinin başvurusunu  “Fuhuş yapmak 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nda suç olarak tanımlanmadığından ve 5326 Sayılı Kanun’un hiçbir hükmünde fuhuş amacıyla başkalarını rahatsız etmek fiili de kabahat olarak belirtilmediği” gerekçesiyle haklı bulmuştur. Feminist örgütlerin; fuhuşla, ahlaki çöküntüyle, teşhircilik ve müstehcenlikle mücadele etmediklerini görmekteyiz. Üstelik feministlerin peşine takılmış bir kısım kişiler de sorunun esasını ıskalamaktadırlar. Sözde kadın ve LGBTİ haklarının savunuculuğu iddiası ile temel değerlerimizi tahrip etmektedirler.

Özellikle televizyonlarda gündüz kuşağında izlenme rekorları kıran müptezel programlar; ahlaksızlığı, fuhşu, zinayı ve sadakatsizliği normalleştirmektedir. 

Kocasını ve çocuklarını bırakıp sanal âlemde tanıştığı erkeklere kaçanlar, birden fazla erkekle beraber olup doğan çocuğunun babasını DNA testi ile arayanlar sıradan bir olaymış gibi sunulmaktadır. Maalesef bu programların çoğu da ahlakı ve aileyi koruması beklenen kanallarca yapılmaktadır. Teşhir edeyim derken ahlaksızlık teşvik edilmektedir. Sigara ve alkole uygulanan kısıtlamalar ahlaksız, sapkın programlara, dizi ve filmlere de uygulanmalıdır.

Aile bakanlığının temel görevi ailenin ve ahlakın korunması olmalıdır. Elbette mağdurların yanında olmalı; özellikle çocuğu, kadın ve erkeği şiddetten korumaya yönelik önleyici ve koruyucu tedbirler almalıdır. Ancak uygulamada aile kurumu dışındaki kadınlar hakkındaki davalara müdahil olmaktadırlar. Hatta Aile Bakanlığı’nın magazin dünyasının figürlerinin peşine takılmalarını anlamakta zorluk çekiyoruz. 

İstanbul Sözleşmesi’nin türevi ve uzantısı olan 6284 sayılı kanunun 20. m 2.f. gereğince açılan davalara Aile Bakanlığı’nın müdahil olarak katılması kuvvetler ayrılığı ilkesine aykırı olduğu kanaatindeyiz. 

Bu bakış açısıyla diğer suçlardan açılan davalara da Adalet Bakanlığı’nın veya İçişleri Bakanlığı’nın da müdahil olması sonucunu doğurur. Yargı bağımsızlığı zedelenmemelidir.

Toplumu kemiren ahlaki çöküntüye çare olarak öncelikle aileyi ve insanı tahrip eden ithal yasalardan kurtulmalıyız. Fuhuş suç olarak tanımlanmalıdır. Teşhircilik ve müstehcenlik engellenmelidir. Müptezel yayınları durdurmalıyız. Aile Bakanlığı, feminist politikalardan uzaklaşarak; Anayasada tanımı yapılan ailenin korunmasına, huzur ve refahına, çocukların istismar ve şiddete uğramaması yönünde önleyici ve koruyucu tedbirler almaya odaklanmalıdır. Toplumu, aile ve ahlakı korumak öncelikli görevimizdir. 

 

Yorumlar

(10)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

xxxxx

18 Aralık 2022 03:04

Deva partisinden çıktı, birisi evli bayanın evli erkekle ilişkisi normal dedi.

;;;;;;;;;

18 Aralık 2022 03:02

İstanbul sözleşmesini ahmet Davutoğlu Milletin başına bela etmiştir, muhalefet iptal ettirmek için Mahkemeye koştu, gelirlerse ALLAH cc korusun tekrar İstanbul sözleşmesini getireceklermiş, muhalefetin istediği

xxxxx

18 Aralık 2022 02:57

ekrem imansızoğlu lgbt kursu açtı, zorunlu çalışanlarına

xxxx

18 Aralık 2022 02:55

Tescilli yalancı kemal kılıçdaroğlu'nun ilk işi eşcinsellere haklarını vermekmiş. İstanbul'da bilboardlara asıldı afişler

ali erkan

17 Aralık 2022 22:45

Aileyı korumak, ahlakı korumak esas alınmalı, müptezeller aileye dava açtırdılar. Aile kurumuna dava mı açılır? Anlaşmazlık varsa önce anlaşmayı sağlamak için hakem kurulu devreye girmeli. Fuhuşu suç olmaktan çıkartanlar evliliği cezalandırmak için bütün gayretleriyle uğraşıyorlar. Bundan sonra evlenecikler bin kere düşünür. Mahkemeye şikayetle aile korunmaz. Dr çok haklı tespitler yapıyor.

BAHATTİN

17 Aralık 2022 21:17

İstanbul sözleşmesinin kadını koruyan maddelerini niye istemiyorsunuz?

İstanbul sözleşmesini

17 Aralık 2022 15:50

İstanbul sözleşmesini başımıza bela eden AKP değilmi neyin kafası bu arkadaş ya

reha ozan öşürgil

17 Aralık 2022 11:31

1-evlilik programları yerine gelen bu format sayın yazarın dediği gibi aileyi desteklemesi beklenen kanallarda atbaşıda değil jetbaşı olmuşsa o evlilik programları iyiki kalktı demeye dilim dolaşıyor artık 2- aile sahasında iktidar imkanlarıyla aileyi tahrip eden hertürlü sörf jest ve mimik kaş göz imparatorluğu kurulmasını reddediyor reddediyor reddediyorum reddediyorum 3-reddediyorum söylemini sayın ali babacandan öğrenmiş olsamda onunda ayrı blok kurmayıp masada olmasını reddediyorum 4- evlilik programlarının kaldırıldığı günü yerine bu daha tahripkar format geldiği için kendi zihin dunyamda o günü zafer günü değil kendime ve vatanını seven herkese geçmiş olsun deme günü ilan ediyorum

Salih

17 Aralık 2022 05:18

Sefa hocam söylüyor Sayın Cumhurbaşkanım:Aile(bayan) bakanlığı feminist politikalar uyguluyor. Niye duymuyorsunuz?

sade

17 Aralık 2022 04:32

çok doğru tesbitler. sözleşmeler yasalaşmadığı takdirde hiç bir anlam ifade etmemektedir. sözleşme gereği çıkarılan 6284 kalkmadan sözleşmeden çekilmek sadece kelime oyunu bir kandırmaca olur. aile bakanlığı KURULDUĞUNDAN BERİ AİLE ALEYHİNE ÇALIŞMIŞ. aile yi Korumak güçlendirmek yerine. TAM TERSİ YIKMAK İÇİN HER TÜRLÜ İŞ VE İŞLEMİ YAPMAKTADIR. FEMİNİSTLER ÜLKENİN DEĞERLERİNİ YOK ETMEK VE AHLKASIZLIĞI YAYMAK İÇİN DEVLET İMKANLARINI KULLANMAKTADIR. aileyi yıkma sebeblerinin başında gelen, islamın an büyük günahlardan saydığı kumar, faiz, fuhuş, içki devlet eliyle ve devlet korumasında yaptırılıp ülke kausa sürüklenmektir. ayrıca bunlar her türlü şiddetin ve suçun baş sebebidir. BU ÜLKE DE BUNLAR YASAKLANSA KADINA ŞİDDET ve AİLE SORUNU DİYE BİR SORUN KALMAZ.

Sefa Saygılı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle