Abdullah Gül yine “dilsiz şeytan” mı olacak?
11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün uzun yıllar boyunca basın danışmanlığını yapan bir eleman var.
Adı Ahmet Sever...
Kendisi, bugünlerde yine çıkardığı bir kitapla gündemde.
Aslında kitap demeye bin şahit ister; karalayıp bir araya getirdiği zırvalarla, tam bir iftiraname kaleme almış.
Hatırlayın, bu zatın ilk iftiranamesinin adı da “Abdullah Gül ile 12 Yıl” idi.
Gül, eski danışmanının kaleme aldığı bu kitapla ilgili “Bazı çevreler tarafından farklı mecralara çekilmeye çalışılıyor” demiş, hazırlığında herhangi bir dahlinin olmadığını ifade etmiş, ancak kitaptaki iftiraları açık bir şekilde yalanlamayarak da kafalarda soru işaretleri oluşmasına mahal vermişti.
Türkiye’deki bütün olumlu işleri Abdullah Gül’e mal eden, bütün olumsuzlukları ise Recep Tayyip Erdoğan’a yükleyen işbu kitabın yayınlanmasının üzerinden 3 yıl gibi uzun bir süre geçti, fakat 11. Cumhurbaşkanı, kitap görünümlü iftiranamede yer alan herzeleri hâlâ tam anlamıyla tekzip etmedi.
Eski danışman Ahmet Sever de Gül’ün bu sessizliğinden ya da daha doğru bir ifadeyle zımni desteğinden yüz bulmuş olacak ki, ikinci iftiranamesini piyasaya sürdü.
¥
Sever, son iftiranamesinin adını “Kapalı Kapılar Ardındaki Siyasi Sırlar-İçimde Kalmasın-Tanıklığımdır” koymuş.
Öncelikle şunu söyleyelim: Bu “kitap”ta da tıpkı ilkindeki gibi bolca kara çalma yer alıyor. Bu “kitap” da en az birincisi kadar iftira içeriyor.
Mesela, eski danışman Ahmet Sever, “Abdullah Gül’ün, 2007 yılında Erdoğan’ın engelleme girişimlerine rağmen cumhurbaşkanı olduğu” yalanını utanmazca dillendirebiliyor.
“Anayasa Mahkemesi’nin 367 kararının ardından Gül’ün adaylıktan vazgeçirilmeye çalışıldığını, ‘Gül direnirse gerilim artar, darbe olur’ tehdidinin dolaşıma sokulduğunu” yazabiliyor.
Ne diyelim, bakalım, Sever’in ilk kitabındaki iftiralara açıkça itiraz etmeyen Abdullah Gül, bu defa suskunluğunu bozacak mı?
Acaba, bu kez, eski danışmanına “Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığımı engellemek istediğini de nereden çıkardın? Sayın Erdoğan engellemek bir yana, beni ‘Kardeşim’ diye kürsüye çağırıp cumhurbaşkanlığına aday göstermiştir” diye ayar verebilecek mi?
Görelim bakalım...
11. Cumhurbaşkanı, müfteri Ahmet Sever’i şimdi “Benim üzerimden ‘darbe’ tehdidinin dolaşıma sokulduğu iddiası kuyruklu bir yalandır. AK Parti ve onun lideri Erdoğan böyle ucuz numaralara papuç bırakmaz. 367 dayatmasının ardından gelen e-muhtıraya bile göğüs geren Erdoğan ve partisi darbeden falan korkmamıştır” diyerek tekzip edebilecek mi?
¥
Abdullah Gül kritik bir eşikte...
Hakkı söyleyip “kardeşlik hukuku”nun gereğini mi yerine getirecek?
Yoksa haksızlık karşısında bir defa daha susup “dilsiz şeytan” mı olacak?
Hep birlikte göreceğiz...
¥
MUHARREM İNCE’NİN
“AMERİKAN RÜYASI”
CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, son günlerde iyice coştu.
Baksanıza, şimdi de “24 Haziran’da cumhurbaşkanı seçilirsem Fetullah Gülen’i Türkiye’ye getireceğim” demiş. ABD’nin Gülen’i iade etmemesi durumunda ise Adana’daki İncirlik Üssü’nü kapatacağını açıklamış.
Hadi canım...
Cumhurbaşkanı seçildiği takdirde yönünün kesinlikle Batı’ya dönük olacağını vaat eden Batıcı Muharrem mi İncirlik Üssü’nü kapatacak?
Bu adam rüya görüyor olmalı.
Zaten rüya görmese, “ABD’liler beni arayıp ‘Türkiye, şu ana kadar usulüne uygun bir şekilde Gülen’in iadesini talep etmedi’ dedi” yalanını üfürmezdi değil mi?
¥
Allah aşkına, “Türkiye Gülen’in iadesini usulüne uygun bir şekilde talep etmedi” demek ne demek?
Türkiye, bugüne kadar teröristbaşı Gülen’in iadesini defalarca talep etmiştir. Üstelik bu taleplerini çuvallar dolusu belgeye dayanarak yapmıştır.
Hâl böyleyken, ismini bile ver(e)mediğin bir ABD’liye dayanarak cumhurbaşkanı adayı olduğun ülkeye niçin iftira atıyorsun sayın İnce?
Sana bu herzeleri kim yumurtlamışsa, açık açık ismini ver. Eğer o telefon sana rüyanda gelmediyse, telefonun ucundaki o “esrarengiz ABD’li”nin kim olduğunu açıkla.
Evet, seni arayan kim ya da kimlerdi?
FETÖ’yü parmağında oynatan CIA ajanları mı telefon açtı sana? Yoksa hattın diğer ucundaki, lanet olası Federaller’den biri miydi?
Söyle Muharrem İnce!
Çuvallar dolusu belge yollayıp iadesini talep etmemize rağmen, size “Türkiye Gülen’in iadesini talep etmedi” diyen o isim kimdi?