Sâdece tarım bile işsizliği silip atar!

16 Şubat 2019 Cumartesi

Rakamlar 2018 Kasım ayı verilerini gösterse de işsizliğin yükseldiği bir süreç yaşıyoruz. Bir önceki döneme göre 2 puan artarak yüzde 12,3’e çıkan işsizlik oranı son 2 yılın en zirve seviyesi. Endişelendiren taraf 15-24 arası genç nüfusta işsizlik oranının 4,3 puan artarak yüzde 23,6’ya ulaşması… İstihdamın tarımda 0,9, sanayide 0,8 ve inşaatta 1,1 puan azalması… Diğer mes’ele ise yüzde 33,6 olarak ölçülen kayıtdışı istihdamın kayıt altına alınamamasındaki sıkıntılar.

Neticede işsizlik giderek sosyal bir yara hâline geliyor. Sorunun elbette çâresi var... Makro ekonomiyi mikro ekonomiyle işletmek... “Merkez Bankası bağımsızdır” safsatalarını bir kenara koyup para politikalarına yeni bir düzen vermek… Maliye politikalarını vergi toplamadan ziyâde istihdam oluşturabilecek bir yapıya kavuşturmak bugün için yapılabilecek en iyi üç yol.

Büyük dişliyi çeviren çark belli… Mikro ekonomi çarkını harekete geçirmeden ne büyüme, ne istihdam, ne ihracat, ne borç stoku ve ne enflasyon sağlığa kavuşur! Zirâ mikro ekonomi “Pazar her zaman denge unsuru” prensibi üzerine çalışır. Teoriye değil pratiğe, lafa değil üretime önem verir.

Türkiye’de işsizlik sorununun çözümünü; önce tarımda, sonra sanayi ve teknolojide aramamız lâzım. Tarımdan başlayalım… Dört mevsimi yaşayan topraklarımız o kadar bereketli ki vatan sathında yetişmeyen hiçbir ürün yok. Aslında iş basit!.. Tarımda mikro ekonomi, üretici ve tüketici memnuniyeti ile gıdada kendine yeten bir Türkiye. Çözümün özeti bu!

Bu sebeple tarımın; istihdamı ve ihracatı artırmaya yönelik ürün ve işletme bazlı modern mikro ekonomik politikalarla istikameti çizilirse çözüm yoluna girilmiş olur.

Önceki yazılarımda su ürünleri sektörünün büyük bir istihdam oluşturabileceğinden bahsetmiştim. Dünkü yazımda da Türkiye’nin yüzde 65 limon ihtiyacını karşılayan Mersin’de yeni bir borsa kuruluşunun haberini vermiştim. Evet bu limon borsası… Tabii ki borsa; ürün fiyatlarının meşrû şekilde belirlenmesi ve üretim ile istihdamın artması demek…

Mersin tahılı, sebzesi ve meyvesiyle Türkiye’yi doyuran bir kent. Narenciyesi, muzu, çileği, şeftalisi ve kirazı altın değerinde. Ürün bazlı mikro ekonomik faaliyetler Mersin ekonomisine değer katıyor. Peki yeterli mi, elbette ki hayır! Çünkü bunca çabaya rağmen üretici kazanamıyorÜretici aracılara, komisyonculara, halcilere yem oluyor. Tarımda işsizliği artıran en önemli etkenlerden biri üreticinin kazanamaması. Üretici kazansa daha farklı üretecek ve istihdamını artıracak.

İşte işsizlik dâhil birçok ekonomik sorunu ortadan kaldıracak olan, “üretimde dönüşüm”… Üretimde dönüşümün yolu da mikro ekonomi… Türkiye, tarımda ekonomik sorunlarını çözmesi için katma değeri yüksek yeni ürün motiflerine geçmeli. Ancak işin plânlı ve programlı yapılması şart!

Meselâ Mersin Organize Sanayi Bölgesi’nde bir girişimcimiz ilâç ve kozmetik sanayine narenciye kabuğundan “narenciye yağı” üretiyor. Yaklaşık 1 ton narenciyeden 1 kilogram yağ elde ediyor. Yağın kilo fiyatı 20 bin ilâ 50 bin lira arasında değişiyor. Hepimiz biliyoruz ki bizde bir kilogram narenciye tarlada 50 kuruş etmiyor.

Hatırlatayım… 100 milyar avro ihracatı olan Hollanda sâdece narenciye ve narenciye ürünleri üzerinden 13 milyar dolar para kazanıyor. “Yörük sırtında kurban kesmek” diye işte buna denir.

Yine Mersin bölgesi safran bitkisi yetiştirmeye oldukça müsâit. Dünyanın en pahalı ürünü… Bir dönümden 800 gram kadar verim alınıyor. Safranın kilosu 45 bin lira. Başka bir ürün daha var… Mersin’de Toroslar Belediyesi’nin öncülük ettiği Ejder meyvesi üretimi de büyüyor. Meyvenin tanesi 15 lira… Bir dönümlük seradan 120 bin lira kazanabiliyorsunuz. Diğer taraftan Mersin’de kahve fidesi ekimi de başlamış. Başarılı bir çalışma. Zannediyorum Türkiye kendi kahvesini de üretecek.

Diğer bir konu seraların verimliliği… Klâsik usuller bir bir terk ediliyor. Seraların ihtiyacı elektrik ve su… Mersin’de yeni su kaynakları yakında devreye girecek. Diğer yandan sera çatılarının güneş enerji sistemleri (GES) ile donatılması gündemde. Böylece seralar fırtınalara karşı korunaklı hâle gelirken elektrik enerjisini de güneşten sağlayacak. Ayrıca Mersin’de yeni dönemle birlikte su kullanım fiyatları da en az yüzde 20 ucuzlayacak. Dolayısıyla üreticinin gözü yerel seçimlerde.

Bitti mi, hayır! Mersin’de kivi ekseniz yine müthiş bir kazanç elde edebilirsiniz. Fazla masrafı ve uğraşı da yok. Kurulum maliyetleri çok düşük. Dönüm başı 8-10 ton ürün alıyorsunuz. Kivinin kilosu 3 liradan satılıyor. 10 dönüm yeriniz olsa zenginsiniz…

Nar da ülkemizde en çok yetişen meyvelerden. Yine Mersin’de bir girişimcimiz kabuğunu, içindeki zarını ve suyunu ayrı ayrı değerlendirerek narın kilosunu 30 liraya getirmiş. Al sana katma değer…

Söz konusu bilgiler kitaplarda, dergilerde yazmıyor… Üniversitelerde okutulmuyor… Bu bilgiler bizzat üreticinin ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hamit Tuna gibi üreticiyi ve üretimi destekleyenlerin ağzından duyduklarımız ve yerinde tespitlerimiz.

Türkiye yalnızca tarımdaki mevcût potansiyelini harekete geçirebilse ülkede işsizlik kalmaz. Daha bunun; sanayisi, teknolojisi, yeraltı zenginlikleri, turizmi, sanatı, sporu ve modası var… Yani “Yapacak çok iş var” desek yanlış olmaz!

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • hasanhasan1 ay önce
    niye silmediniz o zaman tiknaz,,,tari mi birakti reyisiniz
  • BirisiBirisi1 ay önce
    Hükümet bir proje başlattı bir fikrim var diye meclisteki vekiller iş yapmayınca vatandaştan ümit varmı diye plan yapmışlar o zaman size bir şey söyleyeyim Almanya’da arsasını 3 yıl ekmeyesin tapusu devlete geçer bizdeki köylülerde şehire kaçma derdinde parası olanda büyük şehir etrafında arsa alalım derdinde
  • Ali rızaAli rıza1 ay önce
    Mersini tarımını öyle anlatmışsın ki bilmesem burada yaşamasam çiftçilik yapmasam mersini köy köy bilmessem inanacam amma nafile birde halcilere komusyonculara kafayı herkes takmış tek bir soru soracam limonu çileği tomatesi vs ürettin kime satacan nerde satacan o ürünü kim paraya çevirecek? Birde sonmoda üretici pazarları yahu bunu düşünende hiç akıl varmı konudan o kadar uzak ki bir seracı ürettiği tomates salatılığı işini bırakacak pazara gelecek tezgah açacak akşama kadar kilo kilo tomatessatacak üerttiği on ton yirmi ton tomatesi kilo kilo nasıl tüketecekseradakiişi kim yapacak limonu düşünün elli ton limon kilo semt pazarında satılacak olacak işmi bırakın herkes mesleğini yapsın amma devlet kontrolunu yapsın , haller kalkarsa üretici malını satacak yer bulamaz apartmanda oturan , bir salatalık için akşamdan sıraya girer, öyle bilmeden ahkam kesmeyin okuyanda bir şey bildiğinizi sanır.
  • ercan yildizercan yildiz1 ay önce
    sayin yazar, yazilarinizi gunluk takip ediyorum, yazdiklariniza kismen istisnalar haricinde bu zamana dek hemen hemen hic katilmadigim halde, ilk defa bu konuda harfiyyen ayni gorusute oldugumu bildirmek istedim..
  • Mehmet ayMehmet ay1 ay önce
    Sayin yazar, Son 16 yilda tarim icin ne yaptik? Ufak bir dalgalanmada, cifciye inhalatie sopasini gosterdik, simdi sonuc ortada, cifciye kizmaya hakkimiz yok, sucu iktidarda arayalim
  • YusufYusuf1 ay önce
    Çocukluğumda oynadığım ekilen biçilen tarlaların hepsini beton binaya çevirdi ak parti. Geldiğimiz durum ortada, ak parti tarımdan hiç anlamıyor, anladığı tek şey rant, talan
  • engineerengineer1 ay önce
    sn meltemb41, öğretmenlerin atama beklemesi ,piyangodan çıkanın atanması, piyango vurmayanların ağlaması da beğenmemezlikten mi? şimdilerde binlerce işten çıkarılan mühendisinki de beğenmemezlikten olabilir mi? örnekler çoğaltılabilir,altı aylık geçici işçi alımı için 500 kişilik işe 6000 kişi başvuruyor ve noter huzurunda çekilişte kazanan altı işçi oluyor sonra yine işsiz, bu ve benzeri olayların nedeni iş beğenmemek olabilirmi?
  • Mertürk Mertürk 1 ay önce
    EYLİYETSİZLİĞİN,LİYAKATSIZLIĞIN, VURDUMDYUMAZLIĞIN,NEMELAZIMCILIĞIN,BANADOKUNMAYAN YILAN BİN YASAŞIN ANLAYIŞININ GELDİĞİ SON NOKTADAYIZ. Liyakat a göre değilde ,torpil ve kayırmacılık ile kadrolar doldurulmuş ise ,bu kadrolardan ,çalışkanlık üretkenlik, sorunlara çözüm arayışı BEKLEYEMEZSİNİZ. Bu kadrolar iş yapsa da yapmasada işi garanti ,ne hesap soran var ,nede sorgulayan, salla başını al maaşını olayı var.TÜRKİYEDE BÜROKASİNİNEN BÜYÜK SORUNU;DENETİMSİZLİK VE HESAP VEREMEMEZLİKTİR. Torpille ve kayırmacılık ile ile yere gelenler ,kime hesap verebilir. Halbuki işin ehli ve liyakat ile bir yere gelen bürokrat, işini iyi yaptığı müddetçe yerinin sağlam olduğunu bilir ve buna göre çalışır. Torpille bir yere gelenlerin ,çalışmaya, projeler üretmeye ihtiyaçları yoktur.Her halükarda yerleri sağlamdır. Devlet kadroları bunlarla doludur
