--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Baba evini terk eden kızlar, nereye koşuyor!

Sefa Saygılı
Sefa Saygılı
25

Radikal feminist Mine Söğüt, 05 Mart 2021 tarihli Cumhuriyet Gazetesindeki köşesinde Baba evini derhal terk edin kızlarbaşlığı ile kaleme aldığı yazısında;

“Geleneklerin, inançların, korkuların pabucunu dama atın.

Sizden beklenen her şeyi yapmayın ve sizden beklenmeyen bazı şeyler yapın.

SOKAKLAR GÜVENLİDİR. Sokaklar, tehlikeli değildir; tehlike sizi o sokaktan külliyen men eden eril adaletsizliktedir. O yüzden siz bir çarpın baba evinin kapısını, sokaklara çıkın. Özgürlüğünüze sahip çıkın, bedeninize sahip çıkın, isteklerinize sahip çıkın, heveslerinize sahip çıkın.……..dans edin. Çok dans edin. 

Bağıra bağıra şarkılar söyleyin, sesinizi yükseltmekten ve dilediğiniz zaman ağız dolusu gülmekten hiç çekinmeyin.

Haylaz olun, her önüne gelenin sizi terbiye etme hevesine kafa tutun.

Kaçın o evden, kaçın kurtulun.

Kendi gazozunu kendi açan ve kendi içen bir kız olun.

Hayatınızın hedefine “evliliği” değil, mutluluğu koyun.

Sevişmenin kirlenmek olduğu safsatasını da hemen unutun.

O baba evini terk edin.

O tekinsiz baba evini terk edin kızlar; derhal terk edin.” 

Mine Söğüt bu yazısıyla aslında 3. dalga feminist hareketin/ideolojinin temel görüşlerini dile getirmiştir. Feminist ideolojinin evirildiği aşamada feministlerin talepleri; cinsel özgürlük, LGBTİQ+  bireylerinin hakları ile ailenin, babanın, inanç ve geleneklerin tümden reddi üzerine kurgulanmıştır. 

Feministlerin aykırı, yıkıcı ve aileyi parçalayan görüş ve talepleri bilinen olgulardır. Bu kapsamda tehlikeli olan “BİZİMKİLER” olarak tarif edeceğimiz dindar görünümlü taklitçi feministlerdir. Bir başka radikal feminist önderin; 

“.. Ceza Yasasını, 6284 sayılı yasayı noktasına virgülüne kadar biz yazdırdık. Lacivert elbise giyen küçük adamlar bu yaptıklarımızı fark edemediler…” ifadeleri ile korkunç gerçeği yüzümüze çarpmıştır. 

Bir kısım kızlar, baba evlerini terk ettiler. Lise seviyesinde bile olmayan ticari üniversiteleri, baba evinden kaçıp başka şehirlerde yaşamanın aparatı olarak kullandılar. Kızlar, devlet kız yurtlarının gerek yetersizliği gerekse kuralları ve disiplini nedeniyle özel yurtlarda, apart otellerde, stüdyo dairelerde, rezidanslar ve karma öğrenci evlerinde kalmaya başladılar. Hem ailesine ekonomik yük oldular hem de istedikleri sınırsız özgürlüğe(!) kavuştular.

Değerli dostlarımızla Doğu Anadolu seyahatimizde, kadim bir ilimizin önemli bir kamu görevlisi çok üzgün ve kırgın bir ifade ile “.. sizler sesimizi yukarılara daha kolay duyurabilirsiniz.  Maalesef ilimize üniversitede okumak için gelen onlarca kızımız yurtlarda kalmamaktadırlar. Bir kısım erkek kamu görevlilerinin evlerini paylaşmaktadırlar. Çoğunluğu çiftçi, esnaf olan aileleri bu durumdan haberdar değiller. Devletimiz acil yurt yapsın. Eğitim için gelenleri bu bataklıktan kurtaralım” sözleri üzerimizde derin bir acı bırakmıştı. 

Şu bizimkiler, feminist ideolojinin taleplerinin yasal alt yapısını yeni Ceza Kanunu ve 6284 sayılı yasa ile oluşturdular. Artık ceza mevzuatımızda FUHUŞ suç olmaktan çıkarıldı. Cinsel özgürlük bu yasalarla teminat altına alındı. Ailelerin çocukları üzerindeki terbiye ve disiplin hakları ellerinden alındı. Evi terk etmek isteyen kızlara engel olmak isteyen babalar ceza yasalarının yaptırımları ile karşılaştılar. Her şehirde özellikle İstanbul’da on binlerce stüdyo/rezidans daireler yapıldı. Plansız/programsız her şehre üniversite açıldı. Ancak disiplin ve güvenliği sağlayacak devlet yurtları yeterince yapılmadı. Kontrolsüz bireyler oluşturuldu. Baba evini terk eden kızlara kurulacak tuzaklara zemin hazırlandı.

Kadın cinayetlerinin çoğunluğunda kurbanların aileyi/baba ocağını terk eden kızlar olduğu gerçeği ile yüzleştik. Rezidans dairede atılan/atlayan, stüdyo dairelerde ve fuhuş bataklığına sürüklenerek kaldıkları evlerde vahşice öldüren kadın cinayetlerinin sebeplerini araştırmalıyız. Sadece katili cezalandırmakla sorun çözülmeyecektir.

İlk anda cazip görülen sınırsız özgürlük; aile ve baba otoritesi/disiplininden kaçmak telafisi imkânsız mağduriyetlere sebebiyet vermektedir. Alkol, uyuşturucu bağımlılığı, fuhuş bataklığı, suç/terör örgütleri gibi tehlikelerin beklediği gerçeğini anlamalıyız. Aksi halde gözyaşları sel olup akmaya devam edecektir.

Üç-beş feministin kuyruğuna takılıp ailenin yok olmasına sebep olanların akılını başına alması gerekmektedir. Aileyi, ahlakı tahrip eden Ceza Yasası ve 6284 sayılı yasa yürürlükten kaldırılarak inanç ve geleneklerimize uygun, ahlakı koruyan, insanımızı güven içinde yaşatan yasalar yapılmalıdır. Unutmayalım ki toplumlar, yasalara göre davranır. 

 

Yorumlar

(25)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Huuu

22 Ağustos 2021 01:15

Aynisini yasiyorum cocuguna neredesin sorusunu dahi soramaz haldesin uyguladigin kurallari begenmeyip cemkiren bir kiz nesli yatistirildi maalesef biraz disiplin yapalim dersen 6284 devrede oluyor Ve itirazi da yok bunun maalesef kizim gittigi psikoligun yoldan cevirmesiyle bize yani ailesine uzaklastirma aldi o psikoligun yakin arkadasi avukat ile ve biz p avukata ne sekilde odeme yaptigini degirmenin suyunun nerden geldigini bile bilmiyoruz artok resit 20 yasinda ve hurmus Arkadasim 5 yasinda torunun kicina terlik saplatmis kizmis sonuc 6284 Simdi cocuguna oda kapatma cezasi veriyorsun psilolojik siddet harclik kesme cezasi veriyorsun ekenomik siddet abuk sabuk siddet tanimlari ile cocugunu terbiye edemiyorsun maalesef

Tesekkurler

21 Ağustos 2021 23:24

Çok güzel anlatmışsınız vaziyeti

Özgür

21 Ağustos 2021 20:30

Devlet universite yaparken ogrenci kontanjani kadar yurt yapmali yok yapamiyoruz diyorsa yapilanlara denetim yapmali uymayanlarin cezasi aninda kesilmeli orasi devlete gecirilmeli yoksa fwministlwrin onun bunun cocuklarinin elinde oyuncak olmaya devam eder cocuklarimiz

cehennem ağzı açık bekliyor, görmüyorlar

21 Ağustos 2021 19:55

‘velev ki ibneyiz’ diyorlar! Cenab-ı Hak Lut kavminin ‘velev ki ibne’ lerini kendi hallerinde bırakmadı, onları toptan imha etti!  

ahir zaman

21 Ağustos 2021 19:50

modern zamanların en tipik hastalıkları 4000 yılı aşkın süre önce yaşayan kavimlerden miras kaldı, kim bilebilirdi ki bunu?  

Hikmet Yılmaz

21 Ağustos 2021 19:47

İstanbul sözleşemesinden daha beter UCİM var. Bu kuruluş "Elmalı" olayı ile gündeme gelmişti. Uluslar arası çocuk istismarı adı altında diş güçlerden de fonlanan aile ve çocuk yapımıza çok zararlı kuruluşu gündeme getirin.Çocuk sahibi her aileyi ilgilendiriyor.

Çok doğru

21 Ağustos 2021 19:05

Çok doğru ama çok azını yazmışsın

Kamil

21 Ağustos 2021 18:52

Ailelerin ellerinden alınan çocukları üzerindeki terbiye ve disiplin hakları geri verilsin. Daha doğrusu 6284 sayılı, değerlerimize taban tabana zıt olan ailedekiğ kutupalaşmayı artıran, çocukları özgürlük adı altında bataklığa sürükleyen kanun kaldırılsın

Fatih

21 Ağustos 2021 18:16

Bu kadına neden bu kadar müsaade ediliyor. Zehir akıtmasına göz yumuluyor .Devlet milletini korumakla görevlidir.

Facia nesil

21 Ağustos 2021 16:49

Aynen üstad bu sorun ekonomik,milli güvenlik sorunu gibi devlet tarafından önemsenmeli 

Sefa Saygılı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle