--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İsrail zulmü ve bizdeki zalimlerin acınacak halleri

Sefa Saygılı
Sefa Saygılı
7

İsrail zulmü ve bizdeki zalimlerin acınacak halleri

SEFE SAYGILI

Savunmasız Gazze 7 Ekim’den bu yana bombalanıyor ve acımasızca saldırı altındayken zalim Siyonistler Filistin, Suriye, Lübnan, Yemen ve Irak’tan sonra şimdi de gözünü İran’a diktiler. 

Gazze’de akla gelmedik işkence ve zulüm yapılıyor. Adeta dünyanın gözü önünde tarihte benzeri görülmedik bir katliam uygulanıyor. Çoğu çocuk ve kadın olmak üzere 50 binin üzerinde şehit, 100 bin civarında yaralı ve sakat var.

Bütün dünyada sağduyu ve merhamet kırıntısı taşıyan insanlar bile bu zulmü, tarihte benzeri olmayan bu acımasız soykırımı kınarken maalesef bizde bazıları, “Bunların dedeleri bize ihanet etmişti” veya “Filistinliler hiç bizden yana olmadılar” ya da “Zaten Hamas terörist, ilk saldırıyı onlar başlattı” gibi tuhaf bahanelerle Siyonistlerden yana olabiliyorlar. Hatta sokak röportajında bir kadın haince şehit edilen kahraman lider Heniyye için “bir Arap ölüsü” bile dedi. Şaşkınlıkla izliyoruz.

Gazze’den İsrail’e düşen zayıf menzilli füzenin yaşlı bir kadını korkutmasını saldırı bahanesi yapan bu zalim devlet, İran’a hiçbir sebep yokken aniden dört bir yandan bombalar yağdırmaya ve ülkenin ileri gelenlerini katletmeye devam ediyor. Bunu yaparken hukuk kurallarını hiçe sayıyor, hastaneleri tahrip ediyor, insanların su ve gıda kaynaklarını kurutuyor. Onları çaresiz hale getiriyor.

İşte bu tür saçmalıklara artık aklıselim Yahudiler bile dayanamaz oldu. İsrail’in muhalif gazetecisi Gideon Levy şöyle diyor: “2,3 milyon insanı 18 yıldır bir kafeste tuttuk. Şimdi de bombalıyoruz. 15 bin çocuğun, 20 bin kadının ölümünü meşrulaştırıyoruz. Tanrı aşkına ne yapıyoruz biz?”

İşte gazeteci Gideon Levy’nin Gazze’deki insanlık dramını anlatan kitabından bazı satır başları:

*Gazze’de 1948’den bu yana en sefil şartlarda yaşayan insanlar bir açık hava hapishanesindedir. İnsanoğlu bu şartlarda 7 Ekim Hamas saldırısıyla bunu gösterdi. Çünkü onlar bu duruma uzun yıllar süren baskı ve acılardan sonra geldiler.

*Filistinlilerin demokratik seçimlerde Hamas’ı seçmiş olması İsrail’e bu toprak parçasını denizden, havadan ve tabii ki karadan tam bir kuşatma altına alma hakkı vermez.

*Filistinlilerin şiddet ya da teslimiyet dışında önlerinde hiçbir yol yok. Kendilerini hapseden tel örgüleri güç kullanmadan aşmalarının hiçbir yolu yok ve güçleri ilkel ve acınası. Dünyanın en sofistike savaş makinelerine uçurtmalarla, tünellerle, aynalarla, lastiklerle, makaslarla, yangın çıkarıcı cihazlarla, havan mermileriyle ve özel borularla özgürlüğü için savaşan bir halk, umudu olmayan bir halktır. Onlara başka bir seçenek mi bıraktık?

*Eğer onları köşeye sıkıştırırsanız, uluslararası hukuk bile işgalciye karşı olduğu sürece şiddet içeren direnişi meşru kabul eder.

*Bu savaşta kurbanların çoğunun masum insanlar olduğunu bildiğiniz halde, İsrail ordusunun bunu önlemek için mümkün olan her şeyi yaptığını nasıl söylersiniz? Ağlamak istiyorum. Çığlık atmak istiyorum. Ne diyeceğimi bilemiyorum. Bu ne cüret? Sonuç bu iken İsrailliler nasıl ahlaki bir farklılıktan ya da İsrail ordusunun ahlaki değerlerinden söz edebilir?

Levy’nin sözleri böyle devam ediyor. İsrail böyle yaparken bir de bu yaptıklarını dinlerinin bir gereği gibi sununca, bütün dünyada Yahudi nefreti ve aleyhtarlığı yaygınlaşıyor. Görüldüğü gibi insaflı Yahudiler bile, “Yeter artık, kimsenin yüzüne bakamaz hale geldik” diyorlar.  Antisemitizm (Yahudi karşıtlığı) giderek Nazi Almanya’sındaki gibi güç kazandığını görüyorlar.

Bizdeki ve dış dünyadaki zulüm sever, vicdansız ve insanlık dışı kişilerin yüzü birazcık kızarır mı emin değilim. Maalesef iğrenç Netanyahu bombalama ve cinayet emirleri verirken bazı vatandaşlarımızın mest ve mutlu olduğunu üzülerek müşahede ediyoruz. İnsanlık öldü mü diye şaşkınlık içerisindeyiz.

Yorumlar

(7)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Sahi

21 Haziran 2025 19:50

Turk milleti genel olarak filistinin yanındadır.birkac densizi dikkate almayın.onemli olan sıranın ülkemize geldiğini düşünen hükumet ne yapmalı.kinama ile olmuyor sayın yazar.israil laftan değil güçten anlar.askeri müdahale şart.

Yasemin

21 Haziran 2025 11:48

Siyonistler şu Dünyayı Müslümanları parçalamak isteyen zalim Araplara Türkleri kötülüyor Türklere araplara kötüleyip malları götürüyor sabetaistler İslam Birliği engelliyemez diyelim.

Nuh

21 Haziran 2025 11:19

Sayın hocam bu abd tezgahından ayrılsak ne olur? Medine sözleşmesine dönsek diyorum. Bu esir toplum "Türk ve islam coğrafyası" kurtulur mu? Çünkü zihinler esir alındı eğitim sistemi ve dayatmalarıyla, merhum oktay Sinanoğlu nu dinleyelim derim.

Ersan

21 Haziran 2025 10:29

sana göre 1 tane türk 1000 Arap etmez ama bana göre 100 000 Arap iti 1 tane TÜRK ün tirnagi etmez

Ferhat

21 Haziran 2025 11:57

Konuyu anlamamış faşist bir zihniyet. Bütün müslümanlar kardeştir. Sen Müslüman değil misin. Ne bu kafa. İster Müslüman olsun ister olmasın asil Türk milleti mazlumun hep yanındadır. Bu arada Hz peygamber de araptı. Düşmanlığın da bir ölçüsü olmalı

H.Y.E

21 Haziran 2025 06:00

Bizdeki Arap düşmanlığı ve İsrail seviciligini. sebebi okullarda okutulan yalan, çarpıtılmış tarih müfredatı. Bu millet bu haliyle devam ederse gerçek düşmanını hiçbir zaman bilemeyecek.Buna göre en büyük düşman,siyonist Yahudilik, İngilizlerin başını çektiği haçlı zihniyeti,etnik milliyetçiliktir.

Derbeder

21 Haziran 2025 13:53

Varmı köyünden sulalenden Yemen'e gidip dönmeyen veya dünya savaşında kurtuluş savaşında perişan olmuş ailen varsa anlatmışlardır bilirsin yoksa bilmezsinki yaşayanlar biliyo savaşlar maalesef acı ve hüzün Hacı ve huzunde pek anlatilicak şeyler değil

Sefa Saygılı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle