• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ramazan Topdemir
Ramazan Topdemir
TÜM YAZILARI

Geçmişten bugüne serbest piyasanın seyir defteri

16 Mart 2026
A


Ramazan Topdemir İletişim:

Geçmişten bugüne serbest piyasanın seyir defteri

RAMAZAN TOPDEMİR       

Artık vatandaş dünya savaşları ile değil serbest piyasanın ekonomik zorlukları ile mücadele ediyor. İşte serbest piyasanın kısa seyir defteri:

Serbest Piyasa:

1940’lı yıllarda yani CHP hükümeti döneminde; Milli Korunma Kanununa  dayanan devlet, tarım ürünlerinin fiyatlarını çok düşük tutmaktaydı. Bu durum özellikle eşraf ve tüccarda büyük hoşnutsuzluk uyandırmaktaydı. Sanayicilerin, tüccarların tepkisi karşısında CHP 1942'de geri adım atmak durumunda kaldı.

Piyasalar 1942'de serbest bırakıldı:


Tüccarların piyasalara karşı hoşnutsuzlukları vardı.  Bu hoşnutsuzluktan dolayı;  1942’de fiyatlar serbest bırakılınca buğdayın fiyatı 13,5 kuruştan 100 kuruşa, zeytinyağının fiyatı da 85 kuruştan 320 kuruşa  yükseldiği bilinmektedir. Tüccarlar kurumsallaşarak, seslerini duyurma yoluna gitmişlerdi.


Demokrat Parti İle Serbest Piyasa Süreci  Başladı:


1947’de Tüccar kulübü kurulmuş; 1948’de de İstanbul’da İktisat Kongresi’ndeki tüccarlar aldıkları kararları Demokrat Parti’ye sunarak destek vermişlerdir. Alınan kararlar, tüccarın daha çok büyümesini kapsamaktaydı. Eşraf ve tüccarlar politik davranarak: “Halkın yanındayız” görüntüsü ile hükümete dayatmalarda bulunarak isteklerini gerçekleştirmişlerdir. Demokrat Parti’nin iktidar olması ile beraber serbest piyasalar da farklı hareketlilikler oldu. Daha sonraki yıllarda da serbest piyasa vardı ancak zamlardaki artışlar uzun aralıklar ile oluyordu. Yani altı ayda bir şekere, yağa, una yani gıdalara zam geliyordu.


Ne Olduysa Salgıdan Sonra Oldu:

2002'den sonraki süreçlerde ise ekonomide bazen sabitlikler bazen de dalgalanmalar bulunmaktaydı. Ancak "salgından" sonra piyasalarda değişimler oldu. Zamlar yağmur gibi gelmeye başladı. Gıda artışından kira artışına, ulaşımdan akaryakıta zamlar devam etti. Bu zamları yapan sanayiciler, tüccarlar ne hikmetse hızını alamıyor. Bu zamları her gün yapanların geçerli dayanağı yok.



Zam haberlerini basın yayından değil marketlerdeki konuşmalardan  öğrenmek mümkün artık:

Yapılan zamlara fırsatçılık denildiğini hatırlatmak gerekir. Birkaç defa şahit olduğum zam haberini artık marketlerde öğreniyoruz. Sabah saat 9:30'da gittiğim bir marketteki görevliler:"Genel müdürlükten talimat geldi, etiket fiyatlarını hemen değiştirin seslerini bütün müşteriler sıkça duyuyor artık. Benzer ya da aynı ürünlerin fiyatları farklı marketlerde de farklılık gösteriyor. Aynı durum lokantalar için de geçerli. Fiyatlar arasında çok farklılık var. Bunun nedenini kiraya, eleman giderlerine bağlamak yeterli bir cevap değildir. Lokantaların girişinde fiyatların asılı olması pek bir şeyi değiştirmiyor. Ramazan ayında en mütevazı bir iftar menüsü bile bin tl'den başlıyor. Artık davetler dönemi de son buldu.


Günümüzde Vatandaşın Tek Gündemi Ekonomi:

Vatandaş artık ne savaşlar ile ne de ünlülerin pervasız davranışları ile ilgilenmiyor artık. Vatandaşın tek gündemi ekonomidir. Vatandaşın, başka bir gündemi yoktur. İktidar acil olarak piyasayı denetleyici adımlar atmalı. Bu adımlar da yaptırımı güçlü adımlar olmalıdır. Aksi takdirde vatandaşın öfkesi sandığa yansıyacaktır. Yani “Mutfaktaki yangın karşısında hiçbir güç duramaz.” Bizden hatırlatması.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23