• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Osman Aydın
Ali Osman Aydın
TÜM YAZILARI

Postmodern sansür: Göstererek gizlemek

09 Mayıs 2026
A


Ali Osman Aydın İletişim: [email protected]

Postmodern sansür: Göstererek gizlemek

ALİ OSMAN AYDIN

Met Gala adlı organizasyonu görmüşsünüzdür.  O kadar çok haberleştirildi ki görmemek zor.  Bu organizasyon New York’taki Metropolitan Museum of Art’ın kostüm bölümü yararına her yıl düzenleniyor. Dünyanın en prestijli moda ve yardım gecesi olarak lanse ediliyor. Gerçekten öyle mi bilmiyorum.  

Met Gala’nın son organizasyonunda yine birbirinden çılgın giysiler teşhir edildi ünlü isimlerce. Heykel gibi giyinenler… Dev bir kuş kostümü giymeyi tercih edenler… Abuk sabukluğun zirve yaptığı bir geceydi kısacası. 

Giriş kapısının önündeki yüzlerce paparazzi, sosyal medyadan takip eden yüz milyonlarca insan için bu absürtlüğü kaydediyorlardı.  

Met Gala’nın giriş ücreti 75, masa kapatma ücreti ise 350 bin dolarmış. Yani “o soytarı kıyafetlerini giyinmek için mi yüz binlerce dolar ödüyorlar” demeyin… Çünkü tüm dünyanın gözlerini diktiği o yerde, o kıyafetlerle verilecek bir pozun reklam değeri, ödenen yüz binlerce dolardan çok daha fazla. 


İnsanlar da bu yüzden bayıla bayıla o paraları veriyor, hayal edilebilecek en saçma kıyafetlerle paparazzilerin önünde poz veriyorlar. 


Farkındaysanız bu göz alıcı yüzeyin altında bir çark işliyor. Bu çark, magazin ekonomisine, dolayısıyla kültür endüstrisine ait.  

Modern toplumun hipnoz sistemi Met Gala organizasyonunun kodlarında daha bir görünür hale geliyor sanki. 

“Hipnoz”, dikkati hakikatten koparıp gösteriye kilitlemek demektir. 

Mesela… Gazze bir hafriyata dönüşmüş, yüz bin insan ölmüş, kalan milyonlarca insan çadırlarda yaşıyor; Hürmüz Boğazı kapalı ve bu dünya ekonomilerini sallayıp duruyor; Amerika’da bile toplumun %70’i hayata pahalılığından yakınıyor; ama sana Met Gala’da kuş kıyafeti giyinmiş bir ünlünün kıyafeti ile ilgili sonu gelmez tartışmalar yapmanı söylüyorlar. 


Bütün basını bu zekâ yoksunu organizasyonun görüntüleri ile dolduruyorlar ki sosyal medya kullanan, paparazzi takip eden biri dünya gündeminin bu olduğunu düşünsün. 


İşledikleri suçlar ne kadar büyürse gösterinin çılgınlık derecesi de o kadar artıyor. 

Bakmayın ünlü modacıların tasarladıkları kostümleri teşhir ettiklerine. 

Aslında bir şeyi göstermiyorlar, aksine toplumları körleştiriyorlar. 

Bildiğimiz anlamda “medya” göstermek için değil gizlemek için var! 

Bugün Met Gala’yı, Netflix’i, Instagram’ı, TikTok’u, Facebook’u kullanarak dünyanın nereye bakacağını belirliyorlar. 


Toplumların neye öfkeleneceğine, neye güleceğine, neyi tartışacağına, neyi “önemli” kabul edeceğine karar veriyorlar. Çünkü modern çağda “iktidar” sadece silahla ya da parayla kurulmuyor. Dikkati yönetebilenler, zihni de yönetiyor. Bu yüzden Netenyahu Gazze Soykırımının tam ortasında ABD’ye gidip: “İçinde bulunduğumuz savaş alanlarına uygun silahlarla savaşmalıyız ve bu silahların en önemlileri sosyal medyada olanlardır." dedi!

Eskiden devletlerin sansür mekanizması daha kaba çalışıyordu.

Bir şeyi doğrudan yasaklayarak görünmez hale getiriyorlardı.


Bugünse yasaklamıyorlar.

Onun yerine önemsiz olanı görünür hâle getirerek önemli olanı görünmez kılıyorlar.

Bu yüzden artık çağımızın en büyük manipülasyon yöntemi eskiden olduğu gibi “gizlemek” değil, dikkati boğacak kadar fazla şey göstermektir.

Bir tarafta Gazze’de, Lübnan’da enkaz altında hâlâ çocuk cesetleri duruyor…

Diğer tarafta hangi ünlünün hangi marka taşla kaplı elbise giydiği tartışılıyor.

Bir tarafta insanlar kiralarını ödeyemiyor…

Diğer tarafta bir gecede milyonlarca dolarlık mücevherlerle verilen pozlar “ikonik an” diye servis ediliyor.

Ve modern insan bütün bunları aynı ekranın içinde eş zamanlı olarak tüketiyor.

Gazze dehşetinin içinden çıkıp iki saniye sonra Met Gala kıyafetine bakıyor.

Sonra komik bir video izliyor.

Ardından makyaj reels’i geliyor.

Sonra Başkan Trump ya da ekonomik kriz haberi.

Sonra dans eden bir influencer...


Böylece dünyanın bütün acımasızlığı ile dünyanın bütün saçmalığı aynı akışın içinde birbirine karışıyor.

Hakikat ile gösteri arasındaki mesafe yok oluyor. Ne “hakikatin” parçası, ne “gösterinin” seçilemiyor.

İşte modern hipnoz tam olarak bu.

Çünkü insan zihni sürekli uyarı bombardımanı altında kaldığında sersemliyor ve derin düşünme melekesini kaybediyor.

Sadece tepki veren bir organizmaya dönüşüyor. Ölü bedene ait bir elin, istemsizce kasılması gibi! 

Met Gala gibi organizasyonlar bu sistemin en rafine örneklerinden biri.

Orada kıyafetler ve ünlü denilen ahmaklar kullanılarak saçmalığın nasıl “küresel olay” hâline getirilebildiği gösteriliyor. Egemenler güç gösterisi yapıyorlar tabiri caizse. 

Ve insanlığın nasıl dev bir “gösteri toplumuna” dönüştürüldüğü gösteriliyor. 

Bu yüzden mesele birkaç ünlünün tuhaf kıyafetler giymesi değil.

Asıl mesele, dünyanın en büyük medya ağlarının aynı anda dönüp bunu insanlığın ortak gündemi hâline getirmesi. 

Çünkü neyi konuştuğunuz kadar, neyi konuşmadığınız da politiktir. 

Göstermek kadar gizlemek de politiktir.  

Ne demişler: “Tilki vaaz vermeye başladığında gözün tavuklarda olsun.”  

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23