• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mustafa Çelik
Mustafa Çelik
TÜM YAZILARI

Deprem hepimizin dersidir, anlamaya çalışalım

15 Şubat 2023
A


Mustafa Çelik İletişim: [email protected]

 

Deprem kelimesi, Kur’ân-ı Kerim’de “zelzele” kelimesine tekabül etmektedir. Deprem, zelzelenin Türkçe tercümesidir.  Zelzele, kıyametten bir parçadır. Her zelzele, bir kıyamet hatırlatılmasıdır. Rabbimiz buyuruyor:

“Ey insanlar! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Çünkü kıyamet zelzelesi çok büyük bir şeydir.” (Hac Sûresi/1)

Depremler, Allahû Teâla tarafından önümüze konulan dersler ve gündemlerdir. Her Müslümanın depremden alacağı bir ders ve hisse vardır. Yüksek dereceli fırınlarda, dağınık hallerde bulunan demir parçaları ateş verilerek nasıl ki yekpare hâle getirilirse, aynen onun gibi depremler de ayrılıkları eritici özellikleriyle ümmeti yekvücud hale getiren yüksek bir etkiye sahiptirler. Deprem bize tek ümmet olma dersini verir.

Deprem, bir ders-i Rabbanîdir. Bize mülkün Malikinin Allah olduğunu öğretir. Bize on dairesi olan birinin bir çadırda kalabileceğini, üç dört mağazası olan zenginin yemek kuyruğuna girebileceğini, akşam ev kirasına yüzde yüz zam yapan ev sahibinin sabah kiracısıyla ateş yakıp tir tir titreyebileceğini öğreten bir derstir.  Deprem; gaflete dalarak bu hayatı tatlı görüp âhireti unutan, dünyanın fânî zevk ve lezzetlerine aldanan, Allah’ı bırakıp maddeye tapan, fânî ve cânî şahısları putlaştırıp âciz mahlûklardan medet uman ehl-i dünyayı ve ehl-i gafleti îkazdır. Depremden dersini almayanın cehennemden başkası değildir adresi!

Depremler birer musibettirler. Musibetler Allah’ın izniyle gelen Allah’ın elçileridir. Onların bize söyleyecekleri ve öğretecekleri şeyler vardır. Rabbimiz buyuruyor:

“Allah’ın izni olmaksızın hiçbir musibet başa gelmez. Kim Allah’a inanırsa, Allah onun kalbini doğruya iletir. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.” (Teğâbün Sûresi/11)

“Yeryüzünde ve kendi nefislerinizde uğradığınız hiçbir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce, bir kitapta (Levh-i  Mahfuz’da) yazılmış olmasın. Şüphesiz bu, Allah’a göre kolaydır.” (Hadid Sûresi/22) 

Musibetten sayılan depremler, Allah’a olan aidiyetimizi bize hatırlatırlar. Deprem dersini hakkıyla anlarsak; bu dünyada Tağutlara, Firavunlara, Karunlara ve Azmanlara değil, bir tek Allah’a ait olduğumuzu haykırırız.

“Onlar; başlarına bir musibet gelince, ‘Biz şüphesiz (her şeyimizle) Allah’a aidiz ve şüphesiz O’na döneceğiz’ derler.” (Bakara Sûresi/ 156)

Deprem dersi her birimize diyor ki; hüküm ve hâkimiyet Allah’ındır. Allah’a kulluğu kabul ediyorsan bir tek Allah’ın hükmü ve hâkimiyetiyle mukayyet kalacaksın. Hüküm ve hâkimiyet Allah’tan değilse tekmeleyip atacaksın. Depremler bize Allah’ın kudretini ve kuvvetini hatırlatırlar.  Deprem ders verir lisanı haliyle der ki; “çok büyük bir derdin var ise sakın Rabbin’e dönüp: Ey Rabbim! Benim ne büyük bir derdim var, deme! Aksine derdine dönüp: Ey derdim! Benim senden daha büyük bir Rabbim var, de.”

Musibetler karşısında ehli imanda ne kibir kalır ne de ucub; yelkenler iner, onların yerini tazarru ve niyaz, dua ve münacat alır. Bu sayede bela ve musibetler Allah’a yakınlaşma vesilesi olurlar. Münkir ve müşriklerde ise Allah’tan uzaklaşmanın vesilesi olurlar. Deprem esnasında enkazdan muştu çıkaranların “Allahü Ekber” nidalarından rahatsız olanlar; bu ülkenin, bu çağın inatçı münkir ve müşrikleridir. Her çağın, her devrin yobazları, mürtecileri olmuştur. Bu çağın, bu devrin mürtecileri de, “Allahü Ekber”  nidasından rahatsız olanlardır.   

Allah’ın arzında zalimlerin hareketlerine fiilen, iltizamen, iltihaken veya iltisaken taraftar olanlar, manen iştirak edenler,  umumî musibetlerin gelmesine sebep olurlar. Zelzele gibi musibetler ehl-i tuğyanın, ehl-i isyanın ve bunlarla iltisaklı olan ekseriyetin hatasından ileri gelirler. 

“Zulmedenlere meyletmeyin. Yoksa size de ateş dokunur. Sizin Allah’tan başka dostlarınız yoktur. Sonra size yardım da edilmez.” ( Hud Sûresi/ 113)        

Deprem dünyalılar için feryad-ü figandır. Feryadü figan ehli imana sermayeyi candır. Allah yolunda Allah için ceng zamanı canını, zelzele zamanı malını feda etmekten çekinmeyen bir ümmeti hangi gâvur yenebilir? Hafızalarımız; enkazdan can kurtarmak için çırpınan dertli yürekler ile enkazın üzerinde tepinen, milletin acısından politik-ideolojik rant devşirme derdinde olan sefilleri unutmayacaktır. Politika ambarında farelerin birbirleriyle olan kavgaları, kendilerini yiyecek olan kedilerin bayram yapmalarına sebep olmaktan öteye geçemez.

Depremler; kişinin Allahû Teâla karşısındaki duyuş ve duruş koordinatlarını ortaya çıkaran tecellilerdir. Deprem Allah’a kulluk kalitenizi ortaya çıkarır, sabır katsayınızı ölçer, rıza durumunuzu test eder, tevekkül seviyenizi görmüş olursunuz. Takvayı bırakır da şekvaya başvurursanız, küfrün kör kuyularına gömülürsünüz. Deprem hepimize şu dersi okuyor ve okutuyor: “Ey iman edenler! Allah’a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin.” (Nisa Sûresi/ 136)

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Nurettin ÖDÜL, KTÜ A. Ali Saruhan

Makalenizi okuduk çok duygulandık. Rabbim anlayanlara eylesin. Tebrik ve teşekkür ederiz..

A. Kar

Düşünmeden, aklını zerre kadar kullanmadan yapılan çöp yorumlara ne diyeyim?
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23