Ağlayan hâkim ne yapmalı?
Geçen hafta boşa geçen daha doğrusu ihanetle harcanmış bir ömre sahip olan ve bu yüzden Silivri Cezaevi’nde yatmakta olan bir hâkimden bahsetmiştik. FETÖ’cü hâkim çetenin emri ve isteği ile çok masuma yaptığı zulmün suçluluğunu duyuyor, sıkıntı içerisinde ağlama krizlerine giriyordu.
Kendisine ve benzerlere tavsiyemiz olacak; hiç olmazsa ülkelerine, ailelerine ve en başta kendilerine yaptıkları ihaneti bir ölçüde de olsa böylelikle affettirebilirler.
Tavsiyemiz ise; pişmanlık duymaları. Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan açıkladı: “Pişman olanlar için şunu söylüyorum. İnancımızda tövbe kapısı her zaman açık. Devletimizde de samimiyete karşı şefkat var. Devletin şefkatine gelir bildiklerini anlatırsa, devlet de ona yapılabilecek kolaylığı sağlar.”
Örneklerini de görmeye başladık. Gazetelerde, “Tutuklanmaları istenince çözüldüler… İstanbul’da iki hâkim itirafçı oldu” başlığıyla yayınlanan haberde; iki hâkimin itirafçı oldukları ve bildiklerini anlattıkları ifade edilmiş.
HSYK Başkanvekili Mehmet Yılmaz da yaptığı açıklamada 300’ün üzerinde hâkim ve savcının itirafçı olduğunu açıkladı.
Evet, FETÖ’cülükten dolayı tutuklananlar için yol bu: FETÖ’nün sırlarını anlatarak bu hain örgüte darbe vurmak. Böylelikle gerçek suçluların ortaya çıkmasını sağlayarak bir nebze de olsa ülkelerine, adalete hizmet etmiş olurlar.
Çünkü artık çete başının nasıl bir yalancı ve iftiracı olduğu, nasıl Türkiye düşmanı ihanet odaklarıyla kol kola olduğu anlaşıldı. Tereddüt etmeye zerrece yer yok bundan sonra.
FETÖ hep yalan söyledi, dedikleri hiç çıkmadı. Cumhurbaşkanımız için “çok yakında ölecek” dediler, yalandı. “Mahalli İdareler seçimlerinde AK Parti hezimete uğrayacak” iddiasını ortaya attılar. Seçimi AK Parti aldı. “Cumhurbaşkanlığı seçimini Tayyip Erdoğan kaybedecek, kazansa da o koltukta oturamayacak” şeklinde yazılar kaleme aldılar, twittler attılar. Çok şükür o da yanlış çıktı. “Darbe ile hükümet gidecek” dediler, hüsrana uğradılar.
Şimdi de “deprem olacak, hükümet yıkılacak” veya “3. Dünya Savaşı çıkacak, FETÖ’cü yandaşlarımız cezaevlerinden kurtulacak” gibi balonlar uçuruyorlar. Kısacası FETÖ’nün yalan dolanları bitmiyor.
Hapisteki ve dışarıdaki FETÖ’cülerin artık gerçeği görmesi lâzım. FETÖ başı ihtiyar FETO yalancı sapık bir psikopattır. Onun peşinden gitmek –hele de bu kadar açığa çıktıktan sonra- büyük hatadır, yanılgıdır, ihanete devam etmektir.
Aslında bu hâkim, FETÖ’nün harcadığı ülke insanımızdan biri. Böyle binlerce kişi var. Türkiye’ye katkı sağlayacak, değer katacakken ihanetle ülkemize darbe vuruyorlar. Halim selim insanları, gözü dönmüş caniye dönüştüren bu çete ile ne kadar mücadele edilse azdır, eksiktir.
Geçenlerde bir dostum anlattı. Yeğeni olan FETÖ’cüye, “Lideriniz FETÖ beni öldürmeni istese yapar mısın?” şeklinde soru yöneltiyor. FETÖ’cü yeğen, “Ne demek? Öyle şey olabilir mi?” diyemiyor. İşte FETÖ’cüler böylesine acımasız merhametsiz, insaf ve izandan yoksun zombilerdir.
FETÖ’nün zararlarını ve tahribatını saymakla bitmez. Ancak en büyük kötülüğü genç kuşağa verdiler. İstikbal vaad eden bir nesli kıyarak, yok ederek daha doğrusu ihanete sürükleyerek bunu yaptılar. Dershane, burslar, okullar gibi yöntemlerle sayısız akıllı ve parlak çocuğu FETÖ’ye bağlayarak yok ettiler, geleceklerini kararttılar. Üstelik kendi insanlarının üzerlerine bomba yağdıracak kadar ihanete sürüklediler.
TACETTİN ÖZÖREN
Değerli vali yardımcısı dostumuz Tacettin Özören’in FETÖ’cülükle ilgisi olmadığı halde tutuklu olduğundan söz etmiştik. Tacettin bey çok şükür tahliye oldu. Yargımız iyi çalışıyor, kuruların yanında yaşların yanmasına izin verilmiyor.
Tacettin beye geçmiş olsun diyoruz. Bir an önce görevine de dönmesini bekliyoruz.







