Papa, Türkiye'yi Müslümanların lideri mi görüyor yoksa Bizans'ı hortlatmak için mi...
Papa, Türkiye'yi Müslümanların lideri mi görüyor yoksa Bizans'ı hortlatmak için mi...
SELMA SAVCI
Papa'nın Türkiye ziyaretinde Gazze’deki soykırımın gündeme gelmesi ve burada Cumhurbaşkanımızla birlikte verdikleri mesajların İsrail zulmüne karşı oluşan cepheye önemli bir destek sağlayacağı muhakkak önemli bir konuydu ve Papa'nın ilk yurtdışı ziyaretini Türkiye'ye yapması malum kesimleri yine kudurttu. Acaba bu zamanda Papa'nın ilk tercihini Türkiye'ye yapmasının altındaki mesajlar nelerdi ve daha da önemlisi Papa, Müslümanların lideri olarak sadece Türkiye'yi mi görüyordu.
Açıkçası bu soruları kendi kendime sorarken en büyük altında yatan nedenin ümmetin lideri olarak Türkiye'nin hemen her konuda masaya yumruğunu vurması ve sessiz çığlıkların sesi olma gayreti bugün geldiğimiz noktada Papa üzerinden de çok tabii okunabilir.
Öncelikle AA'nın verilerine göre Papa'lık müessesesini bir doğru anlamak lazım. Neden Türkiye'ye gelen Papa resmi ziyaretle karşılandı, milli marşı okunan Vatikan Lideri olarak yorumlandı bunları iyi irdelemek lazım..
Batı Roma İmparatorluğu yıkıldıktan sonra Katolik Kilisesi’nin başındaki papalar, sadece dini değil siyasi bir aktör gibi davranma imkanı da elde ettiler. 8. yüzyılda Orta İtalya’nın önemli bir kısmı Şarlman’ın babası Pepin tarafından Kilise'ye bağışlandıktan sonra “Papalık Devletleri” adı verilen yapıyla Kilise aynı zamanda bir devlet haline geldi. Garibaldi komutasındaki İtalyan Cumhuriyet Ordusu 1870’de bu devlete son verene kadar papalık yüzyıllar boyunca sadece dini değil aynı zamanda siyasi bir aktör olarak Avrupa siyasetinde etkin bir rol oynadı.
Bugün gelinen noktada Papa'nın Türkiye programı kapsamında Ankara, İstanbul ve İznik ziyaretlerini iyi okumak lazım kanaatindeyim.
Bir dini lider edasıyla gelen ve kafasında takkesi ve boynundaki Haç'ıyla birlikte ülke ülke gezmesinin temelinde bahsedilen analiz ne olabilir?
Ve en önemlisi her ülkemize gelen Papa'nın İznik'e gitmesi...
İlk kiliseler, Pavlus’un misyon gezilerinde ziyaret ettiği merkezler ve Hıristiyanlığı şekillendiren ilk genel konsiller bu coğrafyada gerçekleşmiştir. Bunlar arasında 325 yılında toplanmış olan İznik Konsili'nin ayrı bir önemi vardır. Çünkü Hıristiyanlığın inanç esasları (kredo) bu Konsil'de belirlenmiştir. İznik Konsili, tarih içerisinde farklı mezheplere ve gruplara ayrılmış olsalar da tüm Hıristiyanların önemsediği ve kararlarını bağlayıcı kabul ettiği yegane konsildir adeta. Dünyadaki en kalabalık Hıristiyan nüfusun lideri olarak papanın, İznik Konsili üzerinden tüm Hıristiyanlara yönelik bir birlik mesajı vermesi onun konumu ve geleneksel olarak Kilise'nin ona atfettiği misyon açısından oldukça doğaldır. Fener Rum Patriği ile yapacağı görüşme ise diğer papaların yaptığı gibi bir nezaket ziyaretidir. Bazılarının her papa gelişinde “Yoksa iki kilise birleşiyor mu?” tarzında yorumları tarihsel ve dini gerçekliklerden uzaktır.
Bu verilere göre de şunu değerlendirmek şarttır. Ülkemize gelen Papa'nın sırf siyasi bir gezi olarak değil dini bir hamle olarak kendi ülkemizdeki topraklarda ayinler yaparak kendi sınıflarını diri tutma çabasının da altı çizilebilir.
Tabii Papa geldikten sonra rahmetli Necmettin Erbakan Hoca'nın sözleri yeniden sosyal medyada viral olmuş durumda. Ne demişti Rahmetli hocamız,
Bugün gelinen noktada özellikle Fener Rum Patriği Bartholomeos'un her fırsatta ekümeniklik tartışmalarını ateşlemesi de bu ziyaretin altında yatan temel nedenlerden biri de olabilir. Bunu yapılacak ziyaretten sonra konuşulacak sözlerden az buçuk anlayabileceğiz.
Ekümenik kavramının Türkiye'de ilk kez gündeme gelişi ise 1517 yılında Yavuz Selim'in, Mısır'ı fethettiğinde, İskenderiye ve Antakya Patrikhanelerini, İstanbul'daki Rum Patrikhanesi'ne bağlaması ve patriği de 'Ekümenik' ('Cihan patriği') ilan etmesiyle ortaya çıktı. Bugün itibarıyla, Fener Rum Patriği Bartholomeos'un dış ilişkilerinde “Yeni Roma'nın ve İstanbul'un Başpiskoposu ve Evrensel Patriği” unvanını kullanması tartışmalara yol açmaktadır her seferinde... Ama bu konunun sıcaklığını tutup her defasında önümüze koyulmak istenmesi de aslında topraklarımızdaki bazı zihniyetlerin hâlâ rahmetli Erbakan hocamızın da dediği gibi Bizans'ın hortlatılması mantığıyla da yüzleşmektedir.
Umarız, Papa'nın ziyareti bu siyasi tartışmalardan uzak sadece ülkemize yaptığı 'İlk Ziyareti' başlığı adı altında yapılır ve biter. Çünkü bu tartışmalar bütününden uzak bir Türkiye'nin dünyaya göstereceği daha çok başarılı bir dönemi olacaktır biiznillah.