--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Suriye’de açlık ve hastalık korkutuyor

Osman Atalay
Osman Atalay

Suriye’de iki yıldır devam eden olaylar insanlık adına utanç verici boyutlara doğru ilerliyor. 60 binden fazla insan hayatını kaybederken, ülkelerini terk etmek zorunda kalan Suriyelilerin sayısı 1 milyona yaklaşıyor. Lübnan, Irak, Türkiye ve Ürdün’de çadırlarda ve evlerde yaşayan Suriyeliler sivil derneklerin ve hükümetlerin yardımları ile hayata tutunmaya çalışıyor. Yağışlı ve soğuk bir dönemde çadırlarda yaşayan insanlar, su, temizlik ve gıda ihtiyaçlarına yeterince sahip olamadıkları için özellikle çocuklarda Hepatit A, uyuz, bitlenme, ishal gibi vakalar yayılmaya başlamış.
Suriye’nin içinde ise durum daha vahim. 2 milyon insan evlerini terk ederek iç göç yaşamak zorunda kalmış. Bu insanlar Suriye topraklarında sığınmacı durumundalar. 11 aydır yoğun çatışmaların yaşanması ile şehirlerarası seyahat, ticaret, tarım, hayvancılık hayatı durma noktasına gelmiş. Elektrik, su, ekmek ve ilaç gibi hayati derecede önemli olan ihtiyaç maddelerine ulaşmak çok zor.
İlaç kullanmak zorunda olan böbrek, şeker, tansiyon ve kalp hastaları için hayat çekilmez bir hal almış vaziyette, yaşlılar ve çocuklar en çok etkilenen kesim olmasına rağmen BM ve Kızılhaç gibi kurumların hâlâ somut bir insani yardım hareketi başlatamaması utanç verici bir durumdur.
Suriye’de 23 milyonluk nüfusun içinde her beş kişiden birinin acil insani yardıma muhtaç olduğunu düşünürsek, durumun ne kadar vahim olduğunu anlayabiliriz. En temel ihtiyaçları olan su, ekmek, ilaç ve elektrikten bile mahrum olmaları, bu insanların açlık ve hastalıkla ölüme doğru zorunlu bir yola sürüklendiklerini göstermektedir.
Bosna savaşında 2,5 milyon Bosnalıya yardım seferberliği hareketi oluşturan İslam dünyasının, bugün 23 milyonluk Suriye halkının açlık ve hastalık tehlikesine seyirci kalması çok ürkütücü, tehlikeli ve düşündürücü bir durumdur.
Yaşanan bu insani trajedi karşısında Suriye’nin siyasi yönünün hâlâ tartışılıyor olması ayrı bir sosyolojik ve dini tartışma konusu olabilir. Hatta genç akademisyenlere doktora çalışması konusu bile olabilir.
BM ve Arap Birliği’nin, Kuveyt’te 30 Ocak’ta düzenleyeceği Suriyeli Mültecilere Yardım Konferansı altı aylık süreç için 1,5 milyar dolarlık kaynağa sahip olma zorunluluğunu dile getirecek. Tabii BM İnsani İşler Koordinasyonu’nun İnsani Yardım Müdahalesi başlıklı raporu kapsamında 520 milyon dolarlık yardımı Suriye Baas yönetimine teslim etme kararı da trajikomik bir durumu gözler önüne sermiş oldu.
Sivil toplum örgütleri ve yerel belediyeler, Suriye halkının insani yardım ihtiyaçları için vicdani sorumluluğunu yerine getirecek çabayı göstermelidir. Özellikle belediyelerin heyecanlı kültürel faaliyetlerine ek olarak, insani yardım noktasında da aynı heyecanı göstermelerini çok isteriz. Zira Suriye’de açlık ve hastalık tehlikeli boyutlara doğru gidiyor.

Osman Atalay Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle