--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İstanbul Sözleşmesi kimin eseri?

Sefa Saygılı
Sefa Saygılı
58

Avrupa Konseyi, (İstanbul) Sözleşmesi 11 Mayıs 2011 tarihinde dönemin Dışişleri Bakanı sıfatıyla Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu tarafından imzalanmış ve 14 Mart 2012 tarihinde TBMM’de oybirliği ile kabul edilip onaylanarak, 1 Ağustos 2014 tarihinde de yürürlüğe girmiştir. 

İstanbul Sözleşmesi, kadını koruma maskesi altında ahlakı yok edeceği, aile değerlerini tahrip edeceği ve cinsiyet ideolojisi -feminizm ve LGBTİQ+- dayatacağı gerekçeleri ile Rusya Federasyonu, Bulgaristan, Hırvatistan ve Macaristan’da reddedilmiştir. Maalesef Türkiye’de ise kamuoyunda ve Meclis’te tartışılmaya bile fırsat verilmeden - muhafazakârların eliyle- sunularak kabul edilmiştir. Dünya sistemi neyi, nerede, kimin eliyle yaptıracağını iyi hesap ediyor.

İlk imzanın Türkiye tarafından İstanbul’da gurur ve iftiharla atıldığını açıklayan Sayın Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu “Benim onurla imzaladığım, belki de Dışişleri Bakanlığı’nda en fazla gurur duyduğum olay, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Başkanlığı dönemini Türkiye adına üstlendiğimde, Bakanlar Komitesine ilk yaptığım teklif; daha sonra İstanbul Sözleşmesi olarak anılacak olan kadınlara karşı şiddet ve aile içi şiddete karşı uluslararası sözleşmeyi hazırlamamız oldu. Bu sözleşmeyi genel başkanlığımız zamanında İstanbul’da imzaladık ve bu İstanbul Sözleşmesi olarak biliniyor. Ve bu sözleşmenin ilk imzasını ben attım…” diyerek sözleşmenin kendi eseri olduğunu ilan etmiştir.

İstanbul Sözleşmesi; başta LGBTİQ+ bireylerinin cinsel özgürlüklerini sağlayan ve toplumsal cinsiyet ile eşcinselliği teminat altına alan, kadın hakları ve kadına karşı şiddet gerekçelerinin ambalaj olarak kullanılarak taraf ülkelerin sözleşmeye aykırı kültür, töre, din, gelenek ve namus kavramlarının kökünün kazınmasını emreden zehirli bir meyvedir.

İstanbul Sözleşmesi’nin uygulama yasası olan 6284 sayılı yasa ise -Ahmet Cevdet Paşa ve Mecelleye dil uzatan, İslam Hukuku yoktur diyen, Mahmut Esat Bozkurt’un yolunda ilerleyen- Prof. Dr. İzzet Özgenç tarafından hazırlanarak 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne denk getirilmek suretiyle 2012 yılında yürürlüğe girmiştir.

İstanbul Sözleşmesi ile uzantı yasası olan 6284 sayılı yasaya karşı halkımızın uyanarak tepki göstermesi üzerine hazırlayan/imzalayan failler, inkâr veya tevil etmeye başlamışlardır. Sayın Ahmet Davutoğlu 21 Mayıs 2020 tarihinde AKİT TV’de katıldığı programda özetle; “Siyasi iradenin istek ve talebi doğrultusunda imzaladığını, kendisinin hazırlamadığını, Avrupa Konseyi dönem başkanı sıfatıyla imzaladığını, tüm partilerin (HDP, CHP, MHP dâhil) desteklediğini, sözleşmenin orijinal adının İstanbul olmadığını, Nahide Opuz cinayeti dolayısıyla AİHM tarafından verilen kararın etkili olduğunu, Aile Bakanlığı ve Adalet Bakanlığının desteklediğini ve asıl sorunun 6284 sayılı yasa olduğunu..” açıklamıştır. 

Sayın Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu, muhafazakâr camiada yetişen ender kalite şahsiyetlerden biridir. Başarılı eğitim hayatı -İstanbul Erkek Lisesi, Boğaziçi Üniversitesi- iyi derecede 4 yabancı dil bilmesi  -İngilizce, Almanca, Malayca, Arapça- ve akademisyenliği, eserleri ile stratejik derinlik - sıfır sorun politikalarını üreten, Dışişleri Bakanlığı, AK Parti Başkanlığı ve Başbakanlık yapan bir kişinin İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NİN imzalanmasını siyasi iradenin talebi mazeretine indirgeyemeyeceği apaçık ortadadır. İstanbul Sözleşmesi’nin imzalanması gaflet, kast veya en hafif ifadesiyle bilinçli taksir olarak ifade edilebilinir. Tekil bir cinayet dosyasının gerekçe olarak alınması pek zayıf bir delildir. AİHM kararı toplumu ifsat edecek bir sözleşmenin kabulüne mazeret tutulamaz.   

Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf’ın sakıncalı bulup imzalamadığı, eşcinsel eğilimlere muhalefet ederek İstanbul Sözleşmesini reddetmesi üzerine görevine son verilmiştir. İstanbul Sözleşmesi ve uygulama yasası 6284 sayılı yasayı kabul ve uygulayacak kişi olarak Sayın Fatma Şahin Aile Bakanı olarak seçilerek atanmıştır. Sayın Fatma Şahin’in atanma/görevlendirme biçimi ve müktesebatı itibariyle sorumlu tutulamayacağı kanaatindeyiz. Kaldı ki Sayın Fatma Şahin’e bilahare bu konulardaki başarılarından dolayı İtalya’da liyakat nişanı verilmiştir.

Sayın Ahmet Davutoğlu, Akit TV programındaki açıklamalarında İstanbul Sözleşmesi’nde gelinen aşamada tasvip etmediği yönler bulunduğunu ve asıl sorunun 6284 sayılı yasa olduğunu dile getirmiştir. Ancak ülkeyi yönetme iddiası ile kurduğu Gelecek Partisi programında ve söylemlerinde İstanbul Sözleşmesi’nin savunulduğunu görmekteyiz. CHP ve HDP’nin, tüm feminist ve LGBTİQ+ örgütlerinin iştahla desteklediği İstanbul Sözleşmesi’nden ve 6284 yasadan Sayın Ahmet Davutoğlu ve partisi kuşku duymamakta mıdır? Bu azim çelişkinin giderilmesi gerekmektedir.

İstanbul’un fethinin rövanşı/intikamı olarak değerlendirilebilecek sözleşmenin kabul/imzalanmasının inançla, kültürle ve irfanla izahı mümkün olmadığından, Sayın Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’ndan İstanbul Sözleşmesinin kabul ve imzasında etkin kişi olması hasebiyle, hatasını kabul etmesini ve pişmanlık duymasını bekliyoruz.

 

Yorumlar

(58)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Yusuf abdullah

13 Haziran 2020 17:53

Hata yapmisiz kaldiracagiz diyemiyormu neden

Celalettin

13 Haziran 2020 14:24

Davutoğlu pişman oldu , özür diledi mesele halloldu mu sayın yazar? O yaptı bu yaptı, onu geç. Çözüm ne , kim bu sözleşmeyi feshedecek. Akp nin böyle bir derdi varsa kurumsal olarak, niye gereğini yapmıyor? Nas mı bu,niye değışmiyor,iptal edilmiyor?

Sayın sefa bey

2 Haziran 2020 23:20

kargaların mahkemesi oldugunu zina yapmanın, cezasını biliyormuydunuz diyor youtubede. Peki ya müslüman olan Türkiyede cezası nedir. Kargalar belki hayvan gözümüzde, zinayı yargılıyor.

Sayın dr sefa bey

2 Haziran 2020 21:36

yeter artık hata anlaşıldı bırakın kimin yaptıgını. Kimsenin gücü yetmiyor çeke çeke bu dert beni öldürür diye, yazmaya devam.

