• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Prof. Dr. Yusuf Özertürk
Prof. Dr. Yusuf Özertürk
TÜM YAZILARI

YARATILIŞ VE YARATICI (4)

19 Ağustos 2025
A


Prof. Dr. Yusuf Özertürk İletişim:

YARATILIŞ VE YARATICI (4)

Prof. Dr. Yusuf Özertürk

MİKRO KOZMOZ

* Bu gün için Dünyada 8.75 milyon canlı türünün olduğu, bunlardan sadece 1.2 milyonunun tanımlandığı bilinmektedir. Şimdi biraz Biyoloji, Botanik, Zooloji, Sağlık bilimleri ve diğer ilimlere bir bakalım. Mikro kozmoz (micro cosmos) ile ilgili ne diyorlar?

* Mikro kozmoz; Tek hücreli Yosunlardan taa dev ağaçlara kadar Bitki âlemini, sadece bir protein kılıfı içindeki genetik şifreyi ihtiva eden DNA (Deoksiribo Nükleik Asit)  molekülünden ibaret Virüsler’den, böceklere ve taa fillere, tek hücreli Amip’lerden, Balinalara kadar Hayvanlar âlemini ve nihayet İnsanları içine alır.

HAYAT NEDİR VE NASIL BAŞLADI?

Her bir ilmî disiplin (ilim dalı) bir konuyu ele alıp, incelemektedir. Bizler de, Kâinat (makro kozmoz) ve canlılar âlemi (mikro kozmoz) hakkında ilgili ilim dalına müracaat ederek bilgi sahibi oluyoruz. Hayat ile ilgili bilgileri de ‘Hayat ilmi’ olan Biyoloji’den öğreniyoruz. Dünya üzerinde hayatın 3.7 milyar yıl önce oluştuğu ve çok çeşitlilik arzettiği bilinmektedir.’ MÖ.3000 yılından beridir ilim adamları (Antik Mısır, Mezopotamya, Yunan, Cahız, Razi gibi Orta çağ Müslüman ilim adamları) hayatın menşeinin ne olduğu hakkında çeşitli araçlarla çalışmalar yapmışlardır. Bu çalışmalar neticesinde hayat hakkında çeşitli hipotezler ortaya atılmıştır. Biyoloğlar, Prokaryotik (Arkea-Algler, Virüsler, Bakteriler gibi tek hücreli organizmalar) organizmalardan, Protistler (Amip, Terliksi hayvan, kırmızı yosunlar), Mantarlar, Bitkiler ve hayvanlar gibi ‘Ökaryotik’(çok hücreli) organizmalara kadar çeşitli yaşam biçimlerini incelemişlerdir. Daha sonraları Anton van Leeuwenhoek’un ‘mikroskop’ aletini icad etmesiyle mikroskobik yaşamın (Bakteri, Spermatozoa) çeşitliliği hakkında daha fazla bilgi elde edilmiştir.19.yy.da Biyoloğlar, Hücre biliminde önemli buluşlar yaptılar. 21.yy. gelinmesine ve ilmî gelişmelerde de bir hayli ilerleme kaydedilmesine rağmen Biyoloji ilmi bize,’Hayatın biolojik bir organizasyon’ olduğunu, bu organizasyonun hücre/ hücrelerden oluştuğunu, hücrenin hareket, büyüme, çoğalma-üreme gibi özelliklere sahip olduğundan bahsediyor. Ancak Biyoloji, ‘Hayatın ne olduğu hakkında’ bize kesin bir bilgi verememektedir.

BİYOLOJİK ORGANİZASYON

* Biyoloji, Hayat hakkında ancak ‘Biyolojik Organizasyon’demekle yetinmektedir. Biyolojik Organizsayondan kastedilen anlam şudur: ‘Karmaşık biyolojik yapıların ve sistemlerin organizasyonudur.’ Bu organizasyon Atomlardan Biyosferlere kadar uzanır. Ondan sonra da ‘Ekolojik Organizasyon-Hiyerarşik Organizasyon’ alanı kavramı söylenir. En alt seviyeden en üst seviyeye kadar basit Biyolojik organizasyon şöyle belirlenmiştir: 1-Aselüler seviye; Atomlar ve Atom altı parçacıklar (kuantum), Moleküller (atom grupları). 2-Hücre öncesi seviye; Biyomoleküler kompleks (Biyomolekül grupları). 3-Hücre altı seviye; Organel (Biyomoleküllerin fonksiyonel grupları, biyokimyasal reaksiyonlar.). 4-Hücresel seviye; Hücre (Bütün hayatın temel birimi ve organallerin organizasyonu). 5-Süper hücresel seviye (çok hücreli seviye); Doku (Fonksiyonel hücre grupları). 6-Organ (Fonksiyonel doku grupları). 7-Organ sistemi (İşlevsel organ grupları). 8-Organizma (Temel hayat sistemi. En az bir hücreden müteşekkil). 9-Popülasyon (aynı türe ait bireylerden oluşan topluluk); (Aynı türden organizma grupları). 10-Biyosinoz (Toplum); (Birbirini etkileyen popülasyonların türler arası grupları) 11-Ekolojik seviyeler; Eko sistem (Fiziksel çevre ile bağlantılı olarak tüm biyolojik üst âlemlerden organizma grupları). 12-Biyom (Eko sistemlerin coğrafi olarak benzer şartlarına sahip bitişik alanlar) 13-Biyosfer-Ekosfer; Dünya’daki bütün hayat veya tüm yaşam ve fiziksel (abiyotik) ortam.