  • meltemb41meltemb411 ay önce
    ülkemizdeki genç nüfus işsizliğinin nedeni iş beğenmeme daha rahat işlerde daha az çalışma isteğidir. zamane nesil çalışmasam da beni babam bakar mantığında tembellik içinde görünürdeki işsizlik iş beğenmeme yüzünden
  • Kocasolak Kocasolak 1 ay önce
    Ah hocam ah, devletin herhangi bir iş kolunu koordine edin diye görevlendirdiği bürokratlar, ilk iş, BİZ ŞAHSİ OLARAK BU DURUMDAN NE KAZANABİLİRİZ oluyor. Her bir bürokrat iş verildiği zaman ilk işi bu oluyor. Aldığı maaşı NEDEN aldığını bilmiyor, aldığı maaşını HAK etmek gibi bir derdi yok, KPSS sınavlarında kazandım ben bu maaşı sanıyor. Bir kere koltuğu kazanmak, hak etmek sanılıyor, çünkü GARANTİ. 657 değişecekti hani? Başkanlık sistemi oylanırken REİSİMİZ bas bas bağırıyordu, ne oldu? Unuttu mu? Yuttu mu? Maaşını HAK etmeyeni koy kapının önüne, bak bakalım nasıl ÇARK dönmeye başlıyor. Bir tek reis hangi bir işe bakabilir ki? Tarım da üretim, taşıma, ve arz koordinesinde EN UYGUN, EN UCUZ, EN AZENERJİ ile, düzenin kurulmasını fakültelerimiz TEZ yarışması yapsa ne olur?En KİŞİSEL RANT değil,ülkemiz için uygun olanını uygular isek KALKINIRIZ. Türkiye potansiyel olarak gelişmiş ülke olmaya EN UYGUN bir coğrafyaya sahip iken, sırf KİŞİSEL çıkarlarımızı ülke çıkarlarının önüne koymamızdan dolayı KAYBEDİYORUZ. 657 garanti olmaktan çıkmadıkça, kimse maaşını HAK etmek için çaba sarf etmeyecektir, GERÇEKTEN, niye çabalasın ki? KPSS de verdiğim emeğin karşılığını alıyorum diye bakıyor. Buna bir SON verelim. KPSS sadece giriş, esas olanın ÇALIŞARAK HAK etmek olduğunu LAF ile anlatamazsınız, yaptırım ŞART.
  • engineerengineer1 ay önce
    Milletin üretmeden yemek alıntersiz kazanç helala olmaz ruhunu öldürüp, yağmacılık ruhunu canlandırırsanız, yağama ekonomisi yol su elektrik olarak geri dönmüş olur, bir böyyüğümüz; benim memurum işini bilir, büyük şehirlerde oturup ninetlerinden istifad edenler bedelini öderler demişti,kolay kazanmak, voliyi vurmak, piyango ,iddia,toto,loto,kredi kartı dururken çalışmaya üretmeye ne gerek, çözüm için benim deönerilerim var; 1-İzmirin şarabını bir dünya markası yapmak, 2-Rakı fabrikalarının sayısını 2 den 18'e hatta 38'e çıkarmak, 3-Kenevir ekip yan gelip yatmak, 4-gdo'yu artırıp hormonu şoklayarak sebze meyveyi şişirerek daha fazla kilo dövmesini sağlamak, 5-Kaz ise kazıklamak, 7-Enayilerin parasını cebinde bırakmanın ahlaka aykırı olduğunu bilmek, 8- 14 -15 asır önceki hükümleri güncellemek, hulasa mörfin'nin kanunlarını uygulamak, artık insanlar Rakmani değil şeytani fikirler peşinde olunca sn yazarın akıllı uslu tavsiyeleri ne yazık ki makes bulmuyor, kimse alınteri ile helal kazanç peşinde değil, vurgun peşinde, işte yerel seçimler ve işte vurgun düzeninin yeni ve baltalarını bilemiş adayları, Allah cc Milletimize acısın, artık değerler altüst olmuş, Mukaddesat sahipsiz kalmış, isanın papazı öptüğü devri yaşıyoruz,
  • MehmethanMehmethan1 ay önce
    İŞTE YAZI, İŞTE FİKİR... TEBRİKLER SEDAT ÜSTAD.. SELÂM OLSUN SİZİN GİBİ EHLİ FİKRE...
  • AnwarAnwar1 ay önce
    Benim çozemediğim bir şey var devlet bunu yapabileceği halde neden yapamıyor, ihraç ettiği bu kadar ürüne neden kendisi ben üreteyim demiyor,ben o nedeni hiç anlayamdım.bu arada yazı çok güzel olmuş emeğine sağlık...
  • AaaaâAaaaâ1 ay önce
    Kendi ulkesinde yetişme şartlari çok zor olan urunleri ihraç ederek,yuksek gelir elde eden ulkeler var.Sanayii baskin degil bir Avrupa kadar degil.Tarim ulkrsi diyoruz.Tarim urunu ithal ediyoruz.Avrupanin Amerikanin sanayisi var ,somurge sahalari var,Araplarin haziri var.Eeee bizim?Insan bunlari duşununce ,israfi ,giderin gelirden fazla olmasi ve daha nicelerini bu ulkeyi Allah mi yardim ediyor sorusu zaman zaman akla düşenlerden. Hoca ne demiş? Yahu tamam ben suçluyuda hırsizin hiç mi suçu yok?Düşükucret verip fazla mesai yaptiran işverenler var,gece bile hazir kita olacaksin diyenler var.Sosyal haklari bi şekilde ihlal edenler var. Ne iş olursa olsun iş ariyom helalinden diyenlerde var.Iş beğenmeyenkerde var.Adam iş begenmiyor.Hele iki yillik universite bitirmişseadam mudurluk istiyor adeta.Bende patron araniyor ilani bakiyom, bulamiyom.Tabi bu burun kivirmada sorumluluk sahibi olmamasini etkisi var.Genel kultur ve dini bilgi eksikligi etken.Kredi kartlari insanin açigina uygun nefse uygun bir sistem. Kumarin evrensel anlamda (bahis siteleri, mekanlarda,resmi destekli) Insanlar düşünme yetenegini yitirmekte.Robotsu depresifsi bir hal uzere.Zira bir doktor ;sen sokakta gordugun insanlari saglikli mi sanirsin? Hayir %80 i ruhsal problemli demisti.Ahanda benim gibi düsunuyor demistim.Bir ünlü ruh bilimciside bize gercek hastalar degil gercek hastalarin hasta ettikleri gelir tedavi icin diyor. Dunyada ilahi bir felaket olsa ,cografi konumu yerustu kaynaklar yer alti kaynaklariyla kendine yetecek,tek ayakta kalacak veya en sona kalacak tek ulkedir desek ne denli dogru olur?Bazanda bir icat yaparsin petrol devlerinin canini sıkar, finans devlerinin,ilac sanayi(tibbi) devlerinin canini sıkar.Adamin 7 sulalesini kazirlar.Nereli hangi dinden irktan olursa olsun.Konu hem dagilacak hem genişleyecek sayin Yilmaz.Insan yetiştirmek için 100 yila hacet derler normal şartlarda.Bizim 100 yil hala cepte. Herkes hakli kendince.Hocaya iki davalu gelmis sirayla.Hoca sen haklisin demis birine.O gitmiş oteki gelmiş. Onada haklisin demiş.Eşi ya hoca sen ikisinede haklı dedin bu nasil adalet deyince hoca;hanim sende haklisin demiş.Şimdi hoca da haklı....veesselam..
  • BasitçeBasitçe1 ay önce
    Sıkışınca herşeyi ithal etmek bütün problemlerin temeli oldu.Yani evinde sağlıklı,temiz,lezzetli yemekler yapmaktansa her gün lüks lokantalarda para harcayan bir aile düşün tüm bütçesini oraya gömer.Yiyenler önce memnundur sonrası iflas.Venezüella gibi herşeye muhtaç

Günün Özeti