--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Devlet adaletli olmalı

Sefa Saygılı
Sefa Saygılı
8

Geçen haftaki ‘Adaletli olmak zulümden kaçınmak’ başlıklı yazımızda Ak Parti’nin iktidar olduğu 20 yıl içinde yaptığı eserleri ve hayırlı işleri yazmaya kalksak elbette bu sütunlar yetmeyeceğinden söz ederek şöyle demiştik:

“Kısacası bu kadar güzel işler, müthiş faaliyetler yapılırken zulümden, adaletsizlikten de uzak durmak ve elde yetki varken elbette düzeltmek gerekir. Unutmayalım ki Rabbimiz İslam dışılığa müsaade eder ancak zulme etmez. Burada halen çok önemli gördüğüm, zulmün sürdüğü birkaç hususu belirtmek istiyorum.”

Sonrasında ise süresiz nafaka zulmünden, erken yaşta evlenenlere ‘küçük çocuğa tecavüz’ denilerek verilen 10 yıllık hapis cezalarından söz ederek bu hafta devam edeceğimizi söylemiştik. 

6284 NOLU YASA ZULMÜ

Bu yasa ‘kadına şiddeti’ önlemek için çıktı ama bir etkisi olmadığı gibi aileleri dağıttı, başta babalar olmak üzere erkeklere zarar verdi, vermeye de devam ediyor. Resmi rakamlara göre yılda 550 bin erkek ‘kadının beyanı esastır’ kaidesi uyarınca evlerinden uzaklaştırılıyor. 

Bu felaketin bir başka tarafı ‘Baba’yı şahit ve delil olmaksızın evden uzaklaştırmakla kalmıyor, taraflar diyelim üst katta ikamet eden anne babasının, kardeşinin yanına bile gidemiyor. Onlar gidemediği gibi anne ve babalar da tarafları uzlaştırmak için araya giremiyor. Böyle bir teşebbüste bulunurlarsa diğer tarafın şikâyet etmesi durumunda suç işlemekle itham edilip yargılanıyorlar.

Kısacası bu zulüm yasası kaldırılmalıdır.

KADININ BEYANININ ESAS OLUŞU

Şimdiye kadar hukukta:

*Adil ve doğru yargılanma hakkı, 

*Lekelenmeme hakkı,  

*İspat külfetinin iddia edene ait olması, 

*Şüpheden sanık yararlanır ve 

*Masumiyet karinesi ilkeleri gözetilirdi ve doğru olan da elbette buydu.

Ancak feminist örgütler, cinsel suçlarda ispat zorluğunu gerekçe göstererek  “kadının beyanı esastır” karinesini talep etmektedirler ve maalesef uygulanmasını da sağladıklarından dolayı telafisi imkânsız mağduriyetlere sebebiyet verilmektedir. 

Son dönemde “kadının beyanı esastır” karinesinin uygulanması sonucu çok sayıda mağduriyet feryatları duymaktayız. Artık facia aile içine de uzanmıştır. Boşanmak isteyen veya husumet duyduğu kocasını “..rızam dışında benimle birlikte oldu..”  diyerek şikâyet ediyor: KARAR 12 YIL HAPİS. 

Hasta doktoru, öğrenci hocasını, çalışan işvereni şikâyet ettiği anda önce tutuklama ve 5 yıldan başlayan hapis cezaları veriliyor. Aksini ispat pek mümkün olmadığından, yazılı medya ve sosyal medyanın abartı ve baskısı, feminist avukatların talepleri ve Aile Bakanlığının müdahilliği ile mahkûmiyet kararları verilmektedir.  Ancak ispat külfetinin bütünüyle sanığa yüklenmesi, masumiyet karinesini ihlal ettiği gibi bir şeyin olmadığını ispat da pek mümkün olamamakta ve dinlenilmemektedir.

Cinsel saldırı/cinsel taciz mağduru olduğunu iddia eden kadın (..feminist örgütlerin sürece yönelik tavsiyelerine uyarak) birkaç arkadaşını arıyor veya mesaj atıyor ve  ‘psikolojim bozuldu’ diyerek  rapor alarak şikâyetçi oluyor. Bu durumda cezadan kurtuluş imkânsız hale geliyor.

Kadının beyanı esastır anlayışı ile ceza vermek yanlıştır, zulümlere sebep olmaktadır. 

BOŞANMA DAVALARININ 

ÇOK UZUN SÜRMESİ

Bir başka problem de budur. Açılan davalar yıllarca sürmekte, giderek husumete dönüşmekte ve böylelikle iki taraf için genç ve verimli yıllar aile yaşantısından uzak heba edilmektedir. 

Geçenlerde evlilik terapisi için uğraştığım bir çift için mahkemece tanıklığa davet edildim. Gördüğüm manzara üzücü idi. Taraflar sanki savaş eder gibi düşmanlık ve kin ile birbirlerine bakıyorlardı. Üstelik dava da tam üç yıldır sürüyormuş ve ne zaman biteceği de belli değilmiş. 

Böyle uzayan boşanma davaları, evlilik beraberliği kurmak isteyenler için caydırıcı olmaktadır ve muhakkak düzenlemeye gidilmelidir.

ABDURRAHMAN DİLİPAK İÇİN AÇILAN DAVA 

Gazetemiz yazarı Abdurrahman Dilipak samimi, ihlaslı ve bilge bir dava insanıdır. 50 yıldır doğruları tavizsiz ve korkusuzca yazmakta, insanlarımıza ve milletimize oldukça yararlı olmaktadır. Aslında o kadar çok yönlü bir şahsiyettir ki burada anlatmamız için sütunlarımız yetmez. 

Söylediği bir cümleyi çarpık yorumlayarak 81 vilayette birden dava açmak zulümdür, haksızlıktır ve geri çekilmesi gerekir. 

GELECEK HAFTA BU KONUYA 

DEVAM EDECEĞİZ

 

Yorumlar

(8)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Sayın yazar

11 Haziran 2022 21:14

Şimdiye kadar hukukta: *Adil ve doğru yargılanma hakkı, *Lekelenmeme hakkı, *İspat külfetinin iddia edene ait olması, *Şüpheden sanık yararlanır ve *Masumiyet karinesi ilkeleri gözetilirdi ve doğru olan da elbette buydu. Bu hükümleri feto diye sağladığınız insanlara uygulandı mi?? Uygulamadıysa adalet ozaman aklına gelmedimi

Çınar

11 Haziran 2022 18:57

Muhterem hocam iki haftadır adaletten bahsediyorsunuz. Devlette Adalet varda herhalde idare edenlerde ADALET YOK. Uygulamalar onu gösteriyor.Adın adalet olunca lafla ne adalet ne de kalkınma oluyor.

Çetin

11 Haziran 2022 14:51

Evet bu sorunlar düzeltilmeli

Adalet

11 Haziran 2022 13:37

Sayin yazar, binlerce kadinin hapiste tutulmasi, kucuk cocuklarin hapiste tutulmasi, binlerce kisinin khk ile sorgusuz sualsiz isinden olmasi, 13-14 yaslarindaki askeri lise ogrencilerin darbeci diye hapse atilmasve sayisiz örnek.. bunlar adaletin olmadigini gosterir mi?

Hikmet Yılmaz

11 Haziran 2022 11:27

Önemli konuya değinmen yerinde de lakin dava açan AK Parti kadın kolları KADEM. Kadem'in yönetimindeT. Erdoğan'ın kızıda var..

Hayrettin HATUNOĞLU

11 Haziran 2022 10:06

Evet devlet adaletli olmalı ana bu devletin hiçbir döneminde başında ADALET kelimesi olan bir partinin yönetiminde bu kadar berbat olmamıştı. Mahkemelerden çıkan akıl almaz kararlar milleti çıldırtma noktasına getirdi.

devrim

11 Haziran 2022 09:12

sayın hocam. çok acı bir gerçek. maalesef anayasaya da "kadın lehine pozitif ayrımcılık" YAZIYOR. AİİHA ERKEĞİ AMİR YAPMIŞ KADININ AMİR YAPILMASI LANETLENMİŞ. OKADAR KÖTÜ BİR ŞEY Kİ. KIYAMETİN olma sebebi sayılacak kadar ağır bir suç. bunlarda maalesef bunu yapıp kıyameti öne almaya çalışıyorlar.

ali erkan

11 Haziran 2022 06:21

Hocam eline sağlık , kadın neden nafaka ödemiyor da erkek ödüyor? Anlaşılır şey değil, eşeklik nerede kaldı? Kadınlar hiç yalan söylemez, iftira atmaz mı? Melek varlıkları mı? Neden onların beyanı esas oluyor? Böyle bir şey olabilir mi? Teşekkür ederim cesur yazı için...

Sefa Saygılı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle