--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Depresyondan nasıl korunalım?

Sefa Saygılı
Sefa Saygılı
9

Son yıllarda depresyon rahatsızlığına yakalananların sayısında artış görüyoruz. Bunu hem hekime müracaat edenlerin sayısında yükselişte olduğu gibi depresyonu gidermek için kullanılan ilaçların (antidepresan) tüketimindeki rakamlardan anlıyoruz.

Buna göre 2017 yılında ülkede 48 milyon 226 bin 812 kutu antidepresan satılırken, 2018’de bu sayı 49 milyon 43 bin 763 kutuya, 2019’da ise 49 milyon 857 bin 89 kutuya yükselmiş.

Antidepresan satışındaki artışın özellikle son 2 yılda katlanması dikkat çekiyor. Öyle ki 2020’de 54 milyon 625 bin 964 kutu olan antidepresan satışı, 2021 yılında yaklaşık 5 milyon kutu artışla 59 milyon 641 bin 14’e yükselmiş. Veriler, Türkiye’de toplumun ruh sağlığının kötüye gittiği şeklinde yorumlanıyor.

 Özellikle pandemi sürecinde depresyon ve anksiyetenin 3-4 kat arttığını rakamlar göstermekte. 2022’de ise antidepresan kullanımının 70 milyon kutuyu aşabileceği tahmin ediliyor. 

Depresyonun belirtileri nelerdir?

*Depresif (çökkün) mizaç. Moral bozukluğu. Sıkıntı.

*İlgisizlik, hayattan zevk alamama. İsteksizlik, mutlu olamama.

*Kilo kaybı veya bazen de alımı.

*Uykusuzluk veya bazen aşırı uyku.

*Huzursuz ruh hali. Davranışlarda ve düşüncede yavaşlama. Kararsızlık.

*Yorgunluk, bitkinlik veya enerji kaybı.

*Değersizlik, suçluluk duyguları, karamsarlık.

*Konsantrasyonda zayıflama.

*Tekrarlayan ölüm düşünceleri (ölüm korkusu veya ölme isteği).

Depresyona yakalanmaktan nasıl korunmalı?

*Aileye önem vermek: Ailemiz dış dünyanın streslerine ve tehlikelerine karşı sığınağımızdır. Bu yüzden sevgi ve şefkat dolu bir aile depresyona karşı koruyucu rol oynayacaktır. Yine hayatın zorluklarıyla mücadele azmimizi, kendimize güveni artıran da ailenin huzurlu ve sağlıklı ortamıdır.

*İyimser olmak: Hayata olumlu bakmak, kötümser olmamak bize güç katar.

*Bağışlayıcı olmak, kin tutmamak: Bağışlamak rahatlatır, bu yüzden ahirete inanmak ve kötülük yapanları Rabbimize havale etmek iyidir.

*Kendimizi kedere, elem ve üzüntüye kaptırmamak: Bunun için moralimizi yüksek tutalım.

*Stresi denetim altına almak: Bizi üzen ve sıkan ortamlardan, kişilerden uzak durmalıyız.

*Hayatımızı monotonluktan kurtarmak: Değişiklikler yapmalı, hobiler edinmelidir.

*Dostlarımıza ve arkadaşlarımıza vakit ayırmak: Sohbet ve muhabbet etmek yararlıdır. Sağlam dostlar en değerli varlıklarımızdır.

*Sıla-ı rahim yapmak: Akrabalarımızı, anne ve babamızı ziyaret etmek bizi ruhen ve moral olarak güçlendirir.

*Seyahat etmek: Değişik yerler, mekânlar, insanlar görmeli ve başka lezzetler tatmalıdır. Peygamberimiz, “Seyahat eden şifa bulur” buyurmuştur.

*İşimizi sevmek: Vaktimizin çoğunun geçtiği işimizi severek yapmak bize mutluluk verecektir.

*Uykumuzun düzenli ve yeterli olması gerekir. Erken yatıp erken kalkmakta yarar vardır.

*Maneviyata, ibadete ve duaya önem vermelidir. Rabbimize sığınmak bizi her zaman rahatlatır ve huzur verir.

*Düzenli ve yeterli beslenmek, aşırıya kaçmamak: Obez olmaktan korunmalıdır. Bunun için de şekerli, unlu ve işlenmiş gıdalardan uzak durmalıdır.

*Alkole yanaşmamalıdır.

*Öğrenmeye ve okumaya önem vermek yine zihnimize işlerlik kazandırır.

*Egzersiz yapmak ve hareketli, aktif bir hayatı tercih etmek.

*Gün ışığından yararlanmak: Sabahın ilk ışıklarını yatağında, uyuyarak karşılayan kişi o günden oldukça büyük şeyler kaçırmış, günün en önemli bölümüne gözlerini kapatmış demektir. Özellikle gündüz yürüyüş yapmak faydalıdır.

*Gülümsemek ve hayata mizah katmak bizi aşırıya kaçan üzüntü ve kederlerden koruyacaktır.

*TV’yi kapatmak: Bunun yerine okumak tercih edilmelidir.

*Yapacak bir şeylerin varlığı: Meşguliyetlerin olması iyidir.

 

Yorumlar

(9)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Halil sever

21 Mayıs 2022 20:09

Bazan hangi sebepden olursa olsun insan vücutta kan değerlerinde meydana gelen bazı eksiklikler ancak ilaç tedavisini gerektirir. Bunu bazı telkilerle atlatmak için beklemek zaman kaybıdır.

Mizah

21 Mayıs 2022 19:52

Psikoloklar bile psikoloğa gidiyor artık.....espri mizah iyi gelir demişsiniz.... 

Sayın yazar

21 Mayıs 2022 16:42

Insan haksızlığa uğradığı bir ortamda güçlülerin hukukunun hakim olduğu bir coğrafyada deprosyana girmesinde ne yapsın insan once aidiyet duygusunu kaybediyor sonra toplumun ekseriyeti güçlünün ve gücü elinde bulunduranların sefine çekiliyor bizden değilsen canım cehenneme uygulamaları devreye giriyor. Üstelik bunu dindar görünen mücahitlerin eliyle icra ediliyor O zaman sade vatandaşca milli ve dini duygular tükeniyor deprosyana girmesinde ne yapsin

Erkan

21 Mayıs 2022 13:42

Yaşamayanlar bilmiyor maalesef. Ve bu rahatsızlığı imanın zayıflığına bağlıyor ve hastaları iman zayıflığı ile suçluyor. Bu da rahatsızlığı yaşayalara daha derin yaralar açıyor. Hastaları daha büyük acılara sevk ediyor. Yapmayın böyle insanları iman zafiyeti ile suçlamayın. Ülke gerçeklerini görün, insanların nasıl bir çıkmazda olduklarını farkedin. Rabbim sonumuzu hayır eylesin. Düşmeyen bilemez.

Çare belli

21 Mayıs 2022 13:21

Ekonomi, haberlerinden kur korumalı mevduat haberlerinden ve Nurettin Nebati bakanımızdan ne kadar uzak durursak depresyondan o kadar korunmuş oluruz..

Hakkı Yaşar

21 Mayıs 2022 10:48

Kur'an ve hadisteki ölçüleri bir şifadır. İslam'ın yasaları olan günah ve haramlar bir zehir, bir mikrop gibi insanı ve toplumu ifsat edip bunalıma çıkmaza götürürken, ilahi emirler insana mutluluk ve huzur vermektedir. İslam çağın hastalıklarına karşı Allah tarafından sunulmuş bir reçetedir.

Hüsnü Yılmaz

21 Mayıs 2022 07:49

Şükür, tevekkül, sabır, rıza azim, dua, kanaat, yardımlaşma, çalışma, paylaşma, kin ve nefretten uzak sevgi dolu yaşamak, vesveseden uzak Hüsnü Zan, Ümitvâr olmak vb manevi duygular da insana yaşama sevinci verecektir

bir

21 Mayıs 2022 07:40

Çok güzel yazı Sağ olun.

Allah

21 Mayıs 2022 06:50

Razı olsun.!

Sefa Saygılı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle