• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ahmet Maranki
Ahmet Maranki
Stratrajik Oyunlar
TÜM YAZILARI

Bir zamanlar Türkiye! Bediüzzaman’ın eğitim modeli! (2)

09 Mayıs 2026
A


Ahmet Maranki İletişim: [email protected]

Bir zamanlar Türkiye! Bediüzzaman’ın eğitim modeli! (2)

AHMET MARANKİ

NAMAZLA BAŞLAYAN KURTULUŞ SERÜVENİ!

*“-Efendim bana dua edin de kurtulayım” dedi. Üstad ona: “Eğer sen namazlarını kılarsan, ben de sana dua edeceğim” dedi. Kasap Tahir: “Efendim ben kurtulacak mıyım?” diye yumuşak ve kısık bir sesle sorar. Üstad hazretleri: “Senin kurtuluşun için dua edeceğim ama sen önce namaza başla!” der.*

Bedîüzzaman hazretleri, Kasap Tahir’in üzerindeki kararmış, paslı prangalara bakıp gülümseyerek: “Bu sana takılan şeyler, senin idam mahkûmiyetinin zincirleri değildir! Bunlar senin tespihindir! Sen namazına başla, tespihini çek, ben de sana dua edeceğim, inşallah kurtulursun!” der.*

*Müjdeli haberi alan Kasap Tahir, ayakları yerden kesilmiş gibi kendini ümitli hissederek oradan ayrılır. Kasap Tahir, o andan itibaren Bedîüzzaman Hazretlerinin gönül frekanslarıyla ihtizaza gelir. 

Müjdenin etkisiyle madden ve manen temizlenebileceğine inanır. 


Kısa bir sürede Kasap Tahir, isminin manasına muvafık temiz haline gelir ve namaza başlar.


PRANGA ZİNCİRLERİ 33 TESPİH OLUR!

Namaz sonunda kendisini bağlayan zincirlerin halkalarını bir bir tespih olarak sayarken bir de ne görsün; zincir halkaları tamı tamına otuz üç adettir. Kasap Tahir, koğuşta namaza başlayınca yetmiş kişilik koğuşta dört kişinin dışında bütün mahkûmlar namaza başlar. Kasap Tahir, namaz kılanları koğuşun en iyi yerlerine yerleştirir. Namaz kılmayanları ise Tâhirî Mutlu Ağabey ile Rafet Barutçu Ağabeyi üç gün boyunca kaldıkları eski yere yerleştirir. Kasap Tahir, Bedîüzzaman hazretleri ile görüşmesinden sonra talebelerine çok hürmet eder. Onların yemeğini dahi pişirir ve bir hizmetçi gibi onlara hizmette bulunur

RİSALE-İ NUR İNSANIN RUHUNU AYDINLATIR!


O vahşi ve katil Kasap Tahir, Kur’an-ı Hakim’in bu asırdaki büyük bir tefsiri olan Risale-i nur’lardan aldığı derslerle öyle bir değişime uğrar ki; herkesin korktuğu ve çekindiği bir mahkum kısa bir zamanda ağırbaşlı, naif, mütebessim yüzlü ve kimseye kızmayan, üzmeyen, zarar vermeyen biri haline gelir.

*Kısa sürede söylentiler koğuştan koğuşa yayılır. “Katil bir canavar olan kasap Tahir nasıl bu hâle geldi?” diye herkes hayretler içinde kalır. Cezaevi idaresi kasap Tahir’i ıslah eden ve topluma kazandıran Bedîüzzaman hazretlerini tebrik ve takdir edeceği yere insanlarla ilişkisini kesmek için 70 kişilik koca beşinci koğuşa onu tek başına yerleştirirler. Bu dondurucu kışta soğuktan donsun diye koğuşundaki pencerelerini de kırarlar. Üstad hazretlerine işkence ve zulüm çeşitli şekliyle devam eder.


*Nihayet Kasap Tahir’e Temyiz Mahkemesi’nden cevap gelir ve Kasap Tahir, idamdan kurtulur. Böylece Temyiz, Afyon Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği idam kararını bozmuş olur. Cezası otuz yıl hapse çevrilir. Kasap Tahir, koğuştaki mahkûmlara: “Ben ölmüştüm Bedîüzzaman Said Nursî Hazretleri duasıyla beni ipten aldı. O benim yeniden dünyaya gelmemi sağladı. Ölünceye kadar onun sevgisini, minnetini kalbimde yaşatacağım.” diyordu.

KALPLER İHLASLA FETHOLUNUR!

Bediüzzaman Said Nursi’ye göre ihlas, yapılan hizmetin sadece Allah rızası için olması ve hiçbir dünyevi/uhrevi menfaat gözetilmemesidir. “Kaleyi içeriden fethetmek” (kalpleri kazanmak) ancak bu tam ihlas ile mümkündür. 

Kasap Tahir bir yıl boyunca içindeki kirleri ibadetle, dualarla öyle eritti ki görenler bu değişikliğe inanamadı. Radyodaki bir haber koğuşları bayram yerine çevirmişti. Mahkûmların sevinç naraları şehrin sokaklarından duyuluyordu. 1950’de umumî af çıkmıştı. Kasap Tahir de diğer mahkûmlar gibi tahliye edilmişti. Kasap Tahir af haberini duyduğunda saatlerce yerinden kımıldayamadı. Yerinde buzdan bir heykel gibi donup kalmıştı. Sevinen mahkûmlar arasında eski bir dolap gibi durdu. Bir zaman sonra bedenindeki buz eridi. Gözlerinden yaşlar boşalmaya başladı. Hıçkırıkları artçı deprem gibi devam etti. “Üstadım, teşekkürler!” diye birisinin kulağına fısıldıyor gibi kendi kendine hem söylüyor hem de ağlıyordu.



İnsanları canice öldüren, hiç bir insanlık seciyesi ve vasfı kalmamış bir mahkumu, topluma kazandıran Bedîüzzaman müellifi olduğu Risale-i Nur külliyatı ve iman hakikatleri verdiği dinin İhyası eğitimini; yüz yıllık seküler eğitim, Kemalizm doktrinleri ve on binlerce pedagog, psikolog ve insan zihnini, davranışlarını ve duygusal süreçlerini bilimsel yöntemlerle incelemeye çalışan, bireylerin ruh sağlığını korumaya ve sorunlarını gidermeye ve iyileştirmeye yardımcı olan terapistler toplusu yapamamışlardır. Sekülerist mantıkla da bunu asla yapamazlar!

RİSALE-İ NUR’UN KARANLIKLAR İÇİNDEKİ DÜNYAMMIZI VE GELECEĞİMİZ OLAN ÇOCUKLARIMIZI VE BİZLERİ AYDINLATMASI VE İMAN HAKİKATLERİNİ TAKLİDİ İMANDAN TAHKİK’YE ÇEVİREREK EHLİ İMANI DA İÇİNDE BULUNDUĞU DELALET ÇUKURUNDAN KURTARMA NOKTASINDA İSTİFADE EDİLMELİDİR!

Bediüzzaman ve Risale-i Nur külliyatı ve imanı hakikatleri mutlaka okullarımızda bir tedris programı dahilinde ve üniversitelerde araştırma Enstitüleri kurularak bir insanı ve toplumu  dini yeniden ihya ederek böylesine değiştirebilen ve dönüştürebilen bir eğitim anlayışını araştırıp hayata geçirmek ikinci Türkiye yüzyılın kurtuluş reçetesi olacaktır!

Vesselam

WhatsApp bilgi ve ihbar hattı: 0 530200 00 96

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23