Sumud’a saldırının sinsi ortağı Yunanistan!
Yıllardır Türkiye düşmanlığı ve İslam nefreti üzerinden kirli bir ittifak kuran Siyonist çete ile Haçlı zihniyetinin Ege'deki şımarık çocuğu Yunanistan, cürümlerine ve küstahlıklarına bir yenisini daha ekledi.
Mesele mazluma el uzatanı engellemek, küresel vicdanın sesini kısmak olunca, bu şer cephesinin nasıl da omuz omuza verdiğini Akdeniz'in sularında bir kez daha ibretle gördük.
Biliyorsunuz; soykırımcı, terörist İsrail’in Gazze’deki mazlum kardeşlerimize aylardır uyguladığı o alçakça açlık ablukasını delmek, o yiğitlere bir nebze olsun nefes olmak için yola çıkmıştı Küresel Sumud Filosu.
Ancak uluslararası hukuku, insan haklarını ayaklar altına almayı kendine hak sayan bu kandan beslenen terör şebekesi, filoya uluslararası sularda, Yunan kara sularının hemen dibinde saldırdı.
Peki bu hukuk tanımaz haydutluk kimin gözetiminde, kimin yardımıyla yapıldı dersiniz?
Elbette Miçotakis yönetimindeki işbirlikçi Atina’nın!
Olayın vahametine ve alçaklığın boyutuna bakın...
Terörist İsrail ordusu, Gazze’ye tam 600 deniz mili uzaklıkta, Girit'in batısında, Yunanistan’ın arama kurtarma sahasının tam ortasında bu korsanlığı yapıyor.
Saldırının ardından Yunan makamlarından tek bir ses, tek bir itiraz var mı?
Elbette yok!
Derin ve suçluluk dolu bir sessizliğe bürünmüş durumdalar.
Çünkü bu saldırı, Yunanistan'ın bilgisi ve doğrudan onayı dahilinde gerçekleşti.
Bölgedeki aktivistlerin feryatları aslında bu kirli ortaklığı tüm çıplaklığıyla özetliyor.
Yunanistan’daki “March to Gaza Greece” isimli inisiyatif bile gerçeği haykırarak, “İsrail, Yunanistan’ın doğrudan işbirliğiyle özgürlük filosuna saldırdı” diyor.
Filonun Eylül 2025’teki ilk girişiminde de yer alan aktivist Yasonas Apostolopulos'un anlattıkları ise kan dondurucu.
Kendilerini "İsrailli" olarak tanıtan eşkıyalar, askeri sürat tekneleriyle Yunanistan arama kurtarma sahasında sivil teknelere yaklaşıyor, insanları lazer ve tüfeklerle hedef alıyor, güvertede elleri üzerinde diz çöktürüyor.
Peki bu sırada Yunan Sahil Güvenliği ne yapıyor?
Bu eşkıyalığı, bu yasa dışı engellemeyi sadece uzaktan, adeta bir sinema filmi izler gibi izliyor!
Yardım çağrılarına kulak tıkıyorlar, Siyonist katillere adeta kalkan oluyorlar.
Bu zillet, Yunanistan'ın kendi içindeki isimleri bile isyan ettirecek boyuta ulaşmış durumda.
Eski Maliye Bakanları Yanis Varoufakis bile çıkıp kendi hükümetini topa tuttu.
Açık açık, “Yunan hükümeti ya işbirlikçi ya da denizlerimizi İsrail’den korumaktan aciz” diyerek Atina'nın yüzüne tükürdü.
Biz söyleyelim; aciz falan değiller, düpedüz işbirlikçiler!
Taşeronluk vazifelerini layıkıyla yerine getiriyorlar.
İşte karşımızdaki tablo bu kadar net.
Siyonist katiller ile Yunanistan, söz konusu Gazze'ye, mazlumlara yardım götüren bir filo olduğunda Akdeniz'i bir eşkıyalık sahasına çevirmekten zerre çekinmiyorlar.
Türkiye düşmanlığının birleştirdiği bu Haçlı-Siyonist ittifakı, Akdeniz'de devlet terörü estiriyor.
Ancak ne yaparlarsa yapsınlar, hangi kirli ittifaklara imza atarlarsa atsınlar, o gemilerdeki direniş ruhunu (Sumud'u) ve ümmetin vicdanını asla teslim alamayacaklar!
Allah'a emanet olun ...