Aklî dengesini kaybetmek
Yaklaşık 20 gün sonra çok önemli iki seçime gidiyoruz. 100 yılın seçimi denmesi boşuna değil. Cumhur ve Millet İttifakları seçimi kazanmak için bütün kozlarını ortaya koyuyorlar. Öyle ki sayısız sabıkası olanlardan, hatta organize suç örgütü liderlerinden bile medet umuluyor. Öylesine çekişme ve iddialaşma söz konusu.
Ortalığa saçılan tezlere bakınca ‘acaba toplum olarak aklî dengemizi mi kaybediyoruz?’ diye şüphelenmemek elde değil. Bu iddiaların saçma ve geçersiz olduğunu bilmiyorlarsa, ‘bunlar hezeyan içinde’ demem gerekiyor. Yok, onlar da ‘söylediklerim akıl dışı ve mantıksız, ama insanları aldatmak için’ diyorlarsa bu sefer yalancı ve iftiracı durumuna düşüyorlar ki iki ihtimal de siyaset adına, toplumumuz adına kaygı veriyor; geleceğimiz için karamsarlığa ve çaresizliğe sürüklüyor.
Çok sayıda örnek sayabilirim ama yerim sınırlı bu yüzden sadece birkaçıyla yetineceğim:
*Millet İttifakı adayı, Ak Parti’nin ve Sayın Cumhurbaşkanımızın Kürtleri terörist ve düşman gördüğünü iddia etmiş. Bu korkunç bir ayrımcılık ve toplumu birbirine düşman etmeye yönelik saçma bir söylemdir. Birkaç Kürt oyu alacağım diye böyle bir söz nasıl söylenir anlamak mümkün değildir. Cumhurbaşkanımızın deyimiyle: “Biz biliyoruz ki CHP’nin Kürt kardeşlerimi sevmekle ilgili bir derdi yok, bunlar yalan. Doğu’da CHP’nin esamisi bile okunmuyor. Güneydoğu ve Doğu’daki Kürt kardeşlerimle benim hiçbir problemim yok. Yaptığımız mitinglerde dayanışmamız Kürt kardeşlerimizle çok iyiydi.
CHP ile HDP kapalı kapılar arkasında yaptıkları pazarlıklarla mesaj veriyorlar. Biz Batı’da ne var ise Doğu’da da o olacak dedik ve oldu mu? Bakın şimdi havalimanlarına, üniversitelere. Üniversitesi olmayan ilimiz kalmadı. Ben oradaki kardeşlerimi Kürt’tür diye üniversitesi olmadan bırakamazdım. Oradaki kardeşim de okuyor gidiyor üniversitesine.”
*Kuyulardaki vanalar açılarak Karadeniz gazı verilmeye başlandı. Bütün ülkesini sevenlerin mutlu olması gerekirken bin bir türlü küçümseyici, alaycı karşılıklar verilmesi gerçekten şaşırtıyor.
*Millet olarak ilk yerli otomobil markamız Togg’u ve ilk müthiş uçak gemimiz TCG Anadolu’yu ürettik. Artık denizlerde ve yollarda seyir halindeler. Buna rağmen yine sayısız iftira ile yalanlama ve çarpıtma ile nasıl da saptırıyorlar görüyoruz. Teşekkür edeceklerine ‘bunlar maket’ saçmalığına gidiyorlar. Gülünç duruma düşüyorlar ama yine de bildiklerinden şaşmıyorlar.
*Milli Savunma Bakanımız Hulusi Akar için de iftiralar attılar. Güya insanları vurmaya, kırmaya teşvik ediyor dediler. Bakan Akar, “Vur de vuralım” sloganına verdiği “Onun da sırası gelecek” yanıtının tartışma oluşturması üzerine “Sözlerimden başka manalar çıkarmak iyi niyet değildir. Çarpıtmadır, gaflettir” açıklaması yaptı ve ekledi: “Orada terörle mücadeledeki Mehmetçik’in başarısından, çalışmalarımızdan bahsediyoruz. Gençler de burada slogan atıyorlar. Devamında da açık ve net şekilde görülüyor ki terör örgütlerinden, ülkemize yönelik tehditlerden bahsediyoruz” dedi.
“Biz terörle mücadele dedikçe bu teröristlerin inlerine girdikçe başka yerlerden ses geliyor. İçeriden ses geliyor” diyen Akar, “Hayretle, üzüntüyle takip ediyoruz. Sözlerimden başka manalar çıkarmak iyi niyet değildir. Çarpıtmadır, gaflettir” diye konuştu. Bu açıklamaya rağmen yüzleri kızaracağına yine iğrenç çarpıtmaya devam ediyorlar.
*Milletimizin değerlerine ters düşen ve kadın şiddetini önlemek yerine aileyi yıkan İstanbul Sözleşmesinin isabetli olarak kaldırılması üzerine Ak Parti için kadın düşmanı iftirası atabiliyorlar. Hâlbuki gerçek olan Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği: “Kadınlarımızı şiddetten ve diğer türlü ayrımcılıktan korumayı sürdüreceğiz. Kadına şiddette Cumhur İttifakı ve AK Parti çok kararlı. Burada hiçbir tavizimiz yok. Kadınlarımızın desteğine karşı kadınımızın şiddetine asla taviz veremeyiz. Bunun karşısında yasal mevzuatlarımızı kararlı bir şekilde işleteceğiz.”
*Daha çok rezalet sıralayabiliriz. Ancak biri daha var ki tam bir hezeyan. Biz klinikte biri bunu iddia etse inanın muhakemesi bozulmuş şeklinde değerlendiririz. Tele 1 Genel Yayın Yönetmeni, “Seçim pusulasında Erdoğan dışındaki adaylara basılacak oylar silinecek” şeklinde akıllara durgunluk veren iddiada bulunmuş. Asılsız söylemlerini ‘istihbaratım ciddi’ diyerek açıklamış. Pusula iddiası canlı yayında yaptığı açıklamalarla sosyal medyada adeta alay konusu olan Yanardağ, şu ifadeleri kullanmış: “Ciddi iddialar var ortada. Erdoğan’dan başkasına basılacak evet mührünün silineceği ve saat 17.00’den sonra Erdoğan kısmında ‘Evet’ mührünün görüleceğine dair çok ciddi iddialar var.”
Gerçekten komik, ama rezalet ve skandal açıklama. Acaba aklımızı mı kaybediyoruz diye soruyorum.
Not: Tüm okuyucularımızın ve milletimizin mübarek Ramazan Bayramını tebrik ediyor, hayırlar ve bereket getirmesini Rabbimden diliyorum.







