• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Prof. Dr. Yusuf Özertürk
Prof. Dr. Yusuf Özertürk
TÜM YAZILARI

Münafık şer ittifakının melanetleri(3)

29 Mart 2026
A


Prof. Dr. Yusuf Özertürk İletişim:

Münafık şer ittifakının melanetleri(3)

Prof. Dr. Yusuf Özertürk

BOP KAPSAMINDA GELİŞEN OLAYLAR

ABD-İSRAİL VE İRAN SAVAŞI

10-ABD-İsrail-İran Savaşı (28 Şubat 2026….)

*II. Körfez savaşıyla (2003-2011)Irak işgal edildi ve Saddam Hüseyin rejimi yıkıldı. Irak, fiilen üçe bölündü ve BOP’un bir ayağı daha tamamlandı. Bu şekilde İsrail kendisini tehdit eden Irak’ı bertaraf etti.

*Arap Baharı projesiyle de (2010-2012), M. Kaddafi öldürüldü ve Libya ikiye bölündü. İsrail ile barışık ve ABD’ye bağlı bir yönetim getirildi. Böylece İsrail kendisini tehdit eden Libya’dan da kurtulmuş oldu. Arap Baharı ile Suriye’de başlatılan iç savaş neticesinde (2011-2024), Beşşar Esad rejimi yıkıldı.



Yerine ABD’ye bağlı, İsrail ile barışık bir yönetim getirildi. İsrail Golan tepelerini ilhak etti. Suriye fiilen üçe bölündü. BOP’un bir parçası daha gerçekleşti. İsrail kendisini tehdit eden Suriye’den de kurtuldu. İsrail daha önce Mısır ile (26 Mart 1979), sonra da Ürdün ile (26 Ekim 1994) barış anlaşmalar yaparak diplomatik ilişkileri normalleştirmişti. İsrail, İbrahimî mutabakat çerçevesinde (Abraham Anlaşması); 15 Eylül 2020 de Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn ile, 22 Aralık 2020 de Fas ile, 6 Ocak 2021’de Sudan ile normalleşme anlaşmaları yaptı. İsrail, Endonezya, Nijer, Moritanya ve Somali ile de anlaşma yapmak için çabalıyor.


Böylece İsrail kendisini koruma altına almış oluyor. Geriye, İsrail’i tehdit eden tek ülke kalmış oluyor, o da İran’dır. Bu yüzden İsrail, İran’ı tesirsiz hale getirerek ondan da kurtulmak istemektedir. Fakat bu işi tek başına yapamayacağını anlamış olmalı ki, ABD ile birlikte yapmaya karar vermiştir.

ABD, İSRAİL VE İRAN SAVAŞININ GÖRÜNEN SEBEPLERİ

a-İran Rejimi halkına zulmediyor iddiaları


*İran rejiminin demokratik olmadığı ve halka, özellikle de Kürt halkına zulmettiği çeşitli kesimlerce yayılmaya başladı.


İran’da, evvela 28 Aralık 2025’te ekonomik bozukluklar ileri sürülerek Tahran’da rejimi protesto eden gösteriler başladı. Daha sonra gösteriler üniversitelere ve İran’ın diğer şehirlerine de yayıldı. Gösterilerde özellikle 8-10 Ocak 2026’da çok sayıda insan öldü (3000) Aslında olayların arkasında ABD ve İsrail vardı. Çünkü Hem D. Trump ve hem de B. Netanyahu, göstericilere destek vererek Rejim’in devrileceğine dair beyanatlar veriyorlardı.


İran rejimi, göstericilere şiddetle müdahale etti. D. Trump ve B. Netanyahu, gösterilerden umdukları neticeleri alamayınca, savaş çıkartmak için uydurma bahaneler üretmeye başladılar.

b-ABD’nin, İran ABD’ye saldıracak iddiası

*D. Trump, ‘İran nükleer silah yapıyor, ABD’yi vuracak füzeler yapıyor, ABD’ye saldıracak, ABD İran tehdidi altında’ diyerek hem kendi iç kamuoyunu ve hem de dünya kamuoyunu aldattı.


Aldattı, çünkü D. Trump, daha önce nükleer silahlarla ilgili İran ile yapılan müzakereleri görmezden geldi ve müzakereleri devam da ettirmedi. Şöyle ki,17 Mayıs 2010’da Türkiye, Brezilya ve İran arasında Nükleer takas antlaşması (Tahran deklarasyonu) yapılmıştı. On maddelik bu antlaşmaya göre; İran, Nükleer silahların yapılmasının önlenmesi antlaşmasına bağlılığını bildirmişti. Aynı şekilde, Nükleer enerjinin araştırılması, üretilmesi ve kullanılmasının barışçıl amaçlara yönelik olacağını da kabul etmişti.



Yine 14 Temmuz 2015’te ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, Rusya, Çin ve İran arasında bir Nükleer anlaşma (JCPOA) imzalanmıştı. Bu anlaşmaya göre; İran, Uranyum zenginleştirmesini sınırlamayı ve tesislerin denetlenmesine izin vermeyi kabul edeceğini beyan etmiştir. İran’ın nükleer çalışmalarla ilgili taahhütleri bununla da sınırlı kalmamış, İran ile ABD arasındaki nükleer müzakereler, Türkiye ve Umman’ın arabuluculuğunda 6 şubat 2025’te Umman’da başlatılmıştır (Umman görüşmeleri).


Müzakereler daha sonra 17 Şubat 2025’te Cenevre’de devam etmiştir (Cenevre müzakereleri). Taraflar görüşmelerde ilerleme kaydedildiğini bildirmiş ve 26 Şubat 2025’te Cenevre’de yeniden bir araya gelinmesi konusunda anlaşmaya varmışlardı. Fakat İran’ın iyi niyetine rağmen, D. Trump yapılan gayretleri ve gelinen neticeleri kaale almayıp, ‘sudan bahanelerle’ ‘İran’ın ABD’yi tehdit ettiği iddiasını tekrarlamıştır.


Halbuki, ‘Pentagon’nun üst düzey yetkilileri, Tahran’nın ABD’ye saldıracağına dair ellerinde hiçbir istihbaratın olmadığını bildirmişlerdi (Reuters hab.aj.). Nitekim bu mesele ile ilgili olarak; Uzun süre D. Trump’ı destekleyen ve D. Trump’ın görevlendirdiği Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Başkanı olan Joe Kent ‘ABD için İran’ın yakın bir tehdit oluşturmadığını ifade etmiştir. Joe Kent, ‘yönetimin bu savaşı İsrail’in ve güçlü Yahudi lobisinin baskısıyla başlattığını’ söyleyerek istifa etmiştir. Joe Kent, D. Trump’a bir mektup yazarak bu işten vazgeçmesini de önermiştir. Devam edecek…

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23