• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Nurettin Veren
Nurettin Veren
TÜM YAZILARI

GÜLEN, CEMAATİNİN HAYALLERİNİ VE UMUTLARINI ÇALDI

17 Mayıs 2016
A


Nurettin Veren İletişim: [email protected]

Gülen’in daha önceki bütün video görüntülerinden ve vaazlarından anlayacağınız gibi, sadece kendisi konuşur, hep kendisi konuşur, bıkmadan, usanmadan konuşur.. Aynı şeyleri hamasi üslup ile ağlaya sızlaya tekrar eder durur. Etrafındakiler de sabırla ve suskunlukla onun konuşmalarının birazını anlar ve dinler, fakat çok etkilenir.

Bu işi başından beri böyle planlamıştır. İlk çekirdek kadro ile yapmış olduğu 1970 ve 80’li yıllarda güya meşveret dediği toplantılarda bile, hiç kimse hiçbir konuda konuşamaz, soru soramazdı. Gülen, neyi inandıracaksa, yapılan toplantılardan birkaç hafta önce İslam tarihinden misallerle anlatmak istediği konulara hazırlanır, bu senaryolarda sahabe hayatından çok etkileyici örnekler verirken, kendisini Peygamber Efendimiz’in yerine koyar, etrafındakilere de benzettiği sahabeler gibi olmalarını işaret ederdi. Hatta bazı şahısları, bazı sahabeler gibi olmalarını, isim vererek teşvik eder ve onları gizemli bir vaatle kendi konumunu kabule yönlendirirdi.

Şimdi etrafındaki en yakın kadro, onu (haşa) Hz. Peygamberin yerinden de öte; Kainat İmamı, Kutbul İrşat, her şeye yetkili ulu bir kişi olarak görüyor.. Kendilerini de ona canla başla hizmet eden sadık sahabeler gibi görüyor. Yanlışlarını göremeyecek kadar bağımlı olmalarının bir sebebi de budur.

Sahabelerden örneklerle daha önce de bizi etkileyecek şekilde kesitler sunarak, o misalleri kol değneği olarak kullanırdı.. Hep kendini ve kendi taraftarlarını, kendi cephesini doğru; eleştirenleri batmış, bitmiş, irtidat etmiş kimseler olarak gösterirdi.

Gülen’e göre kendine muhalefet eden Allah’a ve peygambere de muhalefet etmiştir.

Bu nasıl bir ölçüdür ki, kendinden başka herkesi yanlış ve bitmiş ve sapıtmış, irtidat etmiş olarak görüyor ve gösterebiliyor? Verdiği batıl kıyaslamalar  ve örneklemelerle peygambere itaatsizlik yapanlar gibi gösteriyor.

Şeytanın en büyük tuzağı sağdan gelip suret-i haktan görünüp kendini ve yaptığı işleri beğenmek, başkalarını batmış ve bitmiş olarak görmek ve göstermektir. İşte bu;  gurur ve hasedin en açık örneğidir.

Böyle olanlar hiç bir zaman olaylara başka bir açıdan bakıp kendilerine karşı bir öz eleştiri getiremezler. Şimdi ben Gülenistlere bir öz eleştirisi çağrısı yapıyorum ve şu soruları sormak istiyorum:

Hizmete ilk başlandığı zaman kendisinin alıntılar yaparak ve bizim okuyup istifade ettiğimiz, başta Risale-i Nurları ve Risale-i Nur’un varisleri olan abilerin hepsine karşı uzak durarak, onları terk etmesi ve onları küçük görmesi en büyük vefasızlık değil midir?

Risale’i Nurlardan gizlice alıntılar yaparak, kendine ait kitaplarmış gibi yazmak, Risale-i Nurlara karşı bir ihanet ve intihal değil midir?

Erbakan Hoca’ya karşı Reha Muhtar’la yaptığı canlı yayında söylediği “benim hiç bir zaman sevmediğim ve kalben-ruhen hiç bir yakınlığım olmayan bir insandır” sözü, hangi insanlık ve İslam’lık ölçüsüne sığar?

Altunizade ve gerekse Bozyaka’da yurtlarında kılınan Cuma Namazı hutbelerinde, kendi yazdığı Sızıntı’nın başyazılarını hutbe olarak okutması, büyük bir bencillik, kendini beğenmişlik, İslam’da ilk defa uydurulan bir iştihat ihaneti değil midir? (Hutbelerde bildiğimiz kadarıyla Kur’an ve hadis-i şerifler okunur.)

Çekirdek kadrodaki arkadaşlarını hiçbir işte ve hiçbir zaman danışma ve istişare yapmadan, onları sadece daha önce iş kurulurken, dekor malzemesi olarak emeklerini ve gayretlerini hayatlarını alıp, kendilerini yanından uzaklaştırıp, her birini çeşitli bahaneler ile hain ilan edip, kovalamak ve ABD’ye kaçıp gitmek, büyük bir ihanet vefasızlık değil midir?

Bütün papazlar ile, bütün din temsilcileri ve yabancı istihbarat şefleri ile, bu kadar iç içe olup onlara şirin görünür iken; Allah’ı, melekleri, müminleri küstürmek, su-i zana sokmak ve yaptığı işlerin üstüne çıkıp görünmek, başarıları kendinden, başarısızlıkları arkadaşlarının hatasından bilmek, hizmet görevinden azledilmesine sebep olmuş olamaz mı?

Devamı yarınki yazımda.

Bu akşam, Akit TV’de 22:20’de Derin Kutu programında görüşmek üzere.

 

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23