Münafık şer ittifakının melanetleri -11-
Münafık şer ittifakının melanetleri -11-
YUSUF ÖZERTÜRK
BOP KAPSAMINDA GELİŞEN OLAYLAR
Prof. Dr. Yusuf Özertürk
ABD-İSRAİL VE İRAN SAVAŞI (28 Şubat 2026…)
ABD-İSRAİL VE İRAN SAVAŞINA VERİLEN TEPKİLER
* İsrail, İran’daki rejimin 48 saat içinde yıkılacağına dair ABD’ye yanıltıcı bir rapor sunarak savaşa ikna etmiştir. ABD ve İsrail, İran’da önce karışıklık çıkardılar, sonra da 28 Şubat 2026’da İran’a hava saldırısı düzenlediler. İran bu saldırılara misilleme olarak Körfez ülkelerine ve İsrail’e füze ve İHA’larla saldırdı. ABD ve İsrail’in ‘Sahte Bayrak (false flag)’ operasyonları ve yandaş medyanın algı operasyonlarının etkisiyle Dünya Kamuoyu İran aleyhinde kışkırtıldı.
Savaşın ilk günlerinde, İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Belçıka, Kosova, Ukrayna, Körfez ülkeleri ve Avustralya hükümetleri birer açıklama yaparak, İran’ın bölgedeki ülkelere yönelik saldırılarını şiddetle kınadılar. ABD ve İsrail saldırılarıyla, İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney ve üst düzey komutanların öldürülmesine rağmen, beklenen rejim değişikliği olmadı.
Ayrıca saldırılarda 168 kız öğrencinin öğretmenleriyle birlikte öldürülmeleri rejim muhalifleri ve ılımlıları da radikallerin safına itti. İç cephesini bütünleştiren İran, ABD ve İsrail saldırılarına karşı, füze ve İHA’larla daha şiddetli olarak İsrail ve Körfez ülkelerini vurarak cevap verdi. Savaş, ABD ve İsrail’in tahmin ettikleri gibi gitmedi. İran’ın, petrol sevkıyatının yapıldığı Hürmüz Boğazı’nı kapatması, buna bağlı olarak da petrol fiyatlarının yükselmesi ve savaşın uzaması üzerine,
Dünya’nın dört bir yanından savaş karşıtı tepkiler yükselmeye başladı. BM Genel Kurul Başkanı Annalena Baerbock, savaş çıkaranları kınadığını söyledi ve ABD, İsrail ve İran’ı müzakere yapmaya çağırdı. İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, ABD ve İsrail’in tek taraflı saldırılarını kınadı ve Uluslararası hukuka uyulmasını istedi. Rusya, Pakistan İran’a yapılan saldırıları kınadılar. Türkiye, Endonezya tarafsız kalıp, tarafları sükûnete çağırdılar ve arabuluculuk teklif ettiler. İran’daki rejimin değişmemesi ve savaşın uzaması, kamuoyu yoklamalarında ABD halkının çoğunluğunun savaşa karşı olduğunu gösterdi. Öyle ki, D. Trump taraftarları bile bölündü.
Yaşlı muhafazakarlar Trump’ı desteklerken, gençler savaş istemediklerini söylediler. Eski Kongre üyesi Matt Gaetz ve Blackwater’ın (özel askeri grup) kurucusu Eric Prince, savaşın gidişinden ümitli olmadıklarını ve bir an evvel müzakerelerin başlatılması yönünde Trump yönetimini uyardılar. D. Trump’ın her gün ‘mahvederim, medeniyetinizi yok edeceğim, pişman edeceğim’ yollu tehditlerine rağmen İran’ın, Çin, Hindistan gibi müttefiklerine kendi petrolünü taşıyan gemiler dışında Hürmüz Boğazını açmaması üzerine, D. Trump NATO’yu göreve çağırdı. Almanya, İngiltere, Fransa, Trump’ın çağrısını ‘bu NATO’nun savaşı değildir’ diyerek reddettiler.
*ABD, İsrail ve İran Savaşında, aynı zamanda yapay zeka yapımı video savaşları da sıkça yapıldı. Her iki taraf da yapay zeka ürünü video sahtekarlıkları yaptılar. İngiltere merkezli Stratejik Diyalog Enstitüsü direktörü Brett Schafer, ‘Savaş propagandasında yapay zeka tarafından üretilen sahtekârlıkları kullanmaları dikkat çekicidir’ diyor. D. Trump ve B. Netanyahu düzenli olarak yapay zeka tarafından oluşturulmuş görseller ve videolar paylaşıyorlar. D. Trump kendisini ‘Hz. İsâ’ya benzeten’ bir görsel paylaşmıştır. B. Netanyahu da Trump’ı, kendisini ve Winston Churchill’i zafer pozunda gösteren yapay zeka tarafından oluşturulmuş bir görsel paylaşmıştır. Öte yandan, İran devlet medyası da ‘deepfake’ler i(derin sahtecilik) sık sık kullanmıştır.
*Katolik dünyasının ruhanî lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo, Aziz Petrus Bazilikası’nda dünya barışı için düzenlenen ayinde, dünyada güç gösterilerinin ve savaşların son bulması gerektiğini belirtmiştir. Papa üstü kapalı olarak D. Trump’ı eleştirmiş ve şöyle demiştir; ‘Kendini ve parayı putlaştırmaya artık yeter! Güç gösterisine, savaşa artık yeter! Gerçek güç hayata hizmet etmekte kendini gösterir.’ Papa’nın bu tenkitleri üzerine, egosu zirve yapmış, kibir abidesi ve kendisini lâyüsel olarak gören Trump’ın, doğrudan Papa’yı hedef alarak şu sözleri sarf ettiği bildirilmiştir; ‘Ben Beyaz Saray’da olmasaydım, Leo da Vatikan’da olmazdı. ABD Başkanı’nı eleştiren bir Papa istemiyorum. ’ Dalâlet işte böyledir. ‘Kendisini Tanrı’nın görevlendirdiğine inanan, Hz. İsâ görseli paylaşan’ D. Trump gibi sapıkların tümü ‘ilâ Cehennemi zümerâ’… Devam edecek…