* Biyoloji ilmi, hayatı tanımlarken yukarıdaki organizasyon şemasını vermektedir. Yani hayatı cansız atomlardan başlatmaktadır (aselüler seviye). Yüz civarındaki elementlerden (atomlar-moleküller) meydana gelen Dünya’da, cansız atomlardan,’ hareket eden, gelişen, çoğalan ve hisleri olan’ bir canlının nasıl meydana gelebileceği hakkında bilim dünyası bu güne kadar (Din hariç) bir açıklama getirememiştir. Ancak Din (İslâm)’dir ki, Hayat’ın, diri ve canlı (Hayy) olan ve makro ve mikro kozmozu yaratan, bilen bir yaratıcı (Allah) tarafından yaratıldığını söylemektedir. Hayatı ancak, Hâlık ve Bâri olan Allah yaratabilir. O, yaratmış, yaratıyor (görüyoruz) ve yaratacaktır. O’nun bir şeyi yaratması için söylediği sadece ‘Kün, feyekün’ demektir “Bir şeyin olmasını dilediği vakit, ona sadece ‘ol’der, o da oluverir’’ (Yasin-82). Allah, bir şeyi yoktan, hiçten yarattığı (ibdâ) gibi, yarattığı çeşitli malzemelerden de (Atomlar, moleküller) de yaratır (inşa ile). “Allah, insanların hangilerinin daha güzel iş yaptığını göstermek için (imtihan için) Hayatı ve Ölümü yaratmıştır…’’ (Mülk-2).

Kaynakça

1- Mora C,Tittensor DP,Adl S,Simpson AGB. How many living species are there in oceans and in the World ? Journal Pbio.2011

2- Margulis, Lynn. What is Life? New York. Simon and Schuster

3- Witzany, G.’Bioligical self organization’.International Journal of Signs and Semiotic Systems.3(2):1-11.

4-Cell. Oxford Dictionary of English

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Goz

Goz dokturu oldugunujza gore biraz bilimsel egitimden gecmis birisiniz. Bilim tarihine bakarsaniz gorursunuz ki cevabini onlarca yillar once bilmedigimiz sorularin cevaplarini bulunuyor. O kadar cok soru var ki ve yenileri ekleniyor hepsinin cevabini bugun yarin bulmak mumkun degil ama cevabi bulunamiyacak anlamina gelmiyor. Sizin tanriya bagladiginiz noktalarinda cevaplari birgun bulunacak. Cevabi bilmiyoruz diye tanriya inanmak zorunda degiliz. Ayin bolunup birlestigine inanan insanlarla iliski kurmak gercekten cok zor.

Nedim

Yazar işte böyle matematiksel konular ve yaratılış mucizeleri ve bugünkü gibi biyoloji konularında çok güzel yazıları var.Fakat konu İslami ilimler e geldi mi tıp vb konularında aldığı yüksek uzmanlık eğitiminde ki mahareti gotemiyoruz.Mesala 1400 sene önce olmuş bitmiş siyasi bir olayı günümüze taşıyıp günlerce yazı dizisi yapmasının Osmanlı sonrası İslam dünyası nin parçalanmasına hizmet eder ancak.Zaten İslam düşmanları bu siyasi olayları müslümanlar arasında fitne aracı yapıp ümmeti parçalayacak mezhepsel akidevi ayrılıklara kullandılar ve başardılar.Sunni Şiî diye..Şii tezlerini olayların merkezinde olan Ali ra ve ailesi ne Şiî kaynaklarında ve ne de Sünni kaynaklarda doğrulayacak bilgi olmaması bu tezlerin yalan olduğunu ispatlar.Ve Kerbela vb olmuş olayları da ne yazık ki Şiî lerin taşıdığı yerde belli.Ve yazar hiç gereği yokken İslam a hizmet etmeyecek ve Osmanlı sonrası İslam dünyası ni toparlamayacal bilâkis parçalanmasına hizmet edecek konulara girdi.İsrarla lütfen Ehlisunne itikadı ve usulü ile olayları anlatın ısrarlarına uymadı.Kerbela olayı ile Hasan ra in imametten vazgeçmesi ve Resulullah sav in bunu övdüğü gerçeği ile beraber ele alinmaliydi konu..Fitne iç savaş tehlikesi ehlisunne taraflarını ürküttü.Ve imam maverdi vb âlimler fitne ic savaş tehlikesine mahal vermeyecek ictihadlerde bulundular.İsrarla yazar Şiî ler gibi Yezid b Muaviye nin katil olduğunu filan yazdı.Fakat ehlisunne itikadı ve usulünde ilk yapılması gereken subuten ve delaleten kati mi kesin mi ye bakmaktır.Fakat Şiiler ve ne yazık ki yazar ehlisunne itikadı ve usule ne uymayan yöntemler le İslam dismanlarini sevindirdiker
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23