--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ah Hatay

Sefa Saygılı
Sefa Saygılı
9

Ünlü yazar Refik Halit Karay, 85 yıl önce Antakya için şöyle yazmış: 

“Benim gördüğüm ve sevdiğim Antakya budur: Yeşil bir ova kenarında, sırtını rahat bir dağa vermiş, ayaklarını coşkun bir nehre uzatmış, bacalarının dumanını tüttürerek çınar gölgesinde dinlenen, keyif getiren hoş, münzevi bir belde!”

Böyle muhteşem ve mübarek belde, ardında tarif edilmez acılar bırakarak 6 Şubat depremi ile yerle bir oldu. Antakya’daki manzarayı gördüğümüzde dayanmak, üzüntü ile kıvranmamak elimizde değildi. Sanki kıyamet kopmuştu. Koca kent yok olmuştu. Şehir halen toz içindeydi ve adeta sağlam bir bina kalmamıştı. 

Yer yer hasarlı ve yıkık binaların kaldırılmasıyla geniş boş alanlar ortaya çıkmıştı. Gezdiren dostumuz, “Şurada lüks binalardan oluşan bir site vardı, hepsi yıkıldı” veya “Burası devlet hastanesiydi, gördüğün gibi sadece arsa şimdi” gibi anlatıyordu buraları.

Asi Nehri’nin kıyısında Ulu Camiin yanında cıvıl cıvıl kalabalıkların aktığı, şehrin kalbinin attığı meydan harabelerle doluydu ve kimseler ortalıkta yoktu. Şehir boşalmış, kalan az miktarda insan ise çadır veya konteynır kentlerdeydi. 

Ulu Cami de yıkılmıştı, orada oturacak bir yer de artık bulunmuyordu. 

İşte şok eden rakamlar

*Antakya’daki 323 bin 923 yapının, sadece 113 bin 761 bini hasarsız kalabilmiş. Yani 3 yapıdan sadece biri ayakta.

*O yapılarda tam 710 bin 740 ev/dükkân varmış. Geriye sadece 184 bin 647’si sağlam kalmış.

*Toplam yıkık, ağır hasarlı ve orta hasarlı yapı sayısı 98 bin 238.

*Toplam az hasarlı yapı sayısı 94 bin 855.

*Toplam yıkık, ağır hasarlı ve orta hasarlı bağımsız birim (ev, dükkân vs.) sayısı 338 bin 327.

*Toplam az hasarlı ev sayısı ise 218 bin 978.

*Vefat edenlerin sayısı ise korkunç: Resmi rakamlara göre 23 binden fazla insan hayatını kaybetmiş.

Şehirde açık iş yeri, lokanta, market, pastane vs. bulmak mümkün değil. Zaten dediğim gibi nüfus da kalmamış Antakya’da. Yani açık olsa da müşteri diye bir durum söz konusu değil.

Su, elektrik ve tuvalet sıkıntısı had safhada. İş makineleri yoğun çalışıyor ancak hasar büyük, yapılması gereken iş çok. Sivil Toplum Kuruluşları yine hummalı bir gayret içindeler ama daha çok iş var.

Bir kadın vatandaşımız şöyle diyordu: “Evimde temizlik yapıp üstüne keyif kahvesi içmeyi öyle özledim ki.” Ve ekliyordu: “Deprem anına kadar her şeyimiz vardı. Evimiz doğalgazlı, parkeli, klimalıydı. Daima sıcak suyumuz mevcuttu. Ayrıca kirada da bir dairemiz bulunuyordu. Hepsi gitti. Herkesin başına gelebilir, bizim gibi herkes düşebilir.

Hatay Meclis binası da yıkılmış. 

Anadolu topraklarındaki ilk cami olan tarihi Habibi Neccar Camii de ağır hasar gören yapılar arasında. Tamamen brandalarla kapatılmış ve içine girilemiyor. Fakat asılan afiş moral verdi: Konya Büyükşehir Belediyesi’nin bu muhteşem eseri aslına uygun olarak restore edileceğini bildiriyordu. Konya Büyükşehir Başkanımız değerli Uğur İbrahim Altay beyefendiye çok teşekkür ediyoruz. Sadece bu Camide değil bütün şehirde büyük hizmetleri var. Adeta Hatay’ı ayağa kaldırıyor.

Rabbim ülkemizi afetlerden uzak tutsun diye dualar ederek hüzünle ve kederli ruh haliyle Antakya’dan ayrılıyoruz. 

