Alkol zammına karşı çıkmak yanlış ve tehlikelidir
Alkole yapılan zamlara CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu tepki göstermiş ve “6 ay sonra vergileri yeniden düzenleyerek, çözeceğim önemli meselelerimizden biri de bu meseledir” demiş. Yapılan zamları hayat tarzına müdahale olarak değerlendiren Kılıçdaroğlu, “Alkollü içeceklere yapılan zamlar yıldırmadır, zulümdür. Devlet, bir hayat tarzını kuşatamaz, taciz edemez, rahatsız edemez. Devlet her hayat tarzını korur” diye eklemiş. Seçimden sonra iktidar olmaları durumunda bu sorunu çözeceğini ifade eden CHP lideri, “6 ay sonra vergileri yeniden düzenleyerek, çözeceğim önemli meselelerimizden biri de bu meseledir.”
ALKOLÜN ZARARLARI BİTMEZ
Alkol almak bedensel ve ruhsal rahatsızlıklar yanında pek çok sosyal problemlere de yol açmaktadır. Meselâ İngiltere’de;
• Tüm şiddet içeren suçların % 44’üne
• Aile içi şiddetin % 42’sine
• Hafta sonu tatili öncesi (cumayı cumartesiye bağlayan) geceleri trafik kazalarındaki ölümlerin % 80’ine
• Cinayetlerin % 20’sine alkollü içki kullanımı sebep olmaktadır.
Taciz, tecavüz, çocukları suiistimal gibi kurbanın psikolojisinde ağır travma ve büyük izler bırakan facialarda da alkol en başta gelen sorumlu durumundadır.
Özellikle sevgili tecavüzlerinde bir numaralı sebep, alkoldür. ABD’deki cinsel saldırıların yaklaşık olarak yarısında alkollü içecekler; gerek fail gerekse kurban tarafından veya her ikisi tarafından tüketilmiştir. Ayrıca tahminlere göre üniversite kampüslerinde meydana gelen tecavüz suçlarının yüzde 90’ı alkollü iken işlenmiştir. Yetkili makamlara bildirilen arkadaş şiddeti vakalarının üçte ikisi ve genel kapsamlı şiddet suçlarının yüzde 40’ı alkolle bağlantılıdır.
Dünya genelinde bir yıl içinde, Dünya Sağlık Örgütü’ne göre uyuşturucudan 450 bin kişi hayatını kaybederken, alkol yaklaşık 3 milyon 300 bin kişinin ölümüne sebep olur (bu ölümlerin 300 bini ABD’dedir). İçen her kim olursa olsun veya hangi miktarda içerse içsin, durumu eskisinden beter olmaktadır. Çünkü alkollüyken kavrama, karar verme, akıl yürütme, tepki verme süresi, hafıza, ses gibi tehlikelerden korunma ve vücudun savunma sistemi zarar görmektedir. Alkol bu yönleriyle kişisel faaliyetlerinin, hareket gücünün, canlılığın ve öz değerlerin altını oymaktadır.
Kısacası feministlerin zannettiği gibi alkol kullanmak kadınlara güç kazandırmamakta ve onları özgürleştirmemektedir. Aksine tüketilen miktarı ne kadar olursa olsun gelişip ilerlemelerini engellemektedir.
Bu gerçeğe rağmen kadınlar, ABD’de tarihte olmadığı kadar çok içmektedir. 2002’den 2012’ye kadar olan süreçte kadınlardaki alkol bağımlılığı, ikiye katlanmıştır. Her 10 yetişkin kadından biri, yakın gelecekte alkol yüzünden hayatını kaybedecektir. 2007-2017 arasında alkol sebebiyle ölen kadınların sayısı, yüzde 67 artarken bu oran erkeklerde yüzde 29’du.
Bir kadeh şarap içmek bile bedenimizin dengesini bozar. Karaciğer yağlanmasından siroza, çeşitli kanser türlerinden reflüye, iltihabi süreçlerden damar tıkanmalarına kadar pek çok rahatsızlığın ya sebebi veya kolaylaştırıcı faktörüdür.
Alkol tüketimi, bedenimizdeki her sürece, sisteme ve organa zarar verir. Ayrıca cinayet ve yaralamalara, intiharlara, iş ve ev kazalarına, trafik kazalarına, aile geçimsizliklerine ve boşanmalarına, aile içi şiddete, taciz ve tecavüz olaylarına sebep olmaktadır.
Alkolün sadece orta vadedeki zararlarından bazılarını şöyle sıralayabiliriz:
• Uykuyu böler: Alkol uykuyu kolaylaştırmaz, aksine derin uyumayı engelleyerek yüzeysel hale getirir.
• Daha endişeli ve kaygılı yapar.
• Bedenden toksik (zehirleyici) maddelerin atılmasını engeller, temizlenmeyi bekleyen birçok toksin (atılması gereken zehirli madde) sistemde kalır.
Bu toksinler sistemde yeniden dolaşıma girer, bedenimizde yağ olarak depolanır. Merkezi sinir sistemi ve zihinsel işlevler etkilenir; endişe ve depresyon artar, yaşlanma hızlanır ve dejeneratif (yozlaştırıcı) hastalıkların oluşmasına katkıda bulunur.
• Kilo aldırır ve kilo vermeye engel olur.
• Yüzde kızarıklıklara ve kılcal damarlarda çatlamalara yol açar.
• Beyin fonksiyonlarına zarar verir.
• Kan şekeri dengesini altüst eder.
• Endokrin (hormon) sistemini bozar: Sonuçta da yorgunluk, düşük cinsel dürtü, kötüleşen adet dönemleri, ruh halinde dengesizlikler, metabolizma işleyişinde zayıflama, adrenal yorgunluk ve sekteye uğramış uyku döngüleri birçok sorun yaşanır.
• Birçok kanserin ortaya çıkmasından sorumludur: Alkol kanserojendir (kanser yapar). Bazılarını sıralarsak: Göğüs kanseri, Ağız, boğaz, özofagus (yemek borusu) kanseri, Gırtlak kanseri, Karaciğer, Kolon ve rektum kanserleri önde gelir.
• Erken yaşlanmaya yol açar.
• Mikrobiyomu yok eder.
Evet, alkolün zararları saymakla bitmez. Bu zararlardan korunmak onu hiç kullanmamaktan geçmektedir. Zaten alkolün keyif verdiği de doğru değildir, sanal bir zevktir.
Bu kadar zararlı olan alkollü içkiden korunabilmek için bilinen en etkili yöntemlerden biri; alkolün elde edilebilirliğini kısıtlamaktır. Bunun için de alkol fiyatlarını yüksek tutmak şarttır. Bu yüzden Sayın Kılıçdaroğlu’nun açıklamasını talihsiz buluyor ve ona yakıştıramadığımızı belirtiyoruz.







