Kurtulmuş, BM’yi İstanbul’a taşıdı..
Kurtulmuş, BM’yi İstanbul’a taşıdı..
MURAT ALAN
157 ülkeden 86 parlamento başkanı, 857 milletvekili ve toplamda yaklaşık 2.420 katılımcıyla dün İstanbul, küresel parlamenter diplomasinin kalbine dönüştü.
Bu dev organizasyona TBMM Başkanımız Sayın Numan Kurtulmuş önderlik etti. Akit Medya Grubu olarak biz de davetliler arasında yer alarak, bu tarihi buluşmanın tanığı olmanın gururunu yaşadık.
Numan Kurtulmuş, konuşmalarında uluslararası sistemdeki belirsizlikleri ve karmaşık krizleri cesaretle masaya yatırdı. Özellikle Gazze’deki insani dram, Filistin halkının yaşadığı acılar ve “kimsenin konuşmadığı ama vicdanın haykırdığı” meseleleri yüksek sesle gündeme getirdi. Batılı delegasyonlar insan hakları ve demokrasi söylemlerini sessizce fısıldarken, Kurtulmuş gür bir sesle vahşete dikkat çekti. Bu tutum, İstanbul’un eşsiz atmosferinde parlamenter diplomasiye yeni bir vicdan ve adalet boyutu kazandırdı. Adeta İstanbul’u ikinci bir BM Genel Merkezine dönüştürdü.
Dünkü açıklamalarında Kurtulmuş şu önemli vurguları yaptı: “Filistin meselesi bir coğrafi mesele hiç değildir. Filistin meselesi, bunun da çok ötesinde bugün artık insanlık, siyasal meşruiyet ve uluslararası hukuk sisteminin en temel meselesi haline gelmiştir. Karşımızda, bir halkı var olmaktan çıkarmaya yönelen sistemik bir tasfiye ve soykırım zihniyeti ve politikası uygulanmaktadır. İki devletli çözümün ilerletilmesi için Filistin Devleti’nin daha fazla ülke tarafından tanınması ve BM Teşkilatında tam üye olarak yer alması, ertelenemez bir zorunluluktur. Adalet gecikse de soykırım ve zulüm düzeni asla ve asla uzun sürmeyecektir. Biz hukuktan, insanlıktan, insaftan, vicdandan ve bütün ülkelerin egemen eşitliğinden yanayız.”
Şu sözleri ne kendini modern batının merkez noktası olarak gören İngiliz temsilciden, Alman delegasyonundan ne de bizzat soydaşları katledilen Arap ülkelerinin parlamento başkanlarından duyduk.
Geçtiğimiz yıl Cenevre’deki PAB toplantılarında da aynı kararlı duruşu sergileyen Kurtulmuş, Gazze’de soykırımın devam ettiğini, BM’nin fiili tedbirler alması gerektiğini ve bölgesel adaletsizliklere karşı Türkiye’nin onurlu sesini yükseltmişti. Dünkü açıklamaları, o çizginin güçlü bir devamı niteliğinde. Aynı cesaret, aynı tutarlılık, ama bu kez ev sahibi olarak çok daha geniş bir platformda.
Uluslararası camia ve muhatapları, Sayın Numan Kurtulmuş’un bu kritik platformda sergilediği liderliği takdirle karşıladı. Birçok parlamento temsilcisi, onun küresel adaletsizlikler karşısında susmayan, konuşulmayan meseleleri cesaretle dillendiren tutumunu önemli bir katkı olarak değerlendirdi. Batılı ülke liderlerinin, siyonizmden korkup dillendiremediği, Gazze’deki çocuk ölümlerini, Filistin’deki zulmü ve bölgesel vicdan yaralarını yüksek sesle ifade etmesi, delegasyonların dikkatini çekti ve birçok mevkidaş tarafından “gerçek bir devlet adamı duruşu” olarak nitelendirildi. Geçtiğimiz yıl bizim de şahitlik ettiğimiz, Cenevre’den İstanbul’a uzanan bu tutarlı çizgisi, parlamenter diplomaside yeni bir ufuk açtı. İstanbul’un kıtaları, kültürleri ve medeniyetleri buluşturan ruhuyla birleşen bu ev sahipliği, lojistik bir başarı olmanın ötesinde, barış ve adalet arayışında güçlü bir mesaj olarak algılandı.
Sayın Kurtulmuş’un bu değerli çabaları, uluslararası arenada takdir toplamaya devam ediyor. Türkiye’nin böyle onurlu bir sesle temsil edilmesinden büyük gurur duyuyoruz. Bu tarihi toplantının, küresel barışa ve adalete katkı sağlamasını temenni ediyor, Meclis Başkanımızın başarılarının devamını diliyoruz.
Türkiye, Başkan Erdoğan ve TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş gibi liderlerle yoluna emin adımlarla devam ediyor.