• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ahmet Maranki
Ahmet Maranki
Stratrajik Oyunlar
TÜM YAZILARI

Şeytanın “Gör!” dediğine hizmet edenler!?. Kıyamet!

25 Ocak 2019
A


Ahmet Maranki İletişim: [email protected]

Ey insanlar!..

Dünya nüfusu -her şeye rağmen- katlanarak artıyor; peki bu nüfus nasıl beslenecek?” derdinde olanlar var.

 40 yıl sonra 40 milyar insan nasıl beslenecek!

Aşılar, ilaçlar, ameliyatlar modern hastaneler ve tabii ki beslenmemiz için alınan güya tedbirler! Biyolojik silahlar neler hiç kimse biliyor mu? 100 kişinin 98’i neden hasta başta Dünya sağlık örgütü ve sağlık bakanlığı bunların cevabını versin!

Biraz düşünelim bakalım!

Chicago’da bir anıtta şöyle yazıyor “Dünya nüfusu 500 milyona inmeli!

Onun için alınan kararlar var. Alınan kararlar üzerine dünya üzerinde “yaşam”ı, flora, fauna, kirli düzenlerini sürdürebilme adına fazla gördükleri ‘insan’ popülasyonu yok etme çalışmaları; hemen hiç kimsenin yeteri idrakte olamayıp tepki veremedikleri bir hızda devam ediyor!!!

Temel yaşamsal kaynak olan “hava”ya, güya ‘küresel ısınma›yı azaltmak adına bedeni, ruhu, bitkileri, hayvanları, tabiatı katleden, alüminyum başta olmak üzere çokça ağır metal ve zehir içeren kimyasal maddeleri uçaklarla gökyüzüne salıyorlar!!! Alenen bir kimyasal saldırı, savaş yani! Peki, nasıl tepki verilmiyor??!! Atılan maddeler beyinde birikip kireçlenmeye, dokular, hücreler, nörotransmitterlerde-sinir ağlarında iletim bozukluğuna neden oluyor, uyuşturup mantıklı düşünebilmeyi, analiz yapabilmeyi, karar verebilmeyi azaltıyor! En etkili-post modern harp metodu olan “Kurbağa Sendromu” uygulanıyor; yavaş yavaş kendi suyunda kurbağa yok ediliyor! İnsanlar da medya ve reklamların etkisi ile aynı sendromla ağır ağır yok ediliyorlar!

Bu bulanık atmosferin çok daha ötesi var. Neden ağaçlar, bitkiler, arılar, toprak ve sular zehirleniyor sanıyorsunuz?? Korumak için yapılan bir şey var mı? Var tabii, “şehir hastaneleri” kimyasal sanayi kuruluyor!?..

12. gazlı içecek fabrikasının açılışı yapıldı daha yakında!

Peki, topraklara atılan insektisitler-zararlı hayvan öldürücüler, pestisitler, herbisitler, zararlı bitki öldürücüler, suları temizleyen (!) kimyasallar gibi pek çok maddeler..? Bunlar nereye gidiyor, tabii ki sulara!!!  Sular buharlaşıp yağmur oluyor, dünyanın pek çok yerine taşınabiliyor-taşıttırılabiliyor, daha doğrusu!!! İstedikleri anda istediği yerde yine ‘kimyasal tertip’ ler kullanılarak yağdırılıyor!!!

Peki çözüm!”şehir hastaneleri” mi? Orada kullanılan kimyasallar mı?

Bitti mi katliam? Dünya henüz 500 milyona inmedi, demek ki başka yollarla da vuracaklar bizi :

Gıdalar!

Şimdiki gibi hastane kapılarında sürünmeyen ve kaliteli-dimdik yaşayan eski insanlar, üreticiler, köylü bir koyup üç alırdı. Her yere bulaşan o gizli el, bakir topraklara da daldı; tohumu-ekini ‘bire on’ veren hibrid-dölsüz-üremeyen-satın almaya mecbur eden nakıs, verimsiz, bereketsiz nüvelere mahkûm etti!!! Zamanla kirlenen toprakla, geri dönüşsüz-girdaba giren köylü, geçinebilme için üretim hırsıyla daha da kirletti toprağını ve durum geri dönüşsüz bir hâle geldi!.. Son dönem mecburen “topraksız tarım”a geçildi. 1 kg tohumdan 3 kg alınan domates, iğne ucu kadar kimyasallarla şu an 120 kiloları buldu!!!

Hayvanlar dünyası?

Eskiden inekler 4,5 kg süt verdi mi, annelerimiz bizi pazar-hamamla hediyelendirirdi. Yıllar sonra (güya) süt ve et verimini arttırma adına yerli ırklarımız yok edildi; “kara mal”lar, “sarı kız”lar, 120 kiloluk düveler yok oldu; yerine montofon, holstein, simental gibi antibiyotikle, hormonla, suni gübreyle şişirilmiş ve besin değeri düşük, bedenimize-metabolizmamıza uymayan türler getirildi. Bugün brucella yaygınlığının karaciğer yağlanmaları-tremetod yoğunluğunun sebebi nedir araştırılmış mı!!!

Dağlarda en faydalı olan kökleri yiyen kara-kıl keçilerimiz ‘saanen’ olarak 40 kiloya çıkarıldı... Tavuklar 6 ayda yetişirken şimdi 28 güne indi!!?? 29 günde çatlıyorlar, niye? Hücre bölünmeleri de hâlen devam ediyor; yani biz yedikten sonra da bedenimizde hücreler büyüyerek bakterileri, virüsleri ve en önemlisi de parazitleri besliyor!!!

Bu parazitler gıdalarımızı-besinlerimizi yiyor ve yine kısır döngüyle ölümlere neden olabiliyor! Çözüm “şehir hastaneleri”!!! mi?

Kirlenen insanlar kirli işler mi yapıyor?

Yani yine kimyasal yüklenen insanlar, fare deneyleri, köpek deneyleri, alüminyum ve titanyum dioksit, flor katılmış sular, gıdalarda kullanılan katkı maddeleri “emülgatör”ler… Çevremize ve insana ne gibi etkileri var??!!

Cehennemi dünyada yaşatanlara sesleniyoruz!

Asit yağmurları dünyamızı felakete çeviriyor!!!

Koca üniversiteler, bilim kurulları, gönüllü kuruluşlar... Havadan yağan yağmur mu yoksa asit mi? Hiç kontrol ettiniz mi? 

Şimdilik bu kadarla iktifa edelim. “Hiç düşünmez misiniz, hiç ibret almaz mısınız, hiç tefekkür etmez misiniz??!!..” ilâhi ikazlarıyla bir kapı açtık. Buradan girip yeni ve daha mutlu, huzurlu, yaşanabilir bir hayat geçirebilmek elinizde.

Algı operasyonları kontrolünde Endenozya’daki küçük bir ilçedeki köpeğin darp gördüğünü haber yapanlar! Ata topraklarımız Türkistan’da Uygur Türklerinin canlı canlı yok edişilerini haber yapmayanların ihaneti “dün olduğu gibi bugün de tedbir alınmazsa her zaman” tüm hızıyla devam edecek.

Cambaza baklardan, algı oparasyonlarından, beyin kontrolünden uzak titreyip kendimize gelebilenlerden düşünüp hakikatleri göre bilenlerden alabilme ümidiyle...!

Kozmik mesajlarımızı izlemeye devam edin!

 Cumamız cem olmaya vesile olsun!

 WhatsApp İhbar Hattı: 

0530 200 00 96

 

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23