 

Yorumlar

(9)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Malesef

6 Ağustos 2023 10:29

Malesef depremde de rakamlar gizleniyor 50 bin insan kimse inanmıyor Yıkılan yerlere bakınca malesef iki milyondan fazla can kaybı olduğu ortaya çıkıyor Allah rahmet eylesin Allah tekrarını yaşatmasın Keşke gerçek rakamlar verilse insanlar daha temkinli olurdu En azından yeni yapılarda müteahhitler memurlar halk daha titiz olurdu Kentsel dönüşümde inat edenlerde vazgeçerdi

İsmail Yıldırım

30 Temmuz 2023 13:02

Antakya Sokakları Bir devrin güneşiydi, Medeniyette Antakya, Sokakları cümbüş cümbüş, Esen yellerde Antakya... Asi nehrin ne kadar ters aksa da, Uzun çarşıda o tarih çok başka, Harbiyede şelale şen akardı, Çocuklar sokaklarında bir mutluluk yaşardı, Şimdi yalın hüzün, ağlamaklı... Meczup gibi yüzün,yaralı... Hangi yöne dönsem sokağında, Cüzzamlı evler, eller kollar yarılı... Her yanında tarihe ve coğrafyaya, Kelepçe vurulmuş bir mutluluk nüzulu, Antakya sokakları çaresizce nefes bekler, Ağaçlarından gökyüzüne seher yeli esmeyi, Bir mahzene kapılmış sonsuzluk duası içinde, Antakya sokakları... 07.07.2023

İsmail Yıldırım

29 Temmuz 2023 21:33

Antakya Sokakları Bir devrin güneşiydi, Medeniyette Antakya, Sokakları cümbüş cümbüş, Esen yellerde Antakya... 

ah Hatay ah!

29 Temmuz 2023 15:06

ama Hatay’ı haritada değil kendimizde aramalıyız!

Okur

29 Temmuz 2023 11:26

Deprem nedeniyle MTV ikinci defa ödenecek. Kamuda makam araçlarını kim biniyorsa ikinci MTV yi o (binen) tahsis edilen ödesin. 1923-1945 İki cihan savaşı yaşandı. Osmanlı boçları ödendi. El Dokuma tezgahlarından başka sanayisi olmayan ülkede yeni bir devlet kuruldu. 1920 okuma yazma oranı0/0 3 idi. 1945 de0/060 a çıkarıldı. Fabrikalar kuruldu. Özel sektör olmadığı için kamuculuk önce planda tutuldu. Erkek nüfus cephelerde kalmış toplumun kadın ve çocuklar ile bir ülke inşaa edildi. 21 yıldır ülkeyi aynı parti tek başına yönetti. Emeklileri sokak kedileri gibi kasap vitrinlerini uzaktan süzerek kasapların önünden geçemeyececek duruma getirildi. Birde sıkılmadan Cumhuriyetin kurucu kadrolarına hakaretler edenler aynı zihniyette olanlar olunca insan şaşırıyor.Yoksulluk tabana yayıldı. Artık ya zenginsin ya yoksul aç. Lozan hezimettir diyenler İngiliz ve Amerikan mandacılarının çocukları ve torunlarıdır.

Hadi

30 Temmuz 2023 00:54

Hadi oradan ... Torunlariymis. Belli ki sen onlardan sin. Cumhuriyetin kurulması tamamen iman ve İslam şuuru ile olmuştur. Sonra gerçek yüzlerini ortaya dokmusler. Yapılan inkılaplar ile Millete imana ve İslam'a ihanet etmişler. Millet de o gün bu gündür sırtından yediği hançeri unutamamistir. Cumhuriyetin kurulduğu yıllarda iyi şeyler de elbet olmuştur. Ancak bu İslam yurdunu neredeyse gavur yurduna cevirenler temelini 1923 ten sonraki inkılaplar ile atmışlardır. Lozan evet dış yüzü zafer içi hezimet. Dışı mutantan içi kof. Cephede alınanin masada verildiği zillet mekanıdır.

Hikmet Yılmaz

29 Temmuz 2023 09:46

Tek bir kurşun atmadan dedeleri gibi suyun ötesinden gelip hazıra konup o verimli ovalarda zengin oldular. Sivas,Erzurum,Kars,Ardahan Ağrı'nın yiğit insanlar gibi "ayazı yiyip" düşmana karşı ne yapmışlar..Beleşten "suyun ötesinden" gelip varlık sahibi olmuşlar. Aziz milletim kimin kim olduğunu gayet iyi biliyor...

Hadi

30 Temmuz 2023 00:58

Bre cahil azıcık okuman varsa git Çanakkale şehitlerine bak gör... Nasıl da halep ten şamdan Antakya dan ve civarindan kopup gelmiş yiğitler cepheye. Çanakkale den önceki cihat emirleri nde de bu böyledir. Fransız işgali sadece hatayı değil senin beynini de işgal etmiş.

MUZAFFER

29 Temmuz 2023 08:59

CANLA BAŞLA ÇALIŞAN LARA TEŞEKKÜR EDİYORUM ALLAH C.C RAZI OLSUN HAZRETİ MUHAMMED MUSTAFA SAV HÜRMETİNE, VEFAT EDEN LER RAHMETİYLE MUAMELE ETSİN İNŞALLAH YARALILAR DA, ŞAFİİ İSMİ HÜRMETİNE ŞİFALAR VERSİN İNŞALLAH AMİN.

Sefa Saygılı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle