• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Yaşar Değirmenci
Yaşar Değirmenci
TÜM YAZILARI

Batı uşaklığından kurtulun artık!

30 Kasım 2025
A


Yaşar Değirmenci İletişim: [email protected]

Batı uşaklığından kurtulun artık!

YAŞAR DEĞİRMENCİ

Yazımın başlığı içimizde aydın geçinen entelektüel tanınan kendi değerleriyle buluşamamış güruha. Dinini bilmeyebilir, kendi kültürüyle irtibatsız, millî ve manevi değerlerden uzak yetişmiş de olabilir. Böyle olsa bile din düşmanlıklarını nereye koyacağız? Bağırmalarına çığırmalarına ses çıkarmayacak mıyız? Zulmün, caniliğin, katliamın adını koydukları “uygarlık” yavesini kabullenecek miyiz? Kendi medeniyetimize sahip çıkmayacak mıyız?

Kendi kutsallarımız yerine konulanları kaldıralım. Özümüze kendi değerlerimize dönelim. Batı uşaklığından kurtulalım artık. Batı bitti, İnsanlıklarının bittiği gibi. Ahlâkî değerlerin yerine konan menfaat ve egoizm bulaşıcı hastalık gibi bize de sıçradı. 


Kökleri çürümüş ağaç yaşamaz. Temeli yıpratılmış bir bina uzun ömürlü olmaz. Devletler İlâhî bir nizam üzerine oturtulmazsa çabuk yıkılır. Beşerin kanunları da beşer gibi fânidir, ölür. Allah’ın kanunları bâkîdir. Ona dayanan devletler yıkılmaz. Mukadder olan eceli gelinceye kadar yaşar. Bugünkü devletimizin bu kadar yaşayabilmesi de yine din ve dindarlar sayesindedir. Yoksa dinsiz devlet yaşayamaz. Cenâb-ı Hak Kur’ân-ı Kerîm’de ferman ediyor:

“Seni din konusunda bir şeriatın üzerinde görevli kıldık. Artık ona uy! Bilmezlerin arzularına uyma! Muhakkak Allah indinde hak din İslamiyet’tir, yâni Şeriattır.” (5 Maide, 48, 49) 

İslâm büyüklerinin söylediği gibi:



“İslâmiyet güneş gibidir, üflemekle sönmez! Gündüz gibidir, göz yummakla gece olmaz! Gözünü kapayan yalnız kendine gece yapar.”

Konuşulamayan, dokunulamayan, koruma kanununa alınmış, kutsal hâle getirilmiş, ihtilallerin yapılmasına sebep gösterilen hiçbir ülkede görülmeyen zulmü, dinsizliğin sembolü laiklik, Batı uşaklığı yaptıklarının belgesi. İslam devleti olarak kurulan Türkiye sonra neden laik devlet yapıldı? Cumhuriyet, bir İslâm devleti olarak kurulmuştu. 1928 yılına kadar Anayasa’nın ikinci maddesinde, “devletin dini, din-i İslâm’dır”, diye yazıyordu. Neden 1928 yılına kadar bu madde anayasaya yerleştirilmişti ve neden 1928 yılından itibaren bu madde anayasadan çıkarılmıştı?

İslamsız bir Türkiye hayal ediyorlar. Türkiye’nin inançlarını, değerlerini, tarihini, geleceğini imha eden ‘laiklik prangası’nı, dinin doğru ve özgürce yaşanabilmesi için önemli buluyorlar. Kendi berbat ettikleri, yaşanmaz hale getirdikleri dünyanın bütün sorumluluğunu oldu bittiye getirip İslam Şeriatına yüklemeye çalışıyorlar. Hedefleri için yaptıkları da “Dine uymak yerine, dini kendilerine uydurmak, dini hayattan uzaklaştırmak!” Dini kendi kafalarına göre şekillendirip İslâm’sız, Şeriatsız İslâm projesini gerçeğe dönüştürmek! Çığırtkanlıklarıyla alıştırıla alıştırıla tepkisiz toplum oluşturup “dini hurafelerden temizleyeceğiz” diye de bir söylem geliştiriyorlar. Zihinleri çağdaş hurafelerle iğdiş edilmiş tipler bunlar. Zihinleri; İslâmî bir duyma, düşünme melekelerini kaybetti. Düpedüz seküler kutsallara göre işlediği içindir ki Şeriat korkusu” ile yatıp kalkıyorlar. Bu korku onları her gün öldürüyor. Durup dururken nerden çıktı olmayan şeriata saldırma meselesi? Boşuna söylemiyoruz “bizim gavurlar başka” diye. Sizin kimliğinizi, kişiliğinizi (kalmışsa) şahsiyetinizi vahiyle inşa etmek gerekiyor. Zihnî bulanıklık yoktur. Zihin ilahi pencereye (kitaba/vahye, sünnete/hadis-i şeriflere) açıktır. 


Eskiler bizleri okula gönderirken “Allah zihin açıklığı versin” dualarıyla gönderiyorlardı. Öbür âlemde Şeriat’la hesaba çekilecek, sizi sığındığınız, dayandığınız, laisizm de Kemalizm de emrine girdiğiniz batasıca Batı’da kurtaramayacak.


Öncelikle işgal edilen zihinlerini bu işgalden kurtarsınlar, özgürlüğün “Allah’a kulluk” ile başladığını da öğrensinler. Sizlerle hesaplaşmamız bitmedi, bitmeyecek. 

Yaklaşık bir asırdır bu topluma tepeden laik bir devlet, laik bir hayat tarzı, laik bir dünya görüşü dayatıldı! Devlet, laikler ve devşirmeler tarafından gasp edildi!

Önce İslâm, bütün kurumlardan temizlendi; ülkenin siyasî, entellektüel, kültürel, iktisadî, sosyal kurumları dışardan ithal edilen bir ideoloji olarak laikliğe göre tanımlandı. 


Bu toplumda bütün kurumlardan İslâm’ın izleri silindi! Bunları bilelim artık. 

Bunlar, din düşmanı kişiler ya da dinin hayatın her alanına müdahale eden bir dünya tasavvuru olduğunu bilmeyen câhil-cühelâ sığ tipler. 

Burada mesele şu: Din’i laikliğe göre tanımlıyorlar! Laiklik denen sopa, din’e ne kadar izin ve yer verirse, din odur, orada durmak zorundadır, diye dayatıyorlar!



Laiklik, Fransa’dan ithal edilen İngilizler tarafından dayatılan bir sopa, bir tasma’dır!

Oysa şunu bileceksiniz: Laiklik, bize ait bir tecrübe değildir. Fransa’dan ithal edilmiş, İngilizler tarafından dayatılmış bir ideolojidir. Bir deli gömleğidir. Toplumun İslâm’la ilişkisini bitirmeyi amaçlayan bir tasma, bir sopadır. Yaklaşık bir asırlık süreçte de tasma ve sopa olarak kullanılmıştır. Bütün darbeler, laiklik adına yapılmıştır. 

Yeter artık. Kemalizm de Laisizm de çöpe atılmalı, kutsallıktan çıkarılmalı.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23