Benim bunun içeliğinden yeni haberim oldu. Bunu kesinlikle kabullenmek mümkün değil. Şiddetle kınıyorum ve tezzamanda bu hatadan geriadım atılmasını bekliyorum.

1 Haziran 2020 17:35

İdarecilerin acilen bu konuyu elealıp, telafisini bekliyorum.

Abdullah

31 Mayıs 2020 00:35

İstanbul sözleşmesi kimin eseri diye birde vatandaşlara sorun hatta ak partili lere sorun bana sorarsan İstanbul sözleşmesi ençok da Akp nin eseri, Kadem in eseri, Aile bakanlığının eseri, Adalet bakanlığın eseri, Reisi cumhur Tayyip Erdoğanın eseridir okadar Şimdi isteyen bu sözleşme ile ve ilgili maddeleri ile övünsün, oy istesin, propoganda yapsın, ihya olsun

Hüseyin

31 Mayıs 2020 00:29

Sayın yazar size dikkat ettim hep aynı numarayı üç beş ayda bir döndürüp döndürüp yazıyorsunuz İstanbul sözleşmesi ile ilgili, aslında bu rezilliğin hiç bir tarafı umurunuzda değil anlaşılan tek derdiniz ve endişeniz İstanbul sözleşmesi denilen aşağılık, ahlaksız, dinsiz, imansız, yerli milli manevi değerlerimize tamamen düşman bir gavur işinin artık kaçınılmaz olan zararlarından, pislliklerinin birilerinin üzerine yapışık kalması korkusudur Hiç boşuna uğraşma milletin ekserisi bu işin enbüyük sorumlularının kimler olduğunu çok iyi biliyor Enbaşta Reis, akp, aile bakanlığı, adalet bakanlığı, kadem ve morçatı dernekleri Siz böyle milleti avanak yerine koymaya çabaladıkça milletin öfkesi size ve bu işin baş sorumlusu olanlara olan nefreti dahada artıyor, artık bu yaptığım yorumu ya yayınlamazsınız yada işinize gelmeyen taraflarını kaldırıp atarsınız İşiniz gücünüz herşeye rağmen her şartta ve ne pahasına olursa olsun Reisinizi ve Partisini yanlışlarını bile savunmak olmuş Allah dan hiç kormaz oldunuz

Adile

31 Mayıs 2020 00:14

Aliye kavaf hanımefendi nin görebildiğini bizler görememişiz ne yazık ki. Tayip Erdoğan ve kendini Müslüman olarak nitelendirilen milletvekilleri nin, yarın ahirette Allah a hesap vereceklerini düşünerek bu yanlışı düzeltmeleri gerekiyor. Vatana hizmet sadece yol su yapmak değil. Bu millet, bir zamanlar ne yolu var Dı, ne ekmeği. Ama ne eğildi ne büküldü, en zor zamanlarda bile, ayakta kalabildi çünkü imanı vardı. Şimdi görüyorum ki bizden bunu almışlar. CHP gelmesin, Hdp gelmesin, o gelmesin, bu gelmesin derken Müslüman zannettiklerimizle bizi yendiler düşmanlarımız. Bu illeti yapanların ve savunanların tarihteki akibetini biliyoru z. Kim hatasında ısrar ederse Allah ın gazabına uğrarlar. Biz müslümanlara da bunun kaldırılması için mücadele etmek düşüyor. İnşallah zafer Allah ve dostlarının olacak.

Yusuf abdullah

30 Mayıs 2020 23:07

Geriye dönülmesindeki engel nedir gündeme getirebilecek gözükmüyor

Suluman

30 Mayıs 2020 22:27

Yahu eskiden imzalanmaya kalksa bizimkiler ayaklanır protestolar başlardı kimsenin sesi çıkmadı çünkü cahil çok şeytan azapta gerek

Sefa Saygılı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle