• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Sefa Saygılı
Sefa Saygılı
TÜM YAZILARI
30 Mayıs 2020

İstanbul Sözleşmesi kimin eseri?

Avrupa Konseyi, (İstanbul) Sözleşmesi 11 Mayıs 2011 tarihinde dönemin Dışişleri Bakanı sıfatıyla Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu tarafından imzalanmış ve 14 Mart 2012 tarihinde TBMM’de oybirliği ile kabul edilip onaylanarak, 1 Ağustos 2014 tarihinde de yürürlüğe girmiştir. 

İstanbul Sözleşmesi, kadını koruma maskesi altında ahlakı yok edeceği, aile değerlerini tahrip edeceği ve cinsiyet ideolojisi -feminizm ve LGBTİQ+- dayatacağı gerekçeleri ile Rusya Federasyonu, Bulgaristan, Hırvatistan ve Macaristan’da reddedilmiştir. Maalesef Türkiye’de ise kamuoyunda ve Meclis’te tartışılmaya bile fırsat verilmeden - muhafazakârların eliyle- sunularak kabul edilmiştir. Dünya sistemi neyi, nerede, kimin eliyle yaptıracağını iyi hesap ediyor.

İlk imzanın Türkiye tarafından İstanbul’da gurur ve iftiharla atıldığını açıklayan Sayın Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu “Benim onurla imzaladığım, belki de Dışişleri Bakanlığı’nda en fazla gurur duyduğum olay, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Başkanlığı dönemini Türkiye adına üstlendiğimde, Bakanlar Komitesine ilk yaptığım teklif; daha sonra İstanbul Sözleşmesi olarak anılacak olan kadınlara karşı şiddet ve aile içi şiddete karşı uluslararası sözleşmeyi hazırlamamız oldu. Bu sözleşmeyi genel başkanlığımız zamanında İstanbul’da imzaladık ve bu İstanbul Sözleşmesi olarak biliniyor. Ve bu sözleşmenin ilk imzasını ben attım…” diyerek sözleşmenin kendi eseri olduğunu ilan etmiştir.

İstanbul Sözleşmesi; başta LGBTİQ+ bireylerinin cinsel özgürlüklerini sağlayan ve toplumsal cinsiyet ile eşcinselliği teminat altına alan, kadın hakları ve kadına karşı şiddet gerekçelerinin ambalaj olarak kullanılarak taraf ülkelerin sözleşmeye aykırı kültür, töre, din, gelenek ve namus kavramlarının kökünün kazınmasını emreden zehirli bir meyvedir.

İstanbul Sözleşmesi’nin uygulama yasası olan 6284 sayılı yasa ise -Ahmet Cevdet Paşa ve Mecelleye dil uzatan, İslam Hukuku yoktur diyen, Mahmut Esat Bozkurt’un yolunda ilerleyen- Prof. Dr. İzzet Özgenç tarafından hazırlanarak 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne denk getirilmek suretiyle 2012 yılında yürürlüğe girmiştir.

İstanbul Sözleşmesi ile uzantı yasası olan 6284 sayılı yasaya karşı halkımızın uyanarak tepki göstermesi üzerine hazırlayan/imzalayan failler, inkâr veya tevil etmeye başlamışlardır. Sayın Ahmet Davutoğlu 21 Mayıs 2020 tarihinde AKİT TV’de katıldığı programda özetle; “Siyasi iradenin istek ve talebi doğrultusunda imzaladığını, kendisinin hazırlamadığını, Avrupa Konseyi dönem başkanı sıfatıyla imzaladığını, tüm partilerin (HDP, CHP, MHP dâhil) desteklediğini, sözleşmenin orijinal adının İstanbul olmadığını, Nahide Opuz cinayeti dolayısıyla AİHM tarafından verilen kararın etkili olduğunu, Aile Bakanlığı ve Adalet Bakanlığının desteklediğini ve asıl sorunun 6284 sayılı yasa olduğunu..” açıklamıştır. 

Sayın Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu, muhafazakâr camiada yetişen ender kalite şahsiyetlerden biridir. Başarılı eğitim hayatı -İstanbul Erkek Lisesi, Boğaziçi Üniversitesi- iyi derecede 4 yabancı dil bilmesi  -İngilizce, Almanca, Malayca, Arapça- ve akademisyenliği, eserleri ile stratejik derinlik - sıfır sorun politikalarını üreten, Dışişleri Bakanlığı, AK Parti Başkanlığı ve Başbakanlık yapan bir kişinin İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NİN imzalanmasını siyasi iradenin talebi mazeretine indirgeyemeyeceği apaçık ortadadır. İstanbul Sözleşmesi’nin imzalanması gaflet, kast veya en hafif ifadesiyle bilinçli taksir olarak ifade edilebilinir. Tekil bir cinayet dosyasının gerekçe olarak alınması pek zayıf bir delildir. AİHM kararı toplumu ifsat edecek bir sözleşmenin kabulüne mazeret tutulamaz.   

Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf’ın sakıncalı bulup imzalamadığı, eşcinsel eğilimlere muhalefet ederek İstanbul Sözleşmesini reddetmesi üzerine görevine son verilmiştir. İstanbul Sözleşmesi ve uygulama yasası 6284 sayılı yasayı kabul ve uygulayacak kişi olarak Sayın Fatma Şahin Aile Bakanı olarak seçilerek atanmıştır. Sayın Fatma Şahin’in atanma/görevlendirme biçimi ve müktesebatı itibariyle sorumlu tutulamayacağı kanaatindeyiz. Kaldı ki Sayın Fatma Şahin’e bilahare bu konulardaki başarılarından dolayı İtalya’da liyakat nişanı verilmiştir.

Sayın Ahmet Davutoğlu, Akit TV programındaki açıklamalarında İstanbul Sözleşmesi’nde gelinen aşamada tasvip etmediği yönler bulunduğunu ve asıl sorunun 6284 sayılı yasa olduğunu dile getirmiştir. Ancak ülkeyi yönetme iddiası ile kurduğu Gelecek Partisi programında ve söylemlerinde İstanbul Sözleşmesi’nin savunulduğunu görmekteyiz. CHP ve HDP’nin, tüm feminist ve LGBTİQ+ örgütlerinin iştahla desteklediği İstanbul Sözleşmesi’nden ve 6284 yasadan Sayın Ahmet Davutoğlu ve partisi kuşku duymamakta mıdır? Bu azim çelişkinin giderilmesi gerekmektedir.

İstanbul’un fethinin rövanşı/intikamı olarak değerlendirilebilecek sözleşmenin kabul/imzalanmasının inançla, kültürle ve irfanla izahı mümkün olmadığından, Sayın Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’ndan İstanbul Sözleşmesinin kabul ve imzasında etkin kişi olması hasebiyle, hatasını kabul etmesini ve pişmanlık duymasını bekliyoruz.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Tata Tonga

bak sen şu işe. ahmet davutoğlu kendi kendine imzalamış. zaten kendi kendine de başbakanlıktan istifa etmişti.
  • Yanıtla

Ahmet koç

Bekleyin bekleyin.. Adam bir saman altından su yürütmüş. Suriye konusunda onun parmağı, İstanbul sözleşmesinde yine onun parmağı. Daha kimbilşr ne haltlar yemiştir. Her şey tek tek analiz edilsin. Belki dünya tarihinin en büyük aldatıcı ustası ile karşılaşıyoruz.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı