• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Prof. Dr. Yusuf Özertürk
Prof. Dr. Yusuf Özertürk
TÜM YAZILARI

Yaratılış ve Yaratıcı(31)

02 Kasım 2025
A


Prof. Dr. Yusuf Özertürk İletişim:

Yaratılış ve Yaratıcı(31)

Prof. Dr. Yusuf Özertürk

İNSANIN MUHTEŞEM YARATILIŞI 

CENİN’E (FETÜS’E) RUH (YAZILIM) NE ZAMAN YÜKLENİR?

*Erkek tohum hücresinin (Sperm) Kadın yumurta hücresini (Ovum) döllemesi normal şartlarda yumurtlamadan (Her ay yumartalıklardan bir yumurta olgunlaşarak Fallop tüpüne bırakılır.) yaklaşık 12-24 saat içinde olur. Sperm’in Ovum’u döllemesiyle (23 babadan+23 anneden gelen kromozomlar birleşerek) 46 kromozomlu yeni bir hücre oluşur. Buna ‘Zigot ana hücresi’ (Nutfe) denir. Zigot hücresi mitoz bölünmelerle katlar halinde (2, 4, 8, 16, vs) çoğalmaya başlar. (Morula, Blastulasafhası) Gebeliğin 3. haftasında hücre topluluğu (Gastrula dönemi) Embriyo (Alak-alaka) adını alır. Ve Rahim (Uterus) duvarına yapışır. Embriyo’yu teşkil eden hücreler, hücre çekirdeklerinde bulunan DNA havuzundaki genetik bilgilere göre farklışarak (uzmanlaşarak) oluşturacakları organların adeta bir taslağını çıkarırlar. Embriyonun üç germ tabakasından (Ektoderm-Mezoderm-Endoderm) vücudun temel organ ve sistemleri oluşmaya başlar. Gebeliğin 8. haftasında Embriyo (alaka), 25 mm büyüklüğünde adeta bir çiğnem et görünümünü alır. Buna ‘Fetüs’ (Mudga-Cenin) adı verilir. Allah, Kur’ân’da bu durumu şöyle bildiriyor; “Sonra onu (Âdem’in neslini) sağlam bir yerde (Fallop tüpü) bir Nutfe (Zigot) yaptık. Sonra o Nutfeyi (Rahim’de) kan pıhtısı (Alak-alaka-Embriyo) haline getirdik. Sonra kan pıhtısını (Embriyo-alaka) bir parçacık et (Fetüs-Cenin-Mudga) yaptık. O et parçasını da (Fetüs’ü-Mudga’yı) birtakım kemikler haline getirdik. Derken kemikleri et (kas) ile kapladık. Sonra onu başka bir yaratılışla oluşturduk (Ruh verdik). Yaratanların en en güzeli (en iyi yapanı) Allah’ın şanı çok yücedir.” (Mü’minun-13, 14). 

Fetüs, doğuma kadar (40 hafta) gelişimini DNA’daki programa göre hafta be hafta tamamlamaya başlar. 8. Haftada (iki aylık) kemiklerin oluşumu, 9-12 haftada da (3 aylık) kaslar gelişmeye başlar. İlk refleks hareketleri başlar. Fetüs dış etkenlere tepki verebilir. Böbrekler idrar üretmeye, Sindirim sistemi çalışmaya başlar. Fetüs başka bir şekle girer ve adeta minyatür bir insan görünümü kazanır. Bu halde sanki yeni bir program devreye girer. Bu programa ‘Ruh yazılım proğramı denebilir. Yani Ruh yazılımının Cenin’e (Fetüs’e) yüklenmesi gebeliğin 90. gününde olmaktadır (Her şeyin doğrusunu Allah bilir. ). 

 Allah-ü Teâlâ bu durumu Kur’ân’da şöyle bildiriyor: “Allah, insanın neslini hakir bir sudan (meniden) teşekkül eden bir Nutfe’den (Zigot) yaratmıştır. Sonra onu düzeltip, tamamlamış ve ona Kendi Ruh’undan üfürmüştür (Ruh yazılımı yüklemiştir. ). Sizin için kulaklar, gözler ve kalpler yaratmıştır. Siz pek az şükrediyorsunuz.” (Secde-8, 9). 


SORU; Tek bir Zigot hücresinden (Nutfe’den) çoğalan hücreler nasıl oluyor da bir anormalliğe sebep olmadan 40 trilyonluk hücreden müteşekkil 78 farklı organ ve 11 farklı sistemi 9 ay 10 günde oluşturuyor?

*Dokuz ay öncesinden sanki her organı yapacak hücreler birbirleriyle iletişime geçiyorlar ve nerede ve ne zaman bir dokuyu, organı yapacaklar biliyorlar. Ve bir harmoni içerisinde adeta kuantalar gibi çalışıyorlar. Hiçbir zaman birbirlerine engel olmuyor, birbirlerinin işine karışmuyor ve ancak birbirlerinin vazifesine yardımcı oluyorlar (Gözü yapacak hücreler, kulağı yapacak olanlara karışmuyor ve engel olmuyorlar. Tırnağı yapacaklar, Beyni yapacaklara karışmuyorlar. ). 

*İnsan oğlu sofistike aletlerle bir yolda trafiği düzenleyemezken, nasıl oluyor da bir kazaya sebep olunmadan (göz bazen tepede, bazen popoda, ayak bazen karında, bazen de kafadan, vs, vs, çıkmuyor?) hep organlar her doğanda yerli yerinde oluşuyor? Adeta, organlar oluşturulurken, o organı yapacak hücreler bir strateji takip ediyor ve bir planı hepisi bilir gibi hareket ediyorlar. Mesela kirpiği yapacak olanlar, nerede duracaklarını biliyorlar. Bilmeselerdi, kirpikler gözü kapatırlardı. O zaman insan nasıl görecekti. Aynı şekilde ayakları yapanlar duracakları yeri bilmeseydi, ayaklar bir metre olabilirdi. Ve hakeza diğerleri de kıyas edile…

*Bazı anomalilerin (bacaksız, elsiz, vs, ) olması kontras içindir. ‘Bakın bir hücreden 40 trilyonluk vücudunuz milyarlarca ihtimaller içinden nasıl oluyor da hep düzenli şekilde oluşturuluyor? Şayet bunu her şeyi bilen bir Âlim-i Kâdir’e, bir Hakîm-i Zülcelâl’e vermez de, kör tesadüflere verirseniz, her defasında (her doğan bebekte) çeşitli anomalilerle (sakatlıklarla) doğmanız gerekmez miydi?’ 


“Döl yataklarında (Rahim’de) size dilediği gibi suret veren O’dur (Allah’tır). O’ndan başka ilâh yoktur. O, üstün ve güçlü olandır. O hüküm ve hikmet sahibidir.” (Âl-i İmrân-6). 

Devam edecek...

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

kadir arı

Yüce Rabbim bizleri en güzel surette yaratmış AMA NİYE YARATMIŞ? Bu sorunun cevabını bulursan hayatın anlamını kazanır yoksa gerisi hikaye hatta uzun hikaye...